"Bu çalışma, bir insanın, gördükleri, bildikleri ve yaşadıkları karşısında hissettiği öfkenin, aklını teslim almasına karşı koyma ve bunun yerine, öfkesini edebiyatla terbiye etme girişiminin ürünüdür. Yüzme bilmemesine rağmen, okyanusun orta yerinde kaldığında bile boğulma pahasına boy verip derinliği bilmek istemesi ve boy vermişken de dalıp onun dibinden bir avuç kum çıkarabilme girişimi... "
mehdi deyince müslüman, mesih deyince hristiyanmış gibi görünse de ikisinin de aynı kapıya çıktığı, ikisinin de esasında Yahudilerin yükselişini simgelediği kavramdır. Müslümanlıkta yeri olmayan, yeri var diyeninde gizli veya açık olarak dinler arası diyalogcu olduğu kavramlardır.
Birbirinden farklı iki kişidir. Muhammed bin abdullah mehdi şiilik inancına göre kaybolmuş olan ve sonradan ortaya çıkacak olan, soyu hz hasan a dayanan imamdır.
Mesih ise bildiğiniz gibi aslında öldürülmemiş, göğe yükseltilmiş, ahir zamanda geleceği söylenen hz isa dır.
Mehdinin geleceğine inanmamakla beraber, sünni birinin bunu iddia etmesi de bana ilginç geliyor, tşkler.
Biri genellikle Şiilere göre adaletsizliği ortadan kaldırması beklenen, Kur'an'da geçmese de hadis külliyatında yer edinmiş kurtarıcı iken Mesih ise isa'nın ta kendisidir kesinlikle şüphesiz. Biz Uludağ sözlük yazarları ise ismet bin Gürbüz'den razıyız sjsj.