"Musikiyi önce mahallenin hafız efendisinden öğrendi. Sesini nasıl tutacağını, nasıl bırakacağını, nerede susmanın daha büyük bir nağme olduğunu… Sonra yolu Yenikapı Mevlevihanesi’ne düştü. Orada öğrendiği şey artık sadece musiki değildi; bir haldi, bir edaydı. Dönen dervişlerle birlikte o da içinden dönmeye başlamıştı."