gitmeden iki gün öncesinden diyete başlamak lazım. sadece lifli ve kuru gıdalar yemek gerekir. fazla mineralli içecek ve yiyeceklerden de uzak durmak gerek.
Bu bir dramdır, hatta trajedi. tamam son ana kadar dayandın, içinden bildiğin bütün duaları okudun, yüce rab ile binbir türlü pazarlığa giriştin, tutamayacağın milyon tane söz verdin, "düşünmezsem kesin geçer" mantığını uyguladın ama sonuç kocaman bir sıfır.
o saatten sonra kadere boyun eğmek ve işin sonucunu hafifletmeye çalışmak dışında bir çaban olmamalı. o tuvalette gidilecek ve de sıçılacak aga, yapacak bir durum yok.
Bu durumda tanrının sevgili kulu durumundaysanız tuvalette bir koku aparatı falan vardır böylece etki biraz olsun azaltılır.
ayrıca şunu belirtmekte fayda var, kıvam olarak oda sıcaklığındaki sarelle tercih edildiyse metabolizma tarafından yapacak hiçbir şey yok aziz dostum, o üç metre kare alana bir black code boca etsen bile 2 sokak öteden varlığının farkına varılacaktır, geçmiş olsun...
rahat bir insan isen ve ev sahibiyle tanışıklığın uzun süredir varsa bir sorun teşkil etmez rahatça yaparsın işini.
aksi takdirde ise eğer büyük tuvalet yapılıyorsa onu yapan kişiye "hayvan" denebilir.
yapma kardeşim tut işte, eve git öle yap.
küçük tuvaletini rahatlıkla yapabilir ama dediğim gibi tanışıklığın iyi olmadığı bir evde büyük tuvalet yapılmamalı.
eğer gideceğiniz ev öğenci evi ve 1+1 ise işniz çok zor tuvalet oturduğunuz salondadır.ev sahibi çay bırakma muhabbetiyle mutfak kısmına yönelmişken işnizi çarçabuk dikkat çekmeden halledebilirsiniz ancak...
her zaman gittiğiniz ve samimi olduğunuz akrabaların ya da insanları evi ise hiçbir problem teşkil etmeyen eylemdir. zira sevgilinizin evine gidip birde çişiniz geliyor ise işte bu sorun teşkil etmektedir.
çıkan osuruk sesinin su sesini bastırmaması için büyük gayret gösterilir böyle durumlarda.
operasyonun başarılı geçip geçmediği de tuvaletten çıkıldığında ahalinin yüzüne çaktırmadan bakılarak anlaşılır.
eğer suratlarda bir şaşkınlık ifadesi varsa ipin ucu biraz kaçmış demektir.
efendim çok sıkıntılı bir durumdur. tuvalete gitmeye ilişkin karar alma süreci yaklaşık 15 dakika öncesinden başlar. lan gitsem mi gitmesem mi...
sonuçta iç dinamikler dış dinamiklerden baskın çıkar ve bütün kibarlığımızla pardon lavabo nerede acaba denir; sanki lavaboya yapacan.
üç durum çok büyük sıkıntı yaratır.
1)tuvalet kağıdı yoksa
2)ve şayet tuvalet fırçası yoksa
bu ikisi dış kaynaklı dinamiklerdir ama işte öyle kritik bir an vardır ki düşmanımın başına gelmesin.
illa bir bahane olacak ya ' dişime bir şey kaçtı ben bi bakayım ' bahanesi ile oda'dan çıkarsınız, sırf bu yalan bile sizi güldürmeye yetmişken tuvaletin kapısının tam kapanmıyor olması sizde şok etkisi yapar. bir iki kez şansınızı deneyip kapatmak istersiniz ama nafile kapı size ısrarla direnir. o kapıyı yapa*na küfür kıyamet gidersiniz.
içinizden ' ne olur kimse gelmesin ' diye dualar eder ve tuvalete girersiniz. siz gideli çok olmuştur, bu kadar zamandır dişinizden çıkaramadığınız o ucubenin ne olduğunu merak eden oda sakinleri siz içeri girdiğinizde şöyle bir bakar ve ' geçmiş olsun ' der gibi bir ifade takınır.
hakkaten geçmiş olsundur, misafirlik bitse de eve gidilesedir ayrıca. *
bir evde misafir olarak bulunup ağırlanıyorsun hem de o eve sıçıyorsun çok ayıp, gelenek ve göreneklerimize aykırı olup asla yapılmaması gerken bir olaydır.