"kahpe dünya hamamda tas gibi/ dolaşır hep cenabet ellerde" diyerek olayı hakikaten çözmüş, cuk oturtan laflarıyla kendini ziyadesiyle aşmış şair kişiliktir.
"ayyaşın tekiydi" gibi ifadeleri hak etmeyen neyzen, şair, büyük üstad. onun sarhoşken yazdıklarını sanki ayık kafayla yazabiliyoruz da bir de laf atıyoruz.
gönlümüzde atatürkle aralarındaki muhabbet ve abisiyle arasında geçen bir diyalog vesilesiyle taht kurmuş gönül adamı.
olay şudur; neyzen'in ustalığının ve hoş sohbetinin nâmını çok duyan gâzi mustafa kemal atatürk kendisiyle görüşmek ister ve bu çağrıya çok sevinen neyzen paşamın misafiri olur.sohbet muhabbet derken aralarında şöyle bir diyalog gelişir;
mka - neyzen senin için iyi içer derler doğru mu ?
neyzen- eh, içerim paşam.
mka - ne kadar içersin mesela, iki tane kiloluk içer misin?
neyzen - içerim paşam.
bunun üzerine atatürk görevliye seslenir ve iki büyük rakı getirtir.
rakılar gelince neyzen görevliye seslenip, bir kase, bir kaşık bir de ekmek ister.görevliler şaşkınlık içinde neyzen'e bakarken atatürk bakışlarıyla onaylar ve neyzenin istedikleri gelir.atatürk neyzenin istedikleriyle ne yapacağını merak ederken neyzen bir büyük rakıyı açar, kaseye boşaltır, ekmeği ufak ufak doğrar ve başlar kaşıklamaya.atatürk gözleri faltaşı olmuş bir halde izlerken, neyzen kasedeki rakı azaldıkça doldurmaya devam ederek ekmeği bitirir ve
- karnım doydu paşam, şimdi içmeye başlayabilirim.
der.
bunun üzerine atatürk gülerek,
- pes, vallahi ben pes ediyorum neyzen,
diyerek kendisinden ney üflemesini rica eder.
uzatmayayım, neyzen ve atatürk bol muhabbetli bir kaç saat geçirirler ve sonunda atatürk neyzen'e teşekkür ederek, var mı benden bir istediğin diye sorar.
neyzen de cevap olarak, sağlığınız paşam der, paşam'ın elini öpüp çıkar.
daha sonra atatürkle ne konuştuğunu merak eden abisine olayı anlatan neyzen'e şaşıran abisi;
ulan yatacak yerin yok, atatürk ne istersin diye sorduğunda bir ev isteseydin ya diyen abisine neyzen'in verdiği cevap, bugün yaşadığı yeri unutup, yatıp kalkıp atatürk'e küfür eden şuursuzlar içindir birazda;
- o zaten hepimize bir ev verdi ya! diyen mükemmel neyci.
Sanmaki ciddiyet ile sarfederim sanatımı
Ney elimde suyu durmuş kuru musluk gibidir
Bezmi meyde sühefanın saza meftun oluşu
Nazarımda su içen eşşeğe ıslık gibidir.
yaşamının gecesinin karanlığında bunalmışlar için; tan yeri illa ki ağarır. işte bu karanlıkta ne yapmalısını güzel özetlemiş kafası güzel "insan"dır.
"Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama,
biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme.
Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile
dileklerin aynı orantıda değildi ve varlığın ile buluşamadı.
Sorun yok, sadece bekle.
Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır,
rüzgar esecektir ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !
izlemeye devam et, şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde, o bir dengedir, o anlamlıdır, şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş, güzellik olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !..
Hayat üçbuçukla dört arasındadır... Ya üçbuçuk atarsın ya da
dört dörtlük yaşarsın..."
salaşım, senin kadar içemem, senin kadar iyi ney üfleyemem insanı.
bana ney'i sevdiren, elime ilk aldığımda saba ve nihavend taksimini dinlediğim dinlerken de hiç ders almadan ney'i onun ney'i ile üflediğim yüce insan.
mezarına tekrar rakı dökmek dileğiyle, güzel uyu üstad.
mahalledeki küfürbazı yerden yere vururuz ama bu adamı utanmasalar melek yapacaklar.
Hayatı alkol ve küfürle geçen bir adamın nesinden feyz alınır ben bunu hala anlamış degilim.
"öyle hürriyete aşık ki kadınlar, hatta
hiç bir erkek olamaz onlara yol arkadaşı.
çıkar at çarşafı teklifine karşı, nitekim
donu fırlattı g.tünden, açacak yerde başı."
"be hey dürzü" adlı şiirin şairi olmayan şairimiz. ney çalması, lafını esirgemediği yergileri ve rakı içmeye düşkünlüğüyle tanınmıştır. muhtemelen be hey dürzü adlı şiirin kendisininmiş gibi gösterilmesi de yergi konusundaki ününden karambolde faydalanmak içindir.
bir rivayet ilavesi daha
Hastane günlerinde Neyzen çok susamıştır.
hemşireye susdığını bildirir hemşire bir şişe ve bardak ile gelir
bir bardak su verir
Neyzen yüzünü buruşturur ağzındaki suyu püskürtür ve " ya bu ne acı bişey ,bugüne kadar bunun bu acılığını bilsem rakı içmezdim"
der
Neyzen işte...
kartal meydan da heykeli bulunan şahsiyet. ayrıca heykel yapılması diye akp li meclis üyeleri ciddi bir muhalefet göstermiştir. neymiş neyzen şarapçıymış onun heykeli mi yapılırmış meclis üyesi neyzen teyfik'i bu kadar tanıyor kartal ilçesinin meclisinde ki tartışma düzeyini siz düşünün.
yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama,
biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme.
mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi.
ve varlığın ile buluşamadı
sorun yok, sadece bekle.
güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir,
çiçekler açacaktır,
rüzgâr esecektir
ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur.
olması gereken kendiliğinden olur.
izlemene devam et, şahitlik güzeldir
hem olayın dışındasındır hem de içinde...
o bir dengedir,
o anlamlıdır,
şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş.
güzellik olanların içinden filizlenecektir;
zorlamaya gerek yoktur.
olması gereken kendiliğinden olur.
hayat üç buçukla dört arasındadır
ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.