“birçok kişi, bu fırtınalı, bu tezatlı, bu gözüpek genç kaptanda harlem’in övünecek ne bulduğunu soracaktır bize…
bizse bu soruya gülüp geçeceğiz. çok kişi onun nefret yanlısı olduğunu, fanatik bir ırkçı olduğunu, onun mücadelemize zarardan başka bir şey getirmeyeceğini söyleyecektir!
…ve biz onlara cevap olarak şöyle sesleneceğiz; siz hiç oturup malcolm kardeşle konuştunuz mu? ona hiç dokundunuz mu? yahut size bakarak gülümsediği ânı yakaladınız mı hiç? siz hiç can kulağıyla dinlediniz mi onu? hiç pespaye bir şey yaptığını gördünüz mü? her hangi bir şiddet hâdisesiyle yahut toplumun huzurunu kaçırıcı, her hangi bir hâdiseyle onun bir alâkası görüldü mü hiç? işte, isteseydiniz onu tanırdınız. ve onu tanısaydınız, bizim ne sebeble onunla iftihar ettiğimizi bilirdiniz.
malcolm bizim insaniyetimizdi! halkı için işte onun anlamı buydu. ve bizler onu iftiharla anarken, içimizdeki en iyiyi iftiharla anmış oluyoruz. biz onu geçmişte nasılsa ve şimdi nasılsa öyle bileceğiz hep; bir prens olarak, bizim güneş misâli sürekli parlayan kendi öz siyah prensimiz olarak, bize duyduğu sevgiden dolayı ölümden bile çekinmeyen birisi olarak…”
Malcolm Little, 1925'te yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Anne ve babası, siyah özgürlük hareketinin efsanevi lideri Marcus Garvey'in örgütünde çalışan militan insanlardır. Bu nedenle Malcolm'un çocukluğu, ailesine yönelen (bkz: Ku Klux Klan) terörüyle geçer. Evleri yakılır, anne ve babası sürekli saldırıya uğrar. Ergenliğin sonuna doğru Malcolm, Harlem'e gider. ilk dönem ayakkabı boyacılığı, seyyar satıcılık gibi işlerle uğraşsa da, kısa süre sonra ABD kapitalizminin ürettiği suç çemberinin içerisinde bulur kendini, 19 yaşında hapse girer.
Hapishane'de, Wallace D. Fard tarafından kurulan islam Milleti adlı örgütle tanışır ve dindar bir Müslüman olur. Dini kitapların yanı sıra dilbilim ve retorik üzerinde de çalışarak kendisini geliştirir.Köle sahiplerinin atalarına verdiği ismi reddetmek için Little soyismini X ile değiştirir. Hapishaneden çıktığında kendisini tamamen islam Milleti'nin faaliyetlerine adar. Söylev yeteneği ve karizmatik kişiliğiyle kısa sürede örgütün lideri Elijah Muhammed'in sağ kolu olur. Özellikle 50'lerin sonunda Malcolm X'in etkisi, Muhammed'i aşmaya başlar. Bu dönem bir ayrışma ortaya çıkar. Malcolm, daha sert ve daha politik bir mücadele hattını savunur ve vaaz ederken, Muhammed politikadan uzak durmaya çalışır, ırkçı şiddet karşısında artan radikalizmi dizginlemek için çabalar.
Malcolm otobiyografisinde bu dönemi şöyle anlatır: "Şu müslümanlar sert konuşuyorlar, ama işin ucu Müslümanlara dokunmadıkça bir şey yapmıyorlar." Kennedy suikasti sonrasında Muhammed yas ilan edip, örgüte sessizlik emri verirken, Malcolm, Kennedy'nin ettiğini bulduğunu demeye getirir ve örgüt tarafından ceza alır, bunun üzerine islam Milleti'nden istifa eder. Yaklaşık 1 yıl sonra ise, islam Milleti üyeleri tarafından, FBI'ın ve polisin sistemli göz yummasıyla katledilir. Öldürüldüğünde 39 yaşındadır.
Malcolm Little'in Malcolm X olmasında islam Milleti'nin ve islam'ın etkisi çok büyüktür. Ancak islam Milleti'nin islam anlayışı, "heretik" olarak tanımlanabilecek düzeyde, islam'ın birçok mezhebinden tamamen farklıdır. Örgüt'ün kurucusu Fard'ın ortaya koyduğu, ardından Muhammed'in geliştirdiği bu anlayışa göre, siyahlar Allah'ın seçkin kullarıdır ve beyazlardan üstündürler. Bazı kafir bilimadamlarının (Yakup) günahları sonucu ortaya çıkan beyaz şeytanlara karşı mücadele eden siyah Müslümanlar, tamamen siyahlardan oluşan bir ülke kurmak zorundadırlar. Elijah Muhammed, sadece bir örgüt lideri değil, bir peygamberdir.
islam'ın bu özgün yorumunun temel nedeni dinin hayattan çıkmasıdır. Siyahlar, beyaz egemenliğe karşı verdikleri mücadelede, dini alanı da dönüştürmüştür. Siyah isa'nın keşfedildiği, Hristiyanlığın benzer bir özgünlükle yorumlandığı siyah kiliselerden, Etiyopya imparatoru Haile Selassie'nin (Ras Tafari) peygamber ilan edildiği, Hristiyanlıkla Musevilikten birçok temayı aynı potada eriten Rastafaryanizme kadar birçok cemaat ya da başlı başına din, siyah mücadelesinin dinamikleri sonucu ortaya çıkmıştır. islam Milleti de, beyaz ve sömürgeci güçlerle özdeşleşen Hristiyanlığa karşı islam'ın tercih edildiği, ancak siyah bir islam'ın da icat edildiği bir örnektir.
Bizim yerli ve milli islamcılarımızın anlatmayı sevdiği hikaye, Malcolm'un bu heretik islam'a karşı Sünni islam'ı savunduğu için örgütten ayrıldığı, sonrasında Hacca giderek ümmetin evladı olduğu yönündedir. Oysa, Malcolm'un örgütten ayrılmasının başat nedeni, radikal, şiddet kullanmaktan imtina etmeyen ve politik bir siyah hareketini savunması, Muhammed'in bunun karşısında durmasıdır. Yani ayrım dini değil politiktir.
Malcolm'un örgütten ayrıldıktan sonra Hacca gittiği bir gerçektir. Ancak bu tarihten itibaren Malcolm rotasını tamamen Afrika'ya yönlendirmiş, ümmetçilik değil Pan-Afrikanizm doğrultusunda politikasını şekillendirmiştir. islam Milleti gibi güçlü bir örgütten ayrıldıktan sonra islam içi bir arayışa girmek politik bir tercihtir. Malcolm, ayrılık sonrası kurduğu Müslüman Cami Hareketi'ni değil, bundan sonra kurduğu Afro-Amerikan Birlik Örgütü'nü büyütmeye çalışmış, başta sivil haklar hareketi ve Marksist yapılar olmak üzere diğer hareketlerle işbirliği geliştirmiştir. Onun bu dönemini dini arayışları değil, politk arayışları belirlemiştir.
"Bana bir kapitalist gösterin, size kan emicinin kim olduğunu göstereyim" diyen Malcolm, ingiltere'deki Asyalılar gibi, Müslüman olmayan, ancak ırkçılığın muhattabı olan herkesle dayanışma göstermiştir. Irkçılığın kapitalizmle olan kan bağına vurgu yapan Malcolm, bu nedenle devlet için büyük bir tehlike arz etmeye başlamış, FBI'ın sıkı gözetiminde olmasına rağmen konuşma yaparken, kalabalık bir salonda katledilmiştir. Malcolm'un mirası da, ABD'de Sünni bir Müslüman hareketinde değil, Kara Panterler Partisi gibi radikal siyasi oluşumlarda cisimleşmiştir. Kara Panter Partisi'nin militanlarından Mumia Ebu-Cemal'in dediği gibi, bu gençler kendilerini Marksist-Leninist ve Malcolmist olarak tanımlamıştır. (Biz Özgürlük istiyoruz, çev. Mehmet Harmancı, Agora Kitap, 2004, syf.77)
George Floyd'un ırkçı bir polis tarafından katledilmesinin ardından ırkçılığa karşı sokağa çıkanlar dünyanın birçok yerinden vicdanlı insanlar tarafından desteklenirken, kendi siyasi çıkarlarına bir malzeme sağlamadığı sürece bu tür eylemlere ilgisiz olan AKP cenahı da, eylemler henüz dünyanın diğer ülkelerine yayılmadan, eylemlere destek sunan bir söylem geliştirdi. AKP'liler tarafından yazılan yazıların ve yapılan paylaşımların temel figürü ise Malcolm X oldu.
Dünyadaki olayları kendi siyasetine yaradığı noktada destekleyip, lanetleyen yerli ve milli islamcılığımız için Malcolm X, neredeyse baştan kurgulanmış, ABD'li bir müslüman imgesidir. Oysa Malcolm, beyaz üstünlükçü bir sisteme kafa tutarken, diğer yandan dini kullanarak kendisini zengin
eden, siyahları ekonomik ve cinsel olarak sömüren dinbazlara karşı da mücadele etmiştir. Onun sözleri "selam ve dua ile" değil "adalet, eşitlik ve özgürlük" sloganlarıyla son bulmuştur.
AKP'lilerin ABD'deki ırkçılığa, baskıya, adaletsizliğe karşı başlayan eylemleri desteklemesi tamamen araçsal, gündelik siyasal bir söylem geliştirmek amacıyladır. On kişilik basın açıklamalarının bile polis şiddetiyle dağıtıldığı, ifade özgürlüğünün tutuklama silahıyla darmadağın edildiği, seçilmiş belediye başkanlarının idari kuvvetle makamlarından alınıp hapse atıldığı, KHK'lar ile yüz bini aşkın insanın apartheid benzeri bir sistemle sivil ölü haline getirilmek istendiği, polis şiddetinin açıkça teşvik edildiği bir ülkenin muktedirleri, bu tür eylemleri kendi suçlarını meşrulaştıran, normalleştiren, aklayan bir fırsat olarak görmektedirler.
Eylemlerin arkasında dış güçleri ve komplocu örgütleri arayan, toplumun kültürel kutuplaşmasını derinleştirmek için elinden geleni yapan, eline incil'i alıp kilise önünde poz veren, destekçilerini sokaklara davet eden Trump'ın mı, yoksa "nerede eşitlik, adalet ve özgürlük için mücadele eden varsa onların yanındayım" diyerek isyan kuşağına ilham olan Malcolm X'in mi iktidar mahfillerinin yakınına düştüğü, cevabı çok zor olmayan bir sorudur.
Dünyanın dört bir yanında, çıkarlar değil ilkeler doğrultusunda sokaklara çıkanların yoldaşlığı, kanlı bıçaklı görünenler dahil, bütün muktedirleri tek bir kampta toplayacaktır, er ya da geç.
(07.06.2020, Gazete Pencere, Emre Tansu Keten)
Aslında nesnel olarak birçok suçun faili bir adamdı. Kötü yaşam koşullarının getirdiği eğitimsizlik, ırkının toplumsal olarak geri bırakılmışlığından doğan suç potansiyeli, köken olarak hristiyan olmasına rağmen islamı seçmesi falan filan ama aziz ya da insan hakları neferi ilan edilmesi anlamsızdır.
Her ne sebepten öldürülmüş olursa olsun, evrensel bir insan hakları simgesi olacak bir yanı da yok bence.
“Tavizsiz bir duruş göstermezseniz çocuklarınız size baktıkça utanç duyar. Çıkıp sağı solu dağıtın demiyorum ama şiddete şiddetle karşılık verin. Benimle iyi geçinenle iyi geçinirim. Fakat bana saldıracak olursanız o dakikadan itibaren yapacaklarımdan sorumlu olmam.”
Medeni haklar lideri Malcolm X'in ailesi, öldürülmesinin 58. yıl dönümünde, aralarında CIA, FBI ve New York Polis Departmanı'nın da bulunduğu kurumlara 100 milyon dolarlık dava açacak.
ölümü şaibeli ve şüpheli bir suikasttir. işin arkasında hem fbı ve muhtemelen hem de cıa var. sebebi de Malcolm x sayesinde Amerika'da yükselen afroamerikalı zencilerin hak arama mücadelesi. zaten elijah muhammed sayesinde müslüman olmuştur. öldürülmeden kısa bir süre önce de hacca gitmiş ve hacı olmuştur. katil zanlıları müslüman olsalar ne olur ki bence onlar tetikçi ve polisin (nypd/ Newyork polis departmanı) adamları. çok iyi planlanmış bir suikast. zira öldüğünde otopside bedeninde 21 tane kurşun yarası 10 adette tüfek saçması yarası tespit ediliyor. sanki adeta kesinkes öldürülmek için saldırı düzenleniyor. çünkü başka türlü susturulması mümkün değil. o konustukca Amerika'da zenciler ile yer yerinden oynuyor. ırkçı amerikan devletinin ekmeğine kan doğruyor. yaşatırlar mı, tabi yaşatmazlar. tıpkı ne hikmetse Abraham linkoln nün zenci haklarını kabulünden sonra suikastle öldürülmesi gibi. kaldı ki, o halde nasıl oluyor da cinayet zanlısı olan 3 kişiden 2 si 20 yıl yattıktan sonra beraat ettirilip aklanarak serbest bırakılıyor? ve neden? ve tazminat ödeniyor bu kişilerin birine ve ölen diğerinin ailesine? orası Amerika suçlu adamı niye serbest bıraksınlar hemde aklayarak? fbı bazı önemli belgeleri mahkeme heyetinden 20 yıl nasıl ve neden saklıyor? evet..
--spoiler--
Suikast ve bunun Ulusun önde gelen veya ek üyeleri ya da kolluk kuvvetleri, özellikle FBI ve CIA tarafından mı planlandığı veya desteklendiği konusundaki spekülasyonlar, saldırıdan on yıllar sonra bile devam
etti..
9 Temmuz'da , elijah Muhammed'in yardımcısı John Ali (gizli bir FBI ajanı olduğundan şüpheleniliyor) [ 13 ], Malcolm X'e atıfta bulunarak , "Sayın Elijah Muhammed'e karşı çıkan herkes hayatını tehlikeye atar." [ 14 ]
Yeminli ifadesini okuyan Hassan, suikast gerçekleştikten sonra iki defa silahlı bir adam gördüğünü söylerken, "Görevlendirildiğim yerdeki koridordan, elinde silahla çıkışa doğru koşan bir şahıs gördüm." dedi.
Daha sonra aynı kişiyi, Malcolm X destekçilerince darbedilirken gördüğünü anlatan Hassan, hızlıca olay yerine gelen bir grup polisin "O bizimle mi?" diye sorduklarını ve bu sırada Malcolm X'in destekçilerini bu kişiden uzak tutmaya çalıştıklarını ifade etti.
Tanıklık ettiği anları anlatan Hassan, suikast sonrası video görüntüsü ve fotoğraflarda kendisinin bulunduğu yeri de gösterdi.
"Benim açımdan, bu, polisin onun kaçmasına yardım etme girişimiydi." diyen Hassan, bugüne kadar şahit olduklarına rağmen ne ifade vermek ne de duruşma için kendisine müracaat edilmediğini söyledi.
Hassan'a, kaçmaya çalışan kişinin NYPD ile (New York Şehri Polis Departmanı) çalıştığını düşünüp düşünmediği sorulduğunda ise "Kesinlikle bazı devlet kurumları için çalışıyordu." dedi.
Malcolm X, 21 Şubat 1965'te Audubon Balo Salonu'nda, hamile eşi ve dört kızı ön sıraya siper alırken vurularak öldürüldü. islam Milleti'nin üç üyesi -Mücahit Abdul Halim, Muhammed A. Aziz ve Halil islam- kısa süre sonra birinci derece cinayetle suçlandı. islam ve Aziz masumiyetlerini savundular ve 1966'daki duruşmada Halim suçu itiraf ederek islam ve Aziz'in masum olduklarına dair ifade verdi. Ancak üç adam da suçlu bulundu ve 20 yıl ile müebbet arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı.
Aziz ve islam , 2021 yılında, duruşma sırasında savunma ve savcılıktan gizlenen önemli FBI belgelerinin keşfedilmesini de içeren bir soruşturmanın ardından aklandılar . Aziz, aklandığı sırada 83 yaşındaydı; islam ise 2009 yılında vefat etmişti.
Tarihte gerçekten üzüldüğüm insanlar ve olaylar olmuştur. Malcolm X ölümüne en çok üzüldüğüm insanlardan biridir. Dünya çapında bilinirliğe sahip olma, iyi ve güzel şeyler başarma ihtimaline sahipti. Yolunu kestiler. Öldürülmeseydi kendisi bir çok insanın ismini duyduğunda saygıyla anacağı bir insan olacaktı. Irkçılığa karşı duruşu ve herkeste bulunmayan özel şeylere sahip oluşu takdirimi kazanmıştır.
Malcolm X 20. yüzyılın en iyi ve en çok liderlik vasfına sahip insanıdır. Hitabet yeteneği olan zeki bir adamdı. Kitlelere coşku verebilen, doğruyu ve gerçeği anlatmaya çalışmış, hayatını insan haklarını savunmaya adamış bir insandı. Değerleri vardı.
Bir röportajda, Malcolm X'in döneminde yaşamış bir adam:
"Hitap ettiği insanların düşüncelerini ve enerjilerini alıp bizlere geri vermesi ve bizi hayatımızda hissettiğimizden daha güçlü, daha kuvvetli hissettirmesiydi. Kötü durumumuzu, ikinci sınıf vatandaş olarak davranılmamızı ortadan kaldırıp bizi dünyanın zirvesinde gibi hissettiriyordu. Sinirinden yakıp yıkmak isteyen insanları, yapıcı olmak isteyen insanlara çevirebiliyordu."
"Asla kimseden sert bir şekilde nefret etmedim" diyerek insancıl oluşunu belli etmiştir.
Şu sözüyle birlik olmanın önemini anlatmıştır:
"Eğer size bir tokat atsam hissetmezsiniz bile çünkü parmaklarım ayrılmış durumda. Fakat size haddinizi bildirmek için yapmam gereken tek şey parmaklarımı bir araya getirmek."
Şu sözüyle de korkusuzluğunu:
"Endişelenmiyorum. 20 yıl önce öldüğüne inanan bir adamım ve ölü bir adam gibi yaşıyorum. Hiçbir şeyden ve hiçkimseden korkmuyorum."
Ölümünden sonra bir kadın ağlayarak şunları söylüyor:
"Bizim için çok değerliydi. Böyle bir insanı kaybettiğim için çok üzgünüm. Annemi kaybetsem bu kadar ağlayacağımı sanmıyorum."
+ Malcolm sizin için ne ifade ediyordu?
"Malcolm X bizim için bir kurtuluştu ve umarım hepimiz onun yürüdüğü yolda yürürüz."
Önce Elijah Muhammed ile birlikteydi ama hacca gittikten sonra Müslümanlığın biraz daha farklı olduğunu gördü ve Elijah Muhammed ile birlikte olmayı bıraktı. Onun bir şarlatan olduğunu gördü. Elijah Muhammed boş bir insandı.
Muhammad Ali'yi severim ama Malcolm X'e cephe aldığı için kızgınım. Malcolm X'in öldürülmesinde Muhammad Ali'nin parmağı yok ama manen yanında olabilirdi. Malcolm X karşıtı söylemlerde bulunmayabilirdi. Malcolm X'e sırt dönmesinde Elijah Muhammed'in şarlatan olduğuna dair söylemlerinin etkisi var.
Malcolm X, Muhammad Ali'den daha değerli bir insan. Daha zeki. Ama bu ikisinin aralarındaki ilişki dünya üzerinde gördüğüm çoğu ilişkiden daha kaliteliydi.
Malcolm X sevdiğim ve saygı duyduğum bir insandır ve bir çok eksiği olsa da örnek alınası bir insandır.
Son sözleri, eşine karşı "Her şey yolunda. Her şey yolunda." olmuştur.