fiyat/performans arabası olarak girip, zamanla nasıl olduysa memur orta sınıfının statü sembolüne, oradan da apaçi modifiyecilerin elinde can çekişen bir efsaneye dönüşen garip bir makine bu. h h kasası ayrı derttir, j kasası ayrı bir cumhuriyettir, k kasası ise "biz aslında premium olacaktık da son anda vazgeçtik" duruşudur. l kasayla birlikte zaten iyice fransızlaştı, ruhunu peugeot'ya teslim etti ama sokaklardaki o eski ağırlığı hala bambaşkadır.
kronik sorun kelimesinin sözlük karşılığıdır kendisi. termostat kırar, çelik subap ister, bobin yakar, yağ soğutucusu patlatır, opcom cihazıyla akraba eder adamı. göstergesinde "coolant level" uyarısı görmeden geçen bir hafta, astra sahibi için şüpheli bir haftadır; kesin başka bir arıza vardır da araba gizliyordur diye uykun kaçar. hele o 1.6 atmosferik motoruyla yokuş yukarı çıkmaya çalışırken arkadan gelen kamyonların selektörüne maruz kalmak, insana hayatı ve varoluşu sorgulatır. o motor gitmez abi, bağırtırsın, feryat figan eder, yakıtı içer ama gitmez. ha, 1.4 turbo olanları yürür yürümesine de, o da her an piston kıracakmış gibi tetikte bekletir adamı. turbo beslemeli bir saatli bomba gibi gezersin şehirde.
tüm bu sanayi mesailerine, usta dırdırlarına ve bitmek bilmeyen arıza lambası ritüellerine rağmen garip bir çekiciliği vardır. kapısını kapattığındaki o "tok" ses, yoldaki o jilet gibi duruşu ve o sınıftaki pek çok japon arabasından daha iyi olan yol tutuşu yüzünden bir türlü vazgeçemezsin. sanayiden çıkıp otobana bağlandığında, o direksiyonun ağırlığını hissettiğin an "ulan aslında güzel araba be" dedirtir, sahibine hissettirdiği bu stockholm sendromu dünyadaki hiçbir araçta yoktur. paranın tam olarak mercedes'e yetmediği ama şahin'den de sıkandığın o gri alandır opel astra. türk insanının sanayiyle imtihanı, ama her şeye rağmen vazgeçilmez ilk göz ağrısıdır.
stellantis çatısı altında ilk çıkardığı kasası olan astra l adeta düz bir tasarıma sahip. sadece astra da değil tüm opel modelleri dümdüz olmuş neredeyse.
Birkaç gün önce 2011 model 1.6 benzinli 111.yıl h kasasını aldık. 188 binde ilk sahibinden lpg takılmamış. Niye aldık bilmiyorum. Araba çok güzel çok oturaklı ama annem araba çok güzel bagajı geniş dedi aldırdı bize. Babamla cıvıc corolla falan bakarken hayattan soğuduk. 10 yaşında 200 bindeki cıvıclere 80 85 bin tl fiyat çekiyorlar. Bu aracın cıvıcten eksiği yok fazlası var ve cıvıcten ortalama 20 bin tl daha ucuz. Arabanın altı çok yüksek ve süspansiyonları oldukça sert. Bizim araç easytronic şanzımanlı, biraz garip bir şanzıman ama ben sevdim. Hoş bir tarzı var. Direksiyonu çok ufak. 115 hp olmasına rağmen performansı tatmin etti. Lpgli olmamasının performansta etkisi olduğunu düşünüyorum. Bakalım bir sorun yaşarsam yazarım buraya.
kadett'in devamı olarak 1991'den beri üretilen model.
neden bilmiyorum, en tutmayan serisi h (2004-2010) kasadır.
g (1998-2005) kasaların pek çok kez daha pahalıya satıldığı görülmüştür.
nedenini bilmiyorum.
ülkemizde 1994-2000 arası satılan f kasa astralar ise 15-25 bin lira arası alınabilecek araçlar içinde en mantıklı modeller arasındadır.
almanya'da binlerce adet satılmış ve orada halen pek çok fan kulüpleri, hastası mevcuttur.
j ve k kasaları golf'ün en yakın rakiplerindendir.
j kasa ile bir irkilme sağlasa da k kasa ile nedense yeniden bir durulma sürecine girilmiştir.
sedan tipi son astralar j kasadadır.
k kasanın sedan astra'sı yoktur.
opel'i opel yapan model astra'dır.
ne abisi vectra-insignia, ne küçük kardeşi corsa.
2003 modeliyle 100 km hızda kayalıkların üzerine fırlayarak 4 takla atıp sağ çıktım ben o arabadan, hem de yanımdaki kişiyle birlikte. Kazanın üzerinden 9 sene geçti hala taş gibi çalışır.