abd de çekilmiş olsa, gerek verdiği mesajlarla gerek gerçekçi ötesi çatışma sahneleriyle gerek kaliteli çekimleriyle %100 oscar adayı olacak 10 numara bir film.eleştirmek için eleştiren insanların ağzına sakız olmasını da hiç istemiyorum umarım insanlar az da olsa boş konuşmayı bırakır ve sinemamızdaki bu başarıya bu gelişime ortak olur.tebrikler levent semerci.
zamanlama açısından topluma yön vermek amacıyla vizyona girmiş film. efektler ve senaryo açısından kendi içinde başarılı. ama filmde uzun tutulan telefon görüşmesi partı seyirciyi sıkmıştır.
film mükemmeldi. iyi ki tribünlere oynayıp ortalama insana yönelik bir film çekmemişler. neredeyse her sahnesi bakanla gören izleyiciyi ayıklamış gibiydi. salona girdim ve derin yaralarla çıktım.
olmamış. dikkatlice izlendiğinde çok yanlış mesajlar verebilen bir film.
yüzbaşının "her asker biraz psikoppattır" halleri de biraz abartılı, hele saldırı anında öyle pusup kalması..
astsubayı ise baştan sona duruşu ve mücadelesi için takdir ediyorum.
bir salon ülkücü ile izleyip, çıkışında ülkü ocaklarından birinde çay içtik, filmi tartıştık falan. bazı lavuklar full metal jacket la karşılaştırmaya kalktı, anında hadlerini bildirdim.
dün akşam izleme fırsatı bulduğum boğazımın düğümlenmesine sebebiyet vermiş başarılı türk filmi. garip bişey var filmde. ağlatmıyo ama ağlamaktanda beter ediyo. askerlerin doğallığına hayran kalıyosunuz. konuşmalarına eğlenmelerine samimiyetine. tabi bi yandan da doktor denen orospu çocuğuna nefret duyuyosunuz. ayağına bulaşan şehit kanını temizlemeye çalşırken yere düşen savcıya da. izlenmeli izlettirilmeli.
Müthiş bir duygu yoğunluğu yaşatan, aynı anda birkaç duyguyu(hüzün, korku, nefret, ...) zayıf bedenlere yüklemeyi başaran, şu ana kadar izlediğim en etkileyici ve gerçekçi Türk filmidir. Filmin psikolojik yanı daha ağır basmaktadır.
her şeyi geçtim de imdb'de kullanıcı reytingi 9.5 ortalamaya ulaşmıştır. türk seyircisinin duygusallığını yok sayıp, The Shawshank Redemption'in 9.1 ortalamayla imdb'de en iyi film olduğunu düşünürsek gayet seyredilebilir bir film olduğunu söyleyebiliriz.
tüm abartılardan uzak gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren levent semerci filmidir. sözüm ona açılım yapanların ve bu açılımı destekleyen düşünce yapısına sahip insanların bu filmi izlemelerinin farz olduğu kanısındayım.filmi izledikten sonra zihinlerinde oluşacak algıyı da merak etmekteyim ayı zamanda.saçma bir merak alsında benimki zihinlerinde doğru düzgün bir algı oluşacak olsaydı açılım açılım diye yırtınmazlardı.
atv'nin yeni dizilerinden biri. adamlar öyle bir dizi yapıyor ki, gören istanbul'daki insanlar gerçekten bu kadar ihtişam içinde yaşıyor sanacak. ve insanlar inatla, bu tip dizileri izlemeye devam ediyorlar. tamam arabaları güzeldi, ben de sırf o yüzden ve yalı manzarası muhteşem olduğu için izledim ama konusu klasik türk dizisi. o yüzden izlemesem de olurdu. yani boşa vakit kaybı, ehliyet sınavıma çalışmalıyım bunların yerine. *
afişindeki gibi vatan sağolsun tarzında geçecek diye gitmekten korktuğum filmdi, ama gittim izledim. 'benim de öyle komutanım olsun, bulutların üstünde değil uzayda, uzaylı teröristlere karşı koyayım' dedim.
vermesi gereken ayarı gayet iyi veren film olmuş. askere gitmememe rağmen etkilendiğim, askerliğini yapmış, hele hele o şartlarda yapmış biri için dayanılmaz olmuş dediğim. o soğuklarda, dağlarda bi kaç it peşinden koşan askerin gelip, soba başında çorabını çıkarıp ayak parmaklarını acı hisseder bir kıvamda oynaştırması beni titretti. karakol baskını başlarken, askere sıkılan mermi içimi burktu. karakol baskını sahnesinde ölen askerleri gördükçe karakola gitme isteğimi ise hiç bastıramadım.
komutanın, doktorun gölgesini gördüğünde elindeki mermilerin biteceğini bildiği halde iki el ateş etmesi, devamında da doktorun onu öldürmesi akıllıydı. çünkü askerine silahını vermişti. çünkü artık o mektubunu yazmıştı. çünkü onun ölen askerine sözü vardı... iyi bi sahneydi.
kötü tarafı; bazı sahneleri kısmışlar. örneğin; komutanın doktora ' n'oldu yoksa sikiyomuydun?' dediğinde doktor hiç o terörist kadını siktim demedi, belki de dedirtilmedi.
ne olursa olsun izlenilebilitesi yüksek film. gidin, izleyin. türk sinema sektörüne can verin.
şahane bir sinerma filminin yanısıra sıra atv nin yeni yerli dizisi. ikinci bölüm, bismillah verdiler ayarı vatandaşa. anlamıyorum bi türlü neden bu milleti salak yerine koyuyorlar. şimdi bu dizide nefes adlı baş kadın karakter var onu da ekşimik suratlı (bkz: naz elmaz)oynuyor. tamam kız güzel ama suratında ki ifade o kadar salak ki bütün herşeyi silip götürüyor, bence haziran gecesinde neyse burada da o. role hiç bir artısı yok. her nedense bu ve benzeri dizilerde, bir bulut olsam, esmer gibi evin bütün erkekleri, evin çalışanı kızın en yakın arkadaşı ve ergen öğrencileri dahil herkes bu kıza aşık, az sonra plana bir köpek girse o da bu kıza aşık olur demedi demeyin. hayır kadın kıtlığımı var be kardeşim illa herkes başrol oynayan hatuna mı yazılmak zorunda izlensin diye, koyun bir iki güzel hatun daha da adamın tercih şansı olsun, sonra çok önemliyse gitsin gene onu seçsin.