toplayınca 108 ediyor. 108 dakikada bir desmond'un düğmesine bastığı sayaç sıfırlanıyordu. ve son olarak jacob hugo'ya deniz fenerini 108 dereceye ayarlamasını söyledi.
--spoiler--
geçen bölümde gördüğüm sarı bebenin aaron olduğu belli oldu artık. ama orda ne arıyor, nasıl geldi bilemiyorum tabi. işler hala karışmaya devam ediyor bakalım ne olacak. bu arada jack'in karısı kim merak ettim açıkçası.
--spoiler--
vasatın azıcık üstünde bir bölüm oldu bu bölüm. çakma locke - jackob arasında bir savaş olacağı artık iyice kesinleşti gibi. iki tarafta kendisine asker topluyor gibi.
-bu bölümde jackob-dogen-hurley muhabbeti gerçekten çok komikti.
"biraz önce bir samuraya yalan söyledim adamım"
-jack bölümün kılı oldu bu sefer. bu bölüm genelde hikaye onun üzerinden gitti gerçi ama fener'deki aynayı kırarak çok küfür yedi sanırım. küçük bir çocuk gibi ne teklif edilirse "hayır" diyen, istediği bir şey olmayınca kırıp döken bir adam gibi jack. bence ne jack ne sawyer bu adanın koruyucusu olamaz. had sawyer'ı dharma köyünden biliyoruz biraz liderlik (boss) yeteneğinin olduğunu. ama jack'ten bi cacık omaz. o ada'Da bir ben, bir locke, bir de hurley var bu işte en başarılı olabilecek. yani bunların canditate olduğunu öğrendik sonuçta.
-ah clair vah clair. nerelere gitmiş o güzelliğin be güzelim? nerede The Hills Have Eyes'Daki güzelliğin, nerede şimdiki güzelliğin. dağıtmışsın resmen. ama hala ümidim var senden. o güzelliği geri istiyorum. bir şey daha istiyorum. eğer kate'i görürsen, onu eşşek cennetine yolla o baltayla. hem auron, hem sen, hem de biz kurtuluruz. sawyer-jack ikilisini saymıyorum bile bak. onları da aradan çıkarıverirsin istersen. ayrıca kusura bakma da dogen haklı sanırım, senin içine bişey kaçmış. ayrıca da çakma locke seni yiyor güzelim.
-jin de o salak hallerinden kurtuluyor anlaşılan. clair'in cozuttuğunu anladı. onu kandırdı ama karşısına şimdi de çakma locke çıktı. ne bok yiyecek çok merak etmekteyim. özellikle de clair yalan söylediğini anladığında. gerçi sawyer nerede çok merak ettim doğrusu. locke'u gördük ama kendsini göremedik.
-kate kevaşesi. lafım sana. bırak artık şu her yerden, yırtık dondan çıkar gibi karşımıza çıkmayı. sanki komşusunuz lan, koskoca ada'da jack ve hurley ile karşılaşmanızı, normal bir şeymiş gibi karşılıyorsun. hiç soru sormadan kıçını dönüp gidiyorsun ki yaptığın en olumlu hareketti (gitmesi) bu. umarım clair seni de siyahi dostumuz gbi eşşek cennetine yollar.
-bu bölümün en önemli şeylerinden biri de jackob'ın hurley ve jack'i yönlendirdiği deniz fenerindeki yazılar ve isimlerdi. jackob'un candidatelermzi dkizlediği yeri de öğrendik sonunda. tam daha çok meraklanacaktık ki jack ortalığın bir tarafına koydu. gerçi jackob da hiç sallamadı aynayı falan. geleceğini söylediği kişi (eğer gerçekten gelecekse) bir yolunu bulur dedi. asıl amacı jack'i kendi tarafına çekmek ki ben hala nasıl olacağını anlamadım.
-beim ilgimi çeken bir diğer detay da bu jackob efendinin inanılmaz soğukkanlılığı. ya hiç bir şey adamın umurunda değil ya da ben gibi herşey için bir planı var. adamın yüzünde hiç bir heyecan, hiçbir korku ifadesi yok. herşeye rağmen ben hala kendisinin iyi olduğuna inanıyorum. sonuçta black smoke gibi adam öldürmüyor.
izleyicisine saygısı olmayan, izleyicisini sosyal ortamlarda madara eden dizi.
şöyle anlatayım;
hani çok popüler bir diziyi hiç izlememişsinizdir; mesela kurtlar vadisi'nin ilk versiyonunu. bir gün merak edersiniz; ve o dizinin fanı, başladığından beri hiçbir bölümü kaçırmayan arkadaşınızla bir bölümünü izlemek istersiniz. diziyi izlerken aranızdaki diyalog çok dogaldır ki şu şekilde cereyan etmez mi? :
çömez: abi bu kim? neden böyle garip konusuyor?
fan: bu laz ziya. mafya babası. kızı da çakırın karısı.
çömez: çakır kim?
fan: çakır ilk sezonda polat'ı yanına ve korumasına alan genç mafya babası. ayrıca kumaranesi var..
çömez: hmmm...
(bir iki sahne sonra)...
fan: hassiktirr..
çömez: noldu ki? neden heyecanlandın ki polat'ın lafına?
fan: olum öyle deme, lafı baron'a soktu aslında; ikinci sezona gönderme vardı.
çömez: büyüksün abi...
oysaki lost'un 4 yıldır sıkı takipçisi bile olsanız, çok büyük bir fanı bile olsanız, diziyi hiç izlememiş bir arkadaşınız ile izlerken diyalog şu şekilde cereyan eder muhtemelen*:
çömez: abi bu genç cocuk kim?
fan: bilmem ki olum, daha önce hiç görmedim..(bir iki sahne sonra) hassiktir lan jack'in oğluymuş..
çömez: hmmm.. peki bu tapınaktaki adamlar jack'ten ne istiyorlar, bunlar dost mu düşman mı?
fan: bilmiyom olum, galiba dostlar, ama düşman da olabilirler.
çömez: hmmm...peki abi bu çekik gözlü claire denen hatunu tanıyorsa neden ondan çekiniyor?
fan: onu ne bileyim ya, gariba claire'e kötü bir şey olmuş..
çömez: abi sen 4 senedir ne izliyon allahaşkına? beni mi yiyon? ben bile senden çok şey anladım diziyi izlerken...!!!
velhasıl 4 yıldır hiçbir bölümünü kaçırmamış olsanız bile, çömez arkadaşınıza hava attıramayan dizidir, zira hala anlamamışsınızdır ne olup bittiğini. ondan bile az şey bilirsiniz, kafanız karışıktır...
hiç şaşırmadım jack in aynayı kırmasına, claire in ezekiel jackson tipli zenciyi baltalamasına, claire in arkadaşının black smoke olmasına... jacobın tapınaktakileri unutmalarını istemesinin nedeni sayid çoktan aralarına dalmış olması. muhtemelen claire ve sayid gibi benim görüşüm şu kişiler de kötüye katılacak; sawyer, kate, ilana, richard.
millet'i losangeles'te toplayıp.ergenekon amerika olacak gibi görünüyor.bu da yedinci sezon demek.aga ben gıcık oluyorum.tek bölümü dokuz milyon dolara çıkıyormuş. (bkz: hayvanoğlu hayvan).
eh işte denilebilecek bir bölümdü. jack in aynada 23 derecede kendi evinin yansımasını görüp aynayı kırması çok gerzekçeydi.insan bir merak eder yazıları okur araştırır. yok sanki çok normal kameralı sistem kurmuş biri , evi gözetliyormuş gibi sinirlenip aynayı kırıyor aptalcaydı.taaa adadan evin görülüyor dallama jack. diziyi sonuna kadar izlesemde herşeye mantıklı cevap verebilecekleri ve diziyi şanına yakışır şekilde sonlandıracaklarına olan inancım kalmadı.
bu karakterler hiçbişeyi bizim kadar merak etmiyolar ya kafayı yicem. ulan hurley iti jack diyo bizi izliyo falan filan, jacobu görünce sorsana ne ayaksın sen kimsin niye dediğini yapmak zorundayım diye.
--spoiler--
jack in yine mallığını ortaya koyduğu bölümlerden biriydi. lan olum ne kırıon aynayı bi de diğer numaralara bakaydın. bu arada 51 numarada kate i görüyoruz ve daha üstü çizilmemiş o halde kate de adaylardan biri olmalı ya da belki de ölür. 108 numaraya gelince orada karşımıza pek de aşina olmayan bi isim geliyor. belki adaya yeni gelecek kişilerden biridir. sorulara cevap vermeyen bi bölümdü ama çok da kötü değildi.
--spoiler--
--spoiler--
çok merak ettim hugo ben adayım ve istediğimi yaparım. sen neden avluya dönmüyorsun dediğinde dogen amcanın söylediği korece kelamlarda neydi hugonun bilmesini istemedi jacob, kesin bi bit yeniği var orda.
--spoiler--
heycanlandırdığı kadar sıçmaya da başlayan dizidir.
--spoiler--
hani iyi güzel dedik şu güne kadar her şeye. uçan duman var ama tamam dedik neyse, yok sağa sola taşınan ada var sesimizi çıkarmadık. hiç olmazsa bunlar olağandışı olsa da lost'a has şeylerdi. ama bir tek büyücülerin kullandığı cam küre eksikti dizide. ayna yaptın bi de kule dikip süsledin diye yedik mi şimdi biz, bildiğin büyücü küresi lan bu. jack'te tam bir mal olduğunu ispatladı zira tam cevaplar alabileceğimiz merak uyandıran bir şey bulmuşuz, "ismim niye yazıyo lan burda" diye bağıra çağıra parçaladı cihazı. lan amc.k orda 359 kişinin daha ismi yazıyor belki bi işe yarıyor ne diye kırarsın güzelim aleti ?
ayrıca bölümler için artık 40 dakika çok kısa gelmeye başladı. dişimizin kovuğu dolmuyor yani bu kadar sürede, ki bölümün sonuna da yalnızca 12 bölüm kalmışken bu kadarcık bölümlerle tüm soruları cevaplamalarını imkansız buluyorum. tabii lost bu, izlemeye devam edeceğiz.
--spoiler--
6. sezonda henüz görünmeyen desmond'ın -ki bence karakterlerin hepsi hikaye* en kilit karakterdir kendisi- en kısa zamanda belerip soruların çoğuna cevap olacağını düşündüğüm dizilemeyen dizi.
--spoilerın allahı--
black smoke jacop'ın kardeşidir. oh be. bir derdim var a yazacaktım neredeyse. tahmini içinde tut tut, nereye kadar?
--spoilerın allahı--
soruları cevaplayacağına ortaya yeni sorular atan dizi. bu dizinin sonu b*ktan bir şekilde bitecek, sözlük yazarları da anlamayanlar ve anladım ayağına yatanlar diye ayrılacak kesin.