Nazar mekanizması bence şöyle işliyor; yaşadığı hissettiği herşeyi başkalarıyla paylaşan bi insansan, yani açıkyürekliliğin bokunu çıkarırsan bu açıkyüreklilik olasılığı aslında kendin için yaşamadığın, anlatmak için yaşadığın gibi bi olasılıkla yüz yüze buluyo kendini. Asla cevabını bilemeyeceğin bi konuda böylesi bi olasılık sende etik açmazları besliyor, yaptığın herşeydeki içtenliğini kaybetme korkusu seni dünyadan koparıyor, beceriksizleştiriyor, sonra sen de kendini açmayı bırakıyosun, bi süre sonra tekrar eski kendinden eminliğini kazandığında geçmişte açıkken yaşadığın o ara dönemin başkalarının nazarından kaynaklandığı sonucuna varıyorsun. Halbuki tüm mesele bilinçaltı düzeyinde yaşadığı iç çatışmanın dışa vuran semptomlarıydı.
Annem senede bir kere evime gelebiliyor. O da 4-5 günlüğüne. Son üç yıldır annem bize geldiği zaman olanları sırayla yazayım : üç yıl önceki ziyaretlerinde balkonda kayıp ayağını kırdı. iki yıl önce geldiğinde korkunç şekilde hastalandı ve nefes alamadığı için bir gece hiç uyumamış ve sonrası acillerde geçti. Bu sene geldiklerinde ise babam korona kapıp gitti.
Hep yazıyorum kayınvalidem kayınpederim vs. Çok fesat insanlar diye. Artık Annemler geleceği zaman korkuyorum valla başımıza daha kötü bir şey gelecek diye. Gelin de nazara inanmayın. Şu 4 - 5 günlük ziyareti bile sindiremeyen insanları da Allah bildiği yapsın.
Deveyi kazana insanı mezara sokar.
Kalem suresi 51. Ayet:
...seni Neredeyse gözleriyle gözleriyle devireceklerdi!
Her insanın etrafında kendi duygu frekans durumu ile bağlantılı elektromanyetik bir alan vardır.
(bkz: aura)
işte bazı insanların içindeki fesatlık ve kıskançlık yüklü duygular sebebiyle, sadece size bakarak bile zarar verebilirler.
Özellikle yakın çevrede dost gibi görünen tanıdıklarınız yapar bunu.
Bu yüzden böyle insanları tespit ederek size yaklaşmalarına izin vermeyin.
Ayrıca hiç tanımadığınız mutlu bir insan görünce bile kıskanmak yerine:
Allah daha çok mutluluk versin... Deyin.
Emin olun, bir gün size geri dönüşü çok güzel olacaktır.
Görmeyi öğrenin. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu farkedeceksiniz.
(bkz: Leonardo da vinci)
şöyle ki bir afrika kabilesinde ağaçları yıkmak için hiçbir şekilde balta ki o dönemde yokmuş balta keser kullanmazlarmış yaptıkları tek şey her gün boş vakitlerinde ağaca bakarak kötü sözler fısıldamakmış ve bir yılı geçmeden ağaç kendiliğinden kurur yıkılırmış nazarı biraz anlattım galiba nazar boncuğu taşımayanlara biraz daikkate nazar bir nokta da yazmış oldum galiba.
Kem göz de denir. Bir varlığın başına kaza veya bela gelmesine neden olduğuna inanılan bakış. Özellikle hamilelerin ve çocukların etkilendiği söylenir. Kem gözlere gelmemek için profil resmi vs nize aman dikkat ;)
Bende fazlasıyla var olduğuna inandığım kavram. Bu kadar insanları kendimden nefret ettirecek ne yaptım, insanları kendimden sebepsiz yere soğutacak ne yaptım bilmiyorum. O korkunç büyük gözbebeklerinizi çekin artık üzerimden allah'ın belaları.
Şuraya çenemin de içinde olduğu bir gif attığım gün, iş yerinde çeneme koca gastronormu yiyip saatlerce buz kompresi yaptığımda inandığım parapsikolojik kötü enerji.
Fitne fesatların gözleri yuvalarında çürüsün. A(me)men.
Bazen paratoneri olduğumu düşündüğüm şey. Aslında çok işleri rast giden ve fiziki özellikleri kıskandıran biri hiç değilim. Şükür elimiz ayağımız tutuyor, sağlık sıhhat olduktan sonra bunu takanda biri değilim. Elimde damacana patlasın (ki oldu) "olsun" derim. Etrafımda çok az insan var ama görünen onlar bile yetiyor. Çoğu da nazarlarının değdiğini kabul ediyor hatta bazıları bende kıskanılacak bir şey olmamasına rağmen nedense beni kıskandıklarını da söyledi. "Niye la?" dediğim zaman sadece pis pis sırıtmalar. Durum bu ya az biraz yolunda giden bir işim oldumu duymayan kalmaz, üstüne yolunda giden iş hallolana kadar yaşamadığım saçma sapanlık kalmaz. Sağlığıma bile dokunur ama millet iş bittikten sonra gelir "sende ballısın ha..." diye başlar. Pis pis sırıta sırıta. Ne diyeyim, ne yapayım bilmiyorum? Ancak herkese hep iyi niyetle, iyi sözle, iyi gözle bakmalarını tavsiye ediyorum. Bazı entrylerde denildiği gibi mezara sokanlar dahi olabilir. Çok kanıtlayamasamda yuh dediğim olaylar yaşadım.
inanmadığım hatta alaycı yaklaştığım bir olgu iken, bizzat gerçeğim haline gelen kavram. Nazar diye bir şey var, kesin bilgi yayalım.
Siz sahip olduklarınızın kıymetini bilmezken, onlara iç çeke çeke, kıskana kıskana hatta harap olmalarını dileye dileye bakanlar vardır ve maalesef sizin dünyadan haberiniz yoktur. işte o noktadan itibaren hayatınızın freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı gitmesine nazar denir.
Ben toparladım çok şükür, zor oldu; ama yine yaptım, yine olsun yine yaparım. Vazgeçmeyin siz de yaparsınız. O içten pazarlıklı, kıskanç gözlere verilecek en güzel cevap başınıza ne gelirse gelsin mutluluğunuzdan taviz vermemenizdir.