şimdi oturup herkesin söylediği şeyleri bir kere de benim tekrar etmeme gerek yok. çok karışık, çok farklı bir dizidir, tanım yapmak gerekirse. ya çok akıllıca yazılmış ve ince planlanmıştır, ya da koca bir balondur.
sorulara cevap aramak çok yoruyor insanı. şu dile kolay 5 senede o kadar çok cevaplanmayan soru birikti ki artık kimse tam anlamıyla hatırlamıyor. bilgi alerjisine tutulduk hepimiz, alvar hanso kim diye çıldırırken en bariz olayları hatırlayamanlar çoğunlukta.
sıka sıka izleyeceğiz bu sezonu da. şahsi kanaatim şimdiye kadar biriken soruların %10unun açıklanacağı yönünde. birçok arkadaşım bu görüşü paylaşmakta. ilk sezondan beri sorularımı hazırlamıştım artık onu bile hatırlamıyorum. dile kolay 5 senede 3 farklı il ve şube, 4 farklı ev gördüm ama hala lost konusunda başladığım yerdeyim herkes gibi. beraber izlediğim arkadaşlardan biri istanbula gitti, iki senedir görüştüğümüz yok. bir tanesi nerede bilmem. işte böyle. kısaca hayat geçiyor, enerjiler bitiyor ve ben artık sadece başladığım işi bitirmek amaçlı izliyorum.
sayid i tarkan gibi havuza sokma fikri komikti, cem yılmaz a selam çaktım, alttan bir musluğun boşalttığını düşledim adeta. 2 farklı zaman beynimi yordu, kötü black smoke efektleri gözümü bozdu, sıkıntı içinde bitirdim. ben artık kurtulmak istiyorum bu illetten ya.