mistisizm

entry20 galeri4
    1.
  1. Bir konuda en üst derecede bulunabilme tutkusu.
    Felsefe Allah'a ve gerçeğe akıl ve araştırma yolu ile değil de gönül yolu ile,duygu ve sezgi ile ulaşabileceğini kabul eden felsefe ve din doktrini,gizemcilik.

    (bkz: mistik)
    3 ...
  2. 2.
  3. 3.
  4. Mysticism Yunanca mystikos yani Eleusis Gizemlerine "katılan kişi" (initiate) ve gizemlere katılım anlamına gelen mysteria) terimiyle ilişkilidir. Kelimenin kökeni hakkıdaki görüşlerden biri Yunanca'da dudak ve gözleri kapamak anlamına gelen mueinden geldiği yönündedir.[ Ancak günümüzde mistisizm kelimesi Eleusis gizemlerinden daha çok Neoplatoncu manevi hakikat veya Tanrı ile doğrudan deneyim, sezgi veya içe bakış yoluyla özdeşleşme veya yeni bir idrak seviyesine varma anlamında kullanılmaktadır. Bu deneyim yoluyla bilgeliğe ulaşılır.

    Mistisizm terimi çoğunlukla ana akım dini öğretilerle ilişkili veya bu öğretiler üzerine bina edilmesine rağmen dışsal (exoteric) uygulamaların ötesine geçen inanç ve uygulamalara işaret edilmekte kullanılır. Örneğin Kabala Musevilik içinde, Tasavvuf islam içinde bir mistik hareket iken Gnostisizm hem Hristiyanlık içinde bir mistik hareket hem de Hristiyanlığın dışına çıkan çeşitli mistik gruplara işaret etmekte kullanılan bir terimdir. Kimileri Hristiyanlığın Musevilikten doğan bir mistik grup olduğunu iddia etmiştir. Budizm'de Vajrayana, Hinduizm'de de Vedanta bu dinlerin mistik kolları kabul edilebilir.

    insanoğlu, tarihin belli dönemlerinde, görünen ve bilinen yollardan ulaşamadığını anladığı bazı gerçeklere, "gözlerini kapayarak", sezgileri ile ulaşmaya çalışmıştır. Mistisizm bu çabaların sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

    Araştırmalar, islamiyetten önceki Türk ve islam öncesi çok dinli Arap topluluklarında da mistisizmin yaşadığını göstermektedir. Buna göre, örneğin şaman dinine inanan insanlar, evrende hiçbir şey yokken, bir tek varlığa inanırdı. O' da güzellik yani "cemal" idi. Ondan baska duyan ve gören yoktu. Söylenceye (mitolojik inanca) göre, evren ve dünya, güzel olan bu varlığın, bir gün yalnızlıktan usanması ve evreni yaratmasıyla oluştu. Şaman dinine inanan Türklerin islamdan önce inandığı şaman dinindeki Tanrı (Cemalullah) bu tanrıdır.

    Benzer bir durum, islamiyetten önce yaşamış olan Arap toplumları için de geçerlidir. Bu dönemde, çok Tanrılı inanca sahip olan Araplar için, her Tanrının, korkuyla beslenen bir etki ve yaptırım gücü vardı.

    Tasavvuf, evreni var eden, Tanrı ile, insan arasında bir sevgi bağı oluşturma temeline dayanan bu inançların uzantısı olarak doğmuştur.

    Mistisizm ve modern analitik felsefe mistisizmin deneyimsel ve bütüncül olması ve mistik deneyimin genellikle ifade edilemezliği, modern felsefenin ise analitik, sözel ve indirgemeci oluşu sebebiyle birbirleriyle zıtlık oluşturur. Ancak mistisizm ile felsefe arasındaki bu ayırım modern dünyaya özgüdür. Tarihin büyük bölümünde mistik ve felsefi düşünce birbirleriyle yakından ilişkili olmuştur. Plato ve Pisagor ve bir ölçüde de Sokrat'ın öğretilerinde açık mistik unsurlar bulunmaktadır.; pek çok büyük Hristiyan mistik aynı zamanda döneminlerinin önde gelen filozoflarıdır ve Buda'nın sutraları ve Şankara'nın 'Ayırım Mücevheri'nde mistik fikirler yüksek bir analitik yaklaşımla değerlendirilmiştir. Mistisizm ve modern felsefe arasındaki uçurum temelde modern felsefedeki doğal bilimlerden etkilenen belirli bilimci okulların etkisinden kaynaklanmaktadır. mistik düşünce ikiye ayrılır:panteizm ve pananteizm.ilki evreni tanrı olarak görür ya da tersi.ikincisi ise evreni tanrıda görür.ilkinde kişisel bir tanrıya yer yokken ikincisi evreni tanrının bir parçası olarak görür.ilki hayatın akışına değişime özel bir önem vererek doğayla bütünleşmeyi savunurken ikincisi doğayı tanrının bir eseri olarak kavrar.mistisizm ikisinde de farklı kavrayış ve algılamalar doğurur.iki sistemin birleşimi olarak görülebilecek süreç teolojisi ise evrenin tanrıyla beraber devindiğini savunmaktadır.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Mistisizm
    1 ...
  5. 4.
  6. Din ve mistisizm birbirinin tersidir.
    Mistisizmde hayranlık, arayış vardır.
    Dinde ise tanrı tarafından vahiy yollanmıştır ve
    herşeyin yanıtının olduğu kabul edilir.*
    3 ...
  7. 5.
  8. 6.
  9. her dinin mistik bir uzantısı vardır ama ozellikle col kaynaklı islam dini
    tamamen mistisizm uzerine kurulmustur. mistisizm bir anlamda gercekle-gerceklikle
    bagını koparmak ve hayal dunyasında yasamaktır. peki insan neden gercekten kacma ihtiyacı duyar? mistisizm ancak gercekligin rahatsızlık ve acı verdigi durumlarda cozumsuz kalan insanın icine girdigi bir ruh halidir, tavırdır.neden arabesk kultur doguda bir kult-yasama bicimi haline gelmistir? cunku hukuk yoktur. hukukun olmadıgı durumda ezilen ve cozumsuz kalan birey sızlanmaya baslar. mistisizm cozumsuzluge
    karsı burunulmus bir ruh halidir. gercek olan maddedir, maddeden bagımsız bir ruh dusunulemez. dogulu mistisizm ve onun yarattıgı arabesk kulturu hayatın orta yerinde tutmaya devam ettigi surece aklını kullanmadıgı surece ezilmeye devam edecektir.
    ayrıca batı toplumlarında endustrilesme sonucu ortaya cıkan yabancılasma ve sevgisizlik
    bazı batılı bireyleri arayısa ve dogu mistisizmine yoneltmektedir.

    (bkz: colden gelen din)
    (bkz: ciki ciki teorisi)
    0 ...
  10. 7.
  11. kapadokya vadilerine dolunaylı gecelerde gökten yağandır...
    1 ...
  12. 8.
  13. insan aklinin, özellikle görgü ve deneyin yetişmediği alanlarda, Tanrıya, yaradılışa, ölüme, ezel ve ebede ait meselelerde gerçeğe kalp yoluyla ve irade zoruyla ulaşabileceğini kabul eden bir felsefe ve din mesleği. Mistisizmin islâm dinindeki karşılığı tasavvuftur.
    0 ...
  14. 9.
  15. duygu ve sezgiye dayalı bir inanç yolu olarak, us ile deney alanı dışında, duygu ve sezgilerle gerçeğe ulaşma anlayışıdır. Tanrıbilimsel açıdan, kişinin kendi içine kapanarak, Tanrı'yı kendinde araması biçiminde de tanımlanır. Mistisizmin son aşaması, Tanrı'nın varlığında eriyerek, kişiliğin yok edilmesidir.
    3 ...
  16. 10.
  17. ilhan irem in bir zamanlar müdavimi olduğu inanış tarzı.
    0 ...
  18. 11.
  19. Eş anlamlısı gizemcilik demektir bazı felsefecilerin savunduğu bir takım görüşlerden oluşan mistisizm, din ile karşı karşıyadır mistisizmde kabullenmeme arayış ve sezgi vardır din de ise kabulleniş vahiylere inanış vardır.
    0 ...
  20. 12.
  21. 13.
  22. 14.
  23. tamamen saçmalıktır. kendini bilinmezliğe teslim ederek bir nevi kendinden geçme halidir. bedava bonzaidir. zaten dinin beslendiği de budur. kapalılık ve bilinmezlik üzerinde fantezi satan safsatalar bütünüdür din.
    1 ...
  24. 15.
  25. Aklı mantıklı düşünmekten ne kadar soyutlarsan, o denli mistisizme kayarsın. Mistisizm beynin kapandığı bilinçaltı duyguların bir anda dışa vurulduğu bir alandır. Bu yüzden aşırı bir haz mekanizması olsa da yapılanlar çoğu kez dıştan görüldüğünde mantıksızdır. işte bu yüzden mistik deneyim Yaşayanlar inanmadan Bir şeylerin Anlaşılmayacak oldugunu söylerler.
    0 ...
  26. 16.
  27. Akildan uzaklastiginda vardigin yer. Mistisizm plasebo etkisi gibidir. Bir hap yutarsin ve iyilestigine inanirsin. Halbuki bilimsel olarak o hapin sana bir faydasi yoktur. Sana iyilestigini dusundurten sey senin inancindir. Mistisizm huzur demektir, ote yandan ise gerceklerden uzaklasmadir. insanlar olumden korkarlar ve bir ote dunyanin varligina siginirlar. Korkmakta cok da haklilar. inanc hayati masallastirir. Masallar ise icinde yasamak icin degil, okunmak icin vardir.
    0 ...
  28. 17.
  29. doğaüstü güçlerin var bulunduğu ve bunlarla ilişki kurulabileceği temeline dayanan dinsel dünya görüşüdür. evet.
    1 ...
  30. 18.
  31. din, tanrının (maddesel olmayan, tüm ruhların ve bilinç nüvelerinin kaynağı olan öz ) tekliğine ve biricikliğine ruhani açıdan ulaşmayı önceleyen mistisizmi gnostik anlayıştan kopararak onu bi tür beyin yıkama ve haşhaşi asker yaratma tekniğine dönüştürür.
    0 ...
  32. 19.
  33. dindar adam (ateistler gibi ) okuduğu metindeki alegorileri, bu alegorilerin temsil ettiği gnostik-felsefi anlamı, mitolojik-coğrafi arkaplanı algılayamaz. okuduğu her şeyin literal düzlemde, tahayyül yeteneğiyle (mezhebe, kültüre, yaşa, cinsiyete, eğitim seviyesine bağlı olarak değişir ) sınırlı imgelemler olarak düşler.
    0 ...
  34. 20.
  35. insanların görünen dünyanın ötesinde bir gerçekle bir olma / buluşma yönündeki ruhi tecrübelerinin genel adıdır. Mistisizm kelimesi antik yunan dilinde muein (ağzı ya da gözü kapamak, suskun kalmak) kelimesinden türetilmiştir. Kelime ilk olarak antik yunan mistikleri için kullanılmış olsa da zamanla anlam genişlemesine uğramış, önce Hristiyan mistisizmi sonra da her tür ruhi tecrübe için kullanılan bir kelime haline gelmiştir.

    Mistisizm tek bir dini ekole ait olmadığı gibi hemen her inanç biçiminde görülebilir. Hatta ateist ve agnostik mistiklerden bahsetmek de mümkündür. Bu nedenle farklı inanç grupları birbirinden ayrışan mistik pratiklere sahiptir. Dahası bir inanç grubu içerisinde de birbirinden farklı, hatta birbirine taban tabana zıt mistik yorumlar bulunabilir. Şu halde mistisizmi görünen dünyanın ötesine uzanan her tür kişisel ve ruhani tecrübenin genel ismi olarak kabul edilebilir. Mistisizm, evrensel bir gerçeğe dair kişisel bir tecrübe yaşamayı hedefleyen her tür pratiğin genel adıdır.

    Mistisizm denince akla gelen ilk kavramlardan biri sır ya da başka bir deyişle gizemdir. Hatta bazen hatalı bir kullanım olarak sırlı olayları ifade etmek için "mistik" kelimnesi kullanılır. Mistisizmin sırla ilişkilendirilmesi, mistik deneyimlerin şahsiliği ile yakından ilişkilidir. Mistik, yaşadığı deneyimi diğer insanlarla paylaşmakta zorluk çeker. Çünkü bu deneyimin tarifi zordur; daha çok hissedilen bir deneyimdir. Mistik, kendi tecrübesini dışarıdan biriyle paylaştığında muhtemelen yanlış ya da eksik anlaşılacaktır. Bu nedenle tecrübelerini paylaşmamaya dikkat eder. pek çok mistik gelenek için kişinin ulaştığı "sır"; bilinmeyen ya da tamamen gizemli bir şey değildir. Kişinin mistik tecrübeden elde ettiği yalnız ayan beyan olan bir gerçeği fark etmektir. Bu farkındalık mistik deneyimde derinleşmeyenlerce anlaşılamayacağından sır olarak tutulur; herkesle paylaşılmaz. Dolayısıyla mistikler için sır yoktur, anlayacak seviyeye gelmek vardır denebilir.

    Mistisizm, sıklıkla diğer dini tecrübelerle de karıştırılır. Mistisizmi diğer dini tecrübelerden ayıran şey, bireyin kutsal varlıkla doğrudan / aracısız temas kurmasıdır. Mistik tecrübe kişinin kendi başına yaşadığı bir deneyimdir. Bu deneyim kişide kutsanma, neşe, hayranlık, dehşete kapılma, tatmin olma ve tevazu gibi farklı duygularla açığa çıkar. Bazı örneklerde bunları bir çeşit sarhoşluk (ekstaz/cezbe) takip eder. Mistik deneyimi tecrübe eden kişi, bu deneyimin objektif ve gerçek olduğunu düşünür. Kişi, normal ve rasyonel bilginin sınırlarını aşan, gerçekliğin özüne dair bir içgörüye sahip olduğu hissine kapılır. Yine sıklıkla mistik tecrübe kişinin kendi çabasının değil yüce olanın kişiyi ele geçirmesinin ürünüdür. Mistik bir deneyimi elde etmek yıllar sürebilir- ancak sıklıkla geçici bir andan ibarettir. Ancak bu deneyim kişinin hayatını tamamen dönüştürür. Kişi, uzun zaman boyunca belirli pratikleri tekrarlayarak, ulaşılmak istenen gerçeğe odaklanarak bu deneyime ulaşmayı hedefler.

    Genel olarak mistikler günlük akılla ulaşılması güç bir hakitatin varlığını kabul ederler. Bu hakikat gündelik işlerin ve sıradan hayatın içinde fark edilmeyen; fakat görünen nesneleri anlamlandıran külli (bütüncül) bir hakikattir. Görünen her şey aslında bu hakikatin bir sembolü hatta tezahürüdür. Mistiklerin çoğu bu hakikatle birleşmeyi arzular. Bu hakikat "evrensel bir ilke, ilahi bir varlık, Tanrı'nın kendisi ya da tabiat" olabilir. Sonuç olarak mistiklerin genel amacı nesnelerin özüne dair anlamlı ve bütüncül bir bakış kazanmaktır. Bu arayış, her zaman amacına ulaşmak zorunda değildir. Genelde bu arayış "yol" olarak görülür, önemli olan amaca ulaşmak değil, arayış yolunda olmaktır. Zaten bu gerçek her şeyi kuşatması itibarıyla insanın tamamen kuşatacağı ve bütün detaylarını fark edebileceği bir gerçek de değildir. Bunun gibi mistik deneyim yaşayan kişi kendi kapasitesinin zirvesine ulaşmış olabilir. ancak bu durum gerçeğin o deneyimden ibaret olduğu anlamına gelmez.

    Bir sufi özdeyişi şöyle der: "Hakikat aramakla bulunmaz, ancak bulanlar da arayanlardır."

    Dışarıdan bakıldığında mistisizmin "mantık" sınırlarının tamamen dışında olduğu zannedilebilir. Ancak kendi içinde tutarlı ve tatmin edici bir "mistik mantığın" bulunduğu açıktır. Mistiklerin olguları yorumlama biçimlerini anlarken, arka planda bulunan bu mantığın, daha doğrusu temel ilkenin anlaşılması önem arz etmektedir.

    Tanrı inancına sahip ve birleşilecek hakikatin Tanrı olduğuna inanan mistikler için amaç, Tanrı'nın varlığında eriyerek, gerçek varlığın Tanrı olduğunu fark etmektir. Bu mistikler için Tanrı ve insan iki ayrı varlıktır, dolayısıyla bahsi geçen birleşme "aynılaşma" anlamına gelmemektedir. Tekçi (monist) mistikler için ulaşılacak hakikat evrendeki her şeye sinmiştir, hatta bu hakikati deneyimleyen mistik bile o hakikatin bizzat parçasıdır. Dolayısıyla ulaşılacak "gerçek" evrenin temel ilkesidir. Panteist (evrenci) mistikler, evrenle bütünleşmeyi hedefler, kendilerini evrendeki her şeyle ilişki içerisinde görürler. Bunlardan başka kutsal ve yüce bir ilkenin bulunmadığına inanan, bizzat evrenin gerçeğin kendisi olduğunu kabul eden mistikler de bulunur.

    (dakikalar içinde mistisizm, Mustafa B. Bozkurt)
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük