arkadaşın biri* iç çamaşırı satan bir küçük mağazaya girmiştir. aramıştır taramıştır en sonunda fiyatı makul bi sutyende karar kılıp kasaya doğru yol almaktayken kasada bir adamın durduğunu görmüştür. utana sıkıla yoluna devam etmiştir. kasaya gelmiştir, parayı ödeyecektir ama adam gayet sakin ve biraz alaycı bir ifadeyle,
- isterseniz birkaç tane daha alın, rahat bunlar.
demiştir, suratı sırıtmaktamsıdır, ama arkadaşın yaşadığı şok kısa sürmüştür ve hemen cevap vermiştir,
taksimdeki pasajlardan birine girilir. fazlasıyla rağbet edilen, bir çok şubesi olan giyim mağazalarından biridir. bot alınmak üzeredir. arkadaş da pantolon ve bir sweat deneyecektir. o kabinde denerken alınan botun parası ödenir. ve çalışan elemanlardan birine arkadaşın giydiği pantolonun fiyatı sorulur. ne niyetle bilinmez, alakasız bir şekilde eleman (ipnetor), olmayan aklıyla cevap verir olaylar gelişir...
içerde hayat durur , o kalabalığa rağmen ses çıkmaz ve herkes kafasını vesh e çevirir bir anda. yapma vesh cevap verme şu ipnetora der içinden ama arkadaş kabindedir hala ve sessiz kalamaz bu bünye :
ablam çalıştığı bankada uzman yardımcılığına yükselmiştir, bunu çekemeyen epey kartlaşmış ama hala yükselememiş diğer insan kişileri ablamı; ankara genel müdürlüğü arayıp ünvanını geri aldırmakla tehdit etmişlerdir.
konu banka müdürüne taşınmıştır. banka müdürünün ablama verdiği yanıt tarihidir:
+ o kadar yetkileri varsa söyle onlara, genel müdürlüğe bi telefon açıp kendilerini uzman yaptırsınlar o zaman!!
yer: bakırköy adliye sarayı ikinci cocuk mahkemesi duruşma salonu
saat: yaklaşık olarak 11:30
avukatı sinirlendiren olayın özeti: müvekkili olduğu şahıs hırsızlıkla suçlanmaktadır fakat hırsızlık konusu olan mallarda sanığın kişisel iz ve emarelerinin olduğundan bahisle bu eşyaların hırsızlık malı değil de zaten bizzat sanığa ait olduğu ileri sürülmektedir ve avukat 3 duruşmadır dilekçe vererek adli emanetten hırsızlığa konu olan eşyaların getirilmesini ve hakimin görsel keşif yapmasını istemektedir fakat üç duruşmadır adli emanet söz konusu eşyaların listesini yollamaktadır. duruşmaya başlanmadan önce avukat söz ister
- sayın hakim biz dilekçemizde ne istiyoruz siz kim bilir nasıl bir müzekkere yazıyorsunuz ki üç seferdir aynı yanlış oluyor
-* ne biçim dilekçe yazmışsınız böyle dilekçe mi olur anlayamadık ki dilekçenizi avukat bey *
-* halbuki türkçe yazıyoruz...
divan şairlerinden fuzuli ve ruhi güzel manzaralı bir mekanda yürüyorlarmış. manzaranın en güzel yerinde sıska çelimsiz bir sokak köpeği görmüşler. ruhi durumdan istifade edip:
ruhi: bu köpek de bu manzarada fuzuli.
fuzuli:o zaman vurayım tekmeyi de çıksın kıçından ruhi...
diyerekten tası gediğine koymus.
(kaynak: uykusuz sayı: 4, yiğit özgür, orada olabilirdim. )
-Kadınlar neden tuvalete çantayla giderler
+Çünkü erkekler tuvalete gittiğinde ellerinde tutacak bir şeyleri vardır.Kadınlar bu eksikliği çantayla giderirler.