saklanma, korunma konusunda inanılmaz derecede zeki olan hayvan. o kadar zeki ki, yağmurlu bir izmir gününde kendisine yatma yeri olarak park etmiş araba lastiğinin üst kısmını tercih etmiş. (bkz: kedi canını senin) dedirtmiştir.
hayatın anlamıdır.
o kadar bağlandım ki anlatamam. bir de iyice laftan anlar oldu bu bizim sıpa. gece annem odasına giderken "mısııır hadi gel yatalım" diyor. bizim küçük bey annemin peşinde tin tin tin odaya gidiyor. yatağın köşesine kıvrılıyor.
allah eksikliğini vermesin. hastalanacak diye aklım çıkıyor. bebekken geldiğinde hastaydı asla unutmama o günlerini. yürümeye bile mecali kalmamıştı bebeğimin. derdini de anlatamıyor, sadece miyavlayıp duruyor.
gerçekten melek bunlar melek. kokusunu özlediğim canım oğlum.
cumartesi günü sabahın en kör saati mama için uyandırır. kalkar verirsiniz... 10 dakika sonra tekrar gelir uyandırmaya kum kabı pistir ve sabah tuveletini yapmak istemektedir. bir göz kapalı temizlersiniz. gider gene yatarsız. tam dalmışsınız uykunuza devam etmek üzeresiniz. işte tam o sıra gelir atlar üstünüze... karnınıza yatar başlar mııırrrr mırrrrr. yaptıklarınız için teşekkür edercesine.
gülümseyerek öpersiniz, sarılırsınız, sonra birlikte uyursunuz öğlene kadar.
mart ayı gibi bir beklentiye girmeyen hayvanlar. mart ayı klasikleşmiş ya da evrim geçirdiler. zira bundan aylar evvelde sokaklarda aleni sevgi gösterilerinde bulunanları gördüm ve hatta şu an beş günlük olan üç yavruya bakmaya çabalıyorum. evdeki kedim de bunun bir göstergesi. kesinlikle mart ayı olayını aşmış bulunan hayvanlar...
doğalgazını saldığı an içeri öyle bir kokar ki, bakü tiflis ceyhan boru hattına bile yeter. birden dünyanın en sevimli hayvanından en sevimsiz hayvanına dönüşür.