pipo içer, beyaz peynir ve yeşil zeytinle kahvaltı yapardı.
karakalem çalışmalarında böceği anımsatan marjinal bir imza sahibiydi...
han'ın 5. katında yatağında karlı bir istanbul sabahında ölü bulundu takribi 5 sene... kalp krizi denip geçti.
cenazeye katılan akrabai taallükattan tek kişi kocaman gözlük ve göstermelik başörtüsü ile kızı idi.
esnaftan ve civardan kimseler bilmezdi onu.
kemal bey arada sırada onun vefasızlığından sitem ederdi bana, detaya inmeden.
gözüne bakıp vurdum yüzüne bir kaç kelime.... yalandan gözyaşına aldırmadan!
orjinal bir dolma kalem di ondan hatıra bana kalan.
piç'in biri yedi gitti cartier çakmakla beraber evelki sene.
piç'in akıbeti muamma.
dikkat sorusu: hangi paramızın arka tarafında mimar kemalettin'in yakuşuklu bir resmi vardır?
1800 lü yıllarda mevlevilik, ingilizlerin desteğiyle şaha kalktı, mevlevi tekkeleri canlandırıldı, cenazeler şarkı türküyle mevlevi dedesi eşliğinde defnedilmeye başlandı. elbette bu 100 sonrası için hazırlıktı. Osmanlıyı yani hasta adamı defnetmek için hazırlık yapılıyordu. bu konunun işlendiği bir makale okudum. hoca avusturya viyana üniversitesinde öğretim üyesi. kendisine mail attım, 'mevleviliğin bir anda canlanmasının altında yatan 'gerçek' nedenin ne olabileceğini neden sorgulamıyoruz hocam" dedim. elbette cevap yazmadı. gerçek soruları sormamıza kimse izin vermez, viyana'da olsak bile.
neyse efenim, konuyu çok uzatmayayım. mevlevi tekkeleri, osmanlıda yönetimi beğenmeyen gençlerin buluşma noktası oldu, her türlü haberleşmeyi bu tekkeler yoluyla yaptılar ve büyük toplantılarını yine istanbul'da bu mevlevihanelerde yapıyorlardı. abdülhamit uyanık bir padişah. büyük ihtimalle onun 'teşviki' ile bir gece yenikapı mevlevihanesinden ateşler yükselmeye başladı. sabah olduğunda, mevlevihanenin yerinde yeller esiyordu. muhaliflerin toplanacak mekanı yok olmuştu. kısa bir süre sonra abdülhamit'e darbe yaptılar. darbeden hemen sonra işte bu mimar kemalettin'i görevlendirip ilk iş olarak yenikapı mevlevihanesini yeniden yaptırdılar.
Atatürk, tekke ve zaviyeleri kapatınca bu mevlevihaneler de kapandı, konya'da türbe ve yatırlara kilit vuruldu. fakat bu mevleviler devletin içinde okadar güçlüydü ki, kısa bir süre sonra konya'daki mevlana türbesini 'müze' statüsünde tekrar açtırmayı başardılar. hasan ali yücel, mevlevidir. nazım hikmet'in babası, dedesi mevlevidir. bundan mütevellit nazım hikmet'in mevlana'yı övdüğü bir şiiri vardır.