Karaağaç’ın sisli sabahlarında doğduğu söylenirdi onun. Daha çocukken bile sesinin içinde bir eski zaman yankısı vardı; sanki henüz yaşamadığı hatıraları anlatır gibiydi. Mahallenin ihtiyarları “bu çocuk ya derviş olur ya da gönül yakar” derdi.
Türk musikisinin âşığıydı. Bir ramazan gecesi, Sultanahmet Camii’nin yan pencerelerinden birine sığınmış, içeride teravih kılanların ağır ağır eğilip doğrulmasını izlerken, cama vuran yağmur damlalarının ritmiyle kalbi aynı anda atmaya başlamıştı. O an, neyin peşine düşeceğini anlamıştı: sesin, sözün ve suskunluğun.
Musikiyi önce mahallenin hafız efendisinden öğrendi. Sesini nasıl tutacağını, nasıl bırakacağını, nerede susmanın daha büyük bir nağme olduğunu… Sonra yolu Yenikapı Mevlevihanesi’ne düştü. Orada öğrendiği şey artık sadece musiki değildi; bir haldi, bir edaydı. Dönen dervişlerle birlikte o da içinden dönmeye başlamıştı.
Yıllar sonra Enderun musiki mektebinde ders verirken talebeleri onun gözlerine bakarak dinlerdi. Çünkü o sadece nota öğretmezdi; bir makamın içine nasıl girileceğini, orada nasıl kaybolup yeniden bulunacağını anlatırdı. Bestekâr idi, hanende idi ama her şeyden önce bir hâl sahibiydi.
Okuyuşunda bir vakar, bir azamet vardı. Ne fazla süslerdi ne de eksik bırakırdı. Sanki her eserinde yağmur damlalarının o ilk ritmi gizliydi. Dinleyenler çoğu zaman neye hüzünlendiklerini anlamaz, sadece içlerinde bir şeyin yer değiştirdiğini hissederdi.
Adı zamanla unutulmaya yüz tuttu belki ama Karaağaç’ta hâlâ yağmurlu gecelerde pencereye vuran damlalar biraz daha düzenli akar derler. Ve dikkatle dinleyen biri, o ritmin içinden onun sesini duyabilir.
"Musikiyi önce mahallenin hafız efendisinden öğrendi. Sesini nasıl tutacağını, nasıl bırakacağını, nerede susmanın daha büyük bir nağme olduğunu… Sonra yolu Yenikapı Mevlevihanesi’ne düştü. Orada öğrendiği şey artık sadece musiki değildi; bir haldi, bir edaydı. Dönen dervişlerle birlikte o da içinden dönmeye başlamıştı."
çok severdim amcayı kahvehanede hep en köşede otururdu ve erector ile sohbet ederlerdi. erector gelince yanına hemen damlar birkaç bilgi öğrenirdim. büyük üstadı saygıyla anıyorum.