kiymetini bilene cok kiymetli bir degerdir.
ıyi ki mektup donemini yasadim.
-15 yasindayken bir cocuk askerden 40 sayfalik mektup yollamisti. hayatimda ilk aldigim mektup. cok kiymetli.
-17 yasindayken bir cocuk amerika daki evime mektup yollamisti ankara dan. mektuba parfumunu filan sikmis, desenli kagitlari ozenle secmis. o kadar ciciydi ki..
-18 yasinda sonradan sevgilim olacak bi cocuk gece 12 de kapima 20 sayfalik mektup getirmisti...
baska hatirlamiyorum.
sonra e-mail donemine gectik sanki.
Babür'ün karizmasından falan bahsedilmiş de bence asıl konu karşılıklı verilen emek. Yazar çok sevdiği abisi babür'e çok emek veriyor bunu görüyoruz ama Babür de ona emek veriyor olmalı ki bu sevgi gün geçtikçe daha da büyüyüp yeşeriyor. Çünkü yazar hak etmeyen kimseye günahını bile vermeyecek biri. Güçlü karaktere sahip bir kadın. Babür de güçlü bir karaktere sahip olmasa ruh ikizi olmazlardı.
Peki Güçlü karakter nedir? Değer gördüğü insana vefa duygusu ile karşılık vermek, kıymet bilmek ve öte yandan değer görmediği insandan uzak durmak ve gururunu asla ezdirmemek güçlü karakterli olmanın ilk şartıdır. Ha eğer Babür kız kardeşinin değerini bilmezse ne olur? Yazar Türk milliyetçisi olduğu için hiç sevmeyecek ama Ahmet Kaya'nın dediği gibi "ezdirmem sana kendimi, gövdemi yakar giderim" deyip gider. Çok sevse de gider gibime geliyor. Babür zaten kendisi uğruna her savaşa gözü kapalı gidecek bu kızı harcamaz bence o ayrı. Kimse böyle büyük bir sevgi ve sadakati kaybetmek istemez. Peki ya hanım kızımız Babür'ün değerini bilmezse? O zaman zaten kıyamet alametlerinden deccal de çıkmak üzere demektir.
Günümüzde daha çok resmi yerlere yada böyle topluma açık şekilde yazılıyor. Ama zamanında yazılmış muhteşem mektupları okuyarak insanların görmedikleri kişilere yazdığı , sözün sanat olduğunu gösterenleri okumanız kişiliğinizi geliştirir .
Bazı mektuplar cidden muhteşem. Bir sigara yakıp okumaya başladım. Sonlara gelince dellendim. Beyler, kız kardeşim bana bir bardak su getirmiyor kalk kendin al ben senin hizmetçin değilim diyor. Elalemin bacısı sayfa sayfa destan yazıyor. Ulan ne şanslı adamlar var bu dünyada! Aynı anne ve babadan doğmamışlar ama işte gel gör ki özden daha öz. Ne babürmüş arkadaş! Adamdaki karizma kimsede yok. Benim için şu yazılanların milyonda biri yazılsa havalara girip herkese alem buysa kral benim derim. Aksine Mütevazi bir adam sanırım.
Sevgili fadimenin düğününde halay başı, Babür bey ile olan bu muazzam abi-kardeş ilişkin için kurşun döktür, ağaca çaput bağla, ne bileyim git yasin falan oku. Çok şirin ve bıcır bıcır bir bacısı olan Babür bey yapsın hatta. Allah nazardan saklasın. imrenmemek mümkün değil.
Buraya yazıyorum sonra demedi demeyin;
Dolar patlayacak adeta bir süper nova gibi.
Ardından “Rise of Crypto Currencies” filmi çekilecek.
Rusya dağılacak.
Çin karşısında yeni bir Çin bulacak.
Türk halkı 2025’lerin ortalarına kadar kahır çekecek.
Ülkenin ihracatı artış göstersene halkın refah düzeyini yakalaması 2030 sonlarına doğru gerçekleşecek.
Ölmezse Uzun Adam hepsini ben yaptım diyecek.
Merkez sağdan iktidar kademeli olarak sola kayacak.
Vs
Vs
Vs
Mesajlar kısa sürede konuşmayı sağladığı için tercih edilir. Eğer geç cevap verilmesi istenseydi zaten meptupla haberleşebilirlerdi, ki mektup bile hızlı gelir oldu.
Eski zamanlarda insanların iletişimini sağlayan bir hatıra, anı parçasıdır.
gönderip cevap alamamak mı daha kötüdür yoksa hiç yollayamamak mı? Alacağın cevaptan korkmak mı daha kötüdür, yoksa aklından geçenleri hiç bilmeyip yalancıdan farksız olmak mı? Korkudan utanmak mı daha kötüdür yoksa unuttuğun yalanlarla köşeye sıkışmak m?
bir alıp bir verildi; hiç gelmedi belki de hiç gönderilmedi.
Postacı düştü, köpekler saldırmış duydum. Pul kalmamış diyorlar diğer postaneye git dediler. inanır mısın kalemin mürekkebi bitti aksilik bu ya şişedeki de kurumuş. Kağıt tutuştu biliyor musun? Öylece kül oldu gitti.
Bu aralar eski edebiyatçıların sevgililerine yazdıkları mektuplardan derlenmiş kitaplara sardım...
Sanki bildiğim, tanıdığım insanların günlüğünü okuyormuş hissiyatını yaşıyorum okurken.
Bir yanları tanıdık, bir yanları mahrem mektuplar...
Bilmediğim yönleriyle satır aralarında tanışmayı, bir yandan geçim sıkıntılarına ortak, diğer yandan aşklarına tanık olmayı çok sevdim.
Teoman"ın "teo'man" isimli albümünün alıp götüren hissiyatlı şarkılarından.
Şarkı formatı, konuşma havasında ve mektup karalar bir ruhiyyeyle yazılmıştır.
Giden sevgiliye karşı cool bir duruşun kıvançla dışa vurumudur.
bu şarkının bende çok başka bir havası var 2009 civarıydı zannedersem bir kıza aşıktım. günışığına hasret günler yaşıyordum. işsiz güçsüz aptal bir sürgündeydim. gerçi yıllar geçti benim sürgünüm bitmedi. yalnız şunu diyebilirim. ben o zamanlar zannederseö aşka inanır onu içimde saklardım. şimdi bu şarkı çalmaya başladı arka fonda fark ettim ki ben çok değişik biri olmuşum sanki her yeerimde nasır var gibi sanki büyük savaşlar vermişim gibi. tuhaf biri olmuşum şimdi o günlerden geriye hiçbir his kalmammış öyle ki düşünsene öyle tutkulu zamanlardan geriye kalan bir sözlükte bunlara atıfta bulunmak. bir de teoman serseriliği.
insanlığın teknoloji ile birlikte unuttuğu, daha doğrusu unutulmaya yüz tutan bir haberleşme biçimi. Arada nostalji olsun diye yapılması gereken eylemdir. Sevdiklerinize parfüm kokulu mektup atın yılda 1 defa trip kokulu mesajlar değil.
Eskiden insanlar bir kağıt parçasının yolunu gözlerlermiş, günlerce, haftalarca. Ki özel birisinden geliyorsa, ne kıymetlidir o kağıt parçası. Onu saklamak ne büyük hazdır.