insanın kendi iç sesini kâğıda dökme cesaretidir. yalnızlığın, sabrın ve kendinle didişmenin uzun soluklu bir hâlidir.
Her sayfa, yazarın kendine tuttuğu aynanın bir yansımasıdır. kimisi o aynada hikâye görür, kimisi yara. Yazmak, bazen anlatmak değil, artık susamayacak kadar dolmaktır.
3 ay önce bitirdiğim eylem. başkası adına yazdım ücretli. sadece geceleri yazabildiğim için tam bir buçuk senemi aldı ama iyi bir ürün çıktı. herif şimdi ekmeğini yemekle meşgul.
''yazmak''
ya yürekten gelince yazacaksın
ya yazarken yürekten gelecek
- “aşk olmadan meşk olmaz!”
meşka –farkedip ayırmak- olur mu sanırsın?
ayak ucunda ölüm – mazi ardında külün
yele gidecek harmanın – ömrün
hazır mısın?
sen bal yapacaksın alem yiyecek
hissene düşen zehirli bir lokma
hep taze
var mısın?
yeni kıymetler icâd edenlerin
etrafında döner dünya – gerçek
ama kurnazların etrafında döner çoğu zaman
halk ve şan – böyledir
yalancı dünyanın gidişi
hasad ötede
yazar mısın?