ilginç özellikleri var mesela, kara sinek peşinde koşuyor yakalamaya çalışıyor, düz duvara tırmanıyor.. yakalamayınca kızıyor sinirleniyor yatağımın altına girip çıkmıyor.
yapılan kedi muhabbetinin üzerine büyük bir özlemle anılır. için burkulur, yanında olsun istersin ki sevesin. herşeyine razısındır, tırmalasın, ısırsın. karnını sevip sinir etmek istersin. sevgiliyi özlemek gibidir sahibi olduğun kediyi özlemek...
besliyorum değil de onunla beraber yaşıyorum denmesi gereken hayvandır. zira o kadar cool takılır ki evin içinde kim kimin evinde yaşıyor bazen unutursunuz.
bu pezevenkler bazen aynen komedi filmlerindeki gibi felaketler zinciri (hani karakterin başına kova geçer, ondan kurtulmaya çalışırken tırmığa basar vs vs..) başlatabiliyorlar.
sabah kalkmışsınız, elinizde yeni yaptığınız kaynar kahve var, gelmişsiniz bilgisayarın başına oturmuşsunuz, netten günün gastelerini okuyorsunuz.
bey efendi hop diye gelip kucağınıza atlıyor, orda olduğunu farketmemiş olduğunuz için kahveyi dökmekten son anda, fincanı havaya kaldırarak kurtuluyorsunuz.
sonra fincanı bilgisayar masasına koyuyorsunuz
ama arkadaş yerleşemedi, kucağınızda dönüp duruyor.
bir anda fincanın çok yakında olduğunu farkediyorsunuz. aklınızdan tek bir düşünce geçiyor;
"dökecek"
fincanı daha güvenli bir yere koymak için hamle yapıyorsunuz, ama artık çok geç.
kedi götüyle fincana çarpıyor.
döktüğü anda panikle basıyor gidiyor tabi,
sonuçları;
*ayakta 1. derece yanık (şu an henüz sadece kızarık, bir şey yok da acıyo biraz ahahdsadsad)
*içine kahve kaçmış klavye (yedeğiyle değiştirildi)
*kahve içinde kalmış zemin & bilgisayar masası (ıslak bezle silindi)
*kahve olmuş koltuk (tuvalet kağıdı döşedim üstüne oturuorum)
*aynen kirliye atılmış eşofman*, çorap ve t-shirt
*göğüsteki tırmık yarası (kahve döküldüğünde kaçarken benden destek alıp göğsüme basarak zıpladı, arka pençesini derime geçirdi)
*piç olmuş sabah kahvesi keyfi
Mart ayının gelip geçtiği şu günlerde evimin duvarında eş arayan canlılar tamam kızışma dönemindesin ama bu uzun hava söyler gibi olmuyor kedi kardeş uyuyamıyoruz hayvansevEr biri olarak sana terlik atmak istemiyorum ama beni buna zorluyorsun neyse umarim bu kadar çabandan sonra kendine göre bir dişi bulursun ve çile sona erer .*
garip bir enerjileri var. insandaki negatif enerjiyi hissettiğinde ayaklarına dolanma ihtiyacı duyuyorlarmış. bu enerjiyi uzaktan çekmeleri mümkün değil mi acaba..
sanki sevgili. hayatimda beni bu kadar mutsuz edip ustune bu kadar mutlu eden bir canli olmadi. birakip gittin, birkac ay ortalikta gorunmedin diye gunlerce trip atar, yanina gelmez, her yerini yara bere icinde birakir. gunlerce pesinde kosarsin barissin da bir defa opsun diye, kutu kutu islak mama alirsin bana misin demez ama onun da bir kirilma noktasi vardir, ozlemistir cok. bir gece ansizin pat diye gelip suratin ortasina yatar. yorgani ac icine giricem der. butun gece sarilarak uyursunuz, aylardir uyudugunuz en huzurlu uykudur bu.
saklanma, korunma konusunda inanılmaz derecede zeki olan hayvan. o kadar zeki ki, yağmurlu bir izmir gününde kendisine yatma yeri olarak park etmiş araba lastiğinin üst kısmını tercih etmiş. (bkz: kedi canını senin) dedirtmiştir.