yürü bre ehli deve endamini göreyim,
sensiz geçen gecelerin ecdadini sikeyim,
mecnun gibi top muyum bir am için öleyim,
leylayi da sikeyim mecnunu da sikeyim.
bana yar olmayan karinin
iizzetini itibarini sikeyim,
yansin karilarin alayi
su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim.
düsmüsüz bir orospunun belasina
koymadik diye taaa aminin ortasina,
kader böyle yazmis hatirasina
ben böyle hatiranin hikayesini sikeyim.
kerem daglari deler bir amcik ugruna
asli gitsin de ona buna vurdura
bir kari için deger mi hiç bütün bunlara
her taraf amcik dolu mala iyi vurana.
fuzuli am pesine düstün gurbete,
am serindir, am derindir sifa verir millete
ye kebabi iç sarabi vur karpuz göte
bu gidisle yaramı gidersin cennete.
1993 yılında Türk Meşhurları serisinden çıkan pulu tam bir faciadır. Anlaşılan o ki Neyzen Tevfik'i fazla sevmeyen birine resmi yaptırılmıştır. O da Neyzen Tevfik'i ağzı açık, Ney'ini birkaç santim yukarda çizerek ölüsüne bile saygısı olmadığını göstermiştir. Herhalde Neyzen Tevfik bu pulu görse grafikeri epey bir kalaylardı. *
Arkadaşlarıyla bahse girdikten sonra hamamdan çıplak olarak dışarı çıkıp deliler gibi koşacak kadar cesaret ve çılgınlık göstermiş, özellikle taşlama sanatında hünerlerini konuşturmuş olan şairimizdir.
Bir anısını eklemeden edemeyeceğim.
Gazinoya giden neyzen tevfik bir köşede oturur. Bir süre sonra garsonu çağırarak :
"bana bak, yarım saat oluyor, bir rakı istedik, sen mi unuttun, yoksa getirdin de içmedim mi? Hiç ısmarlamadım mı bilemiyorum?"
istediği an en büyük mevkilere gelebilecek, en zengin hayatlardan birini yaşayabilecekken, kendi isteğiyle fakirlik ve pisliği seçtiği için saygı duyulan, şair, neyzen ve düşünürdür.
Neyzen bir gun bir lokantada yemek yerken, yemekten bir kıl çıkmış. Hemen kılı alıp bir kenara bırakmış. Az sonra bir kıl daha çıkmış. Aynı şekilde o kılı da alıp diğer kılın yanına bırakmış. Birazdan bir kıl daha çıkmasın mı? Bu sefer de garsonu çağırıp şöyle demiş: "Bu kılları ayrı bir tabakta getirseniz de, isteyen istediği kadar alsa daha iyi olmaz mı?"
bodrum'a mal olmuş şahsiyetlerden biridir.heykeli dikilmiştir bodrum'a.ve adını bir caddeye vermişlerdir. gurur duyduğumuz önemli şahsiyetlerden biridir. belki de yurtseverliği ve çılgınlığıyla kendimizi özdeşleştirdiğimiz içindir.
"üstüne alma fakat dinle samur kürkçüyü sen,
nasıl olsa kabahat sahibini terk etmez."
salah birsel'in kahveler kitabı adlı eserinden ;
çaycı hacı mustafa da neyzen'in gece gündüz birlikte olduğu dostlarındandır. birgün neyzen'le hacı bir hamama giderler. ikiside genç, ikisi de dinç, ikisi de içkicidir. bir hamam alemi yapacaklardır. yanlarına da bir damacana rakı alırlar. ama bardak ya da kadeh almayı unuttukları için rakıyı kurnalardan birine boca ederler.
bundan sonrasını hilmi rit'e bırakalım, bakalım neler anlatacak :
- kadehe, şişeye de gerek yok. hamam tası var ya ! geçerler kurna başına, neyzen çalar. hacı okur. hacı okur, neyzen çalar. rakı tükendikçe rakı aldırırlar. ama hamamın yüzünden boyna terledikleri için iki ahbap çavuş bir türlü sarhoş olmazlar. içki tutmayınca na yapılır. neyzen derhal karar verir. sırtına bir aba geçirir, fırlar direklerarası'na. sokrat eczanesi'nden büyük bir şişe eter alır, ğelir boşaltır rakının içine. bu kez başlarını kurnaya sokup içmeye başlarlar. ama kafalarına yeni bir düşünce takılır. havva ana adem baba çıplak gezerler. neden kendileri de çıplak gezmesin ? bu parlak düşünce uygulanır. neyzen çırılçıpak kendini hamamdan dışarı atarak şehzadebaşı yolunu tutar. arkasından da yine çırılçıplak hacı. ne ki, bu adembabaların direklerarası gezintisi çok uzun sürmez. görevliler az sonra bu adembabaları çalyaka edip götürürler.
... ama neyzen tevfik'in elindeki ney öyle bir neydir ki onu bir başka zaman işitmiş olan mevlananın torunlarından sadettin çelebi şöyle anlatacaktır :
- abdülhalim çelebi'nin evindeydik. kıvırcık saçlı, yuvarlak yüzlü, iri gözlü, esmer bir can vardı. adı tevfik'miş. kendisine biraz ney üflemesi rica edildi. ceketinin iç cebinden bir ney çıkardı. öyle bir dem tutturdu ki, kamış dayanamayıp çatlayacak, ikiye ayrılacak sandım. bunca yıldır musiki ile uğraşırım. ne öyle bir taksim, ne de öyle bir ney dinledim. refi cevat ulunay da neyzen tevfik'in neyzenliği için şöyle der :
- tevfik'in bir özelliği de çaldığı neyin onca bilmem kaç boğum olmasının, başparesinin, mumbacağının elinden çıkmış bulunmasının hiç önemi olmaması idi. yergici ozan eşref'le istasyon birahanesi'ndeki buluşmalarımızra neyzen tevfik'in boş bira şişesi ile ney çaldığına tanık oldum.
rakıya olan düşkünlüğüyle bilinen.taşlayıcı şiir sanatının en büyük ustalarından biri olan hem müzisyen hem şair ayrıca atatürk'e ve cumhuriyete düşkünlüğüyle bilinen sert mizaçlı kişilik.
hiç ve azab-ı mukaddes adlı iki şiir kitabına sahip, aynı zamanda "onu affettim" ve "ağlayan şarkı" adlı iki filmde rol almıştır, ney üstatlığından çok nükteleri ve verdiği ayarlarla tanınmaktadır.