kibirlidirler: annem
mütevazı, tok gözlüdür: sevdiğim. (fakat kavuşamadığım)
hayatımı zindana çeviren iki kadın. hayatımda bana en yakın olmsını beklediğim kadının kibri yüzünden hayatımın tek aşkı olan kadını kaybettim.
dost kazığı diyorlar ya, insan kazığı annesinden yiyorsa..
üstelik hala haklı olduğunu iddia ediyor ve -bırakın adam yerine koymayı- insan yerine bile koymuyorsa,
ve hala doğru yaptığını düşünüyorsa,
ve ona, yaptığının yanlış olduğunu söyleyecek kimse de yoksa,
ve hala burnunu havaya dikip 'haklı'ları oynuyorsa..
ve kocasına yapacağı tripleri size yapıyorsa..
oturun ve ağlayın halinize.
yaptığın en dramatik olayda bile bir kadın ismi geçiyorsa . Dikkatini hüznünü bir kenara atıp o kadının kim olduğuna dair açıklama yapmanı bekler o kadar.
7 tane kadının sohbet ederken kendilerini kaybettiklerinde çıkardıkları ses seviyesi, beşiktaş taraftarının tribünde çıkardıkları ses seviyesine eşittir!
isyeeaaannn.
neden ısrarla yalana sığınırlar? aşık oldukları halde, defalarca yakalandıkları halde, yemin ettikleri halde..
neden?
ve kandırılan taraf olduğun halde, neden ölüyorum edebiyatını onlar yapar?
yazmaya başladım madem, kalmasın içimde..
afrikadaydım 15 gün boyunca, normalde cuma günü türkiye'de olacaktım, oldum da. ama sürpriz yapmak için, söylemedim..
derse gittiği yerdeki bir arkadaşıyla konuştum, anlaştık. uçağımın ertelendiğini söylemiş ikna etmiştim. plana göre arkadaşı hadi çikolata almak için dışarı almak için çıkalım diyecekti, migros'a girecekti kendisi sen dışarı da bekle diye söyleyecekti ona. sonra ben elimde gülle çıkacaktım. oldu da, arkadaşı girdi içeriye bende saklandığım için bilmiyorum o dışarıda kaldı mı diye. allah işte bu, gösterecek bişeyleri.
aradım, açmıyor. aşkım sonra konuşalım dedi, sonra açtı.
-aşkım neredesin?
-dersin olduğu yerdeyim aşkım
-içerdesin yani?
-evet aşkım..seni çook özledim(konu değiştirmeye çalışıyor)
-hocaların nasıl?
-iyiler aşkım içerideler
-aşkım sen dışarıda gibisin korna sesleri falan?
-bebeğim balkona çıktım (!)
işte burada bitti olay, balkondaymış..
arkana baksana dedim, hızla dönüp o göt oluşu şu yaşımda başka hiçbir yerde görmedim.
ve hocam iki maske almıştım, biri benim biri onun.
arkasına türkiye'de "bir maskenin iki yarısı olmaya var mısın?" yazdırmıştım..
planı eğer büyütseydim evlilik teklifi olacaktı. aşık olduğunu biliyorum ama ısrarla yalan söylüyor. nasıl güvenebilirim? ve yalancı olduğunun farkında değil. şunun için yalan söylenir mi? daha üstünde ki makyajı falan söylemiyorum. ama gram bir şey hissetmedim o yüzünü görünce.
kesinlikle anlaşılması zor olanlardır. net değillerdir. kapıları vardır ve tam kapanmaz. mutlu olduklarında karşısındaki insanın da mutlu olduğunu düşünürler. zordur onları anlamak , beyinlerinin içine odaklanmak. fazla sormayacaksın arkadaş , yormayacaksın kendini. ufak-tefek yalanlarını hoş göreceksin bazen. yoksa bir sıçan girer beyninize yer o beyni. ve kadınlara dair kafadan atılması gereken tek düşünce şüphe olmalıdır , yoksa şüphe öldürür , biline...
zordurlar. ne kadar iyi olursanız olun onlar seçer bizi. ilişki böyle başlar, bizim söylememizle değil yani. ve bir kadının kalbini kazanmışsanız değerini bilin, sevin.
ekserisi her şeyi hatırlayıp bunları kullanma isteğine sahip türdür. bir şey mi yanlış yaptınız? yandınız çünkü önünüzdeki 50 sene o olay size hatırlatılacaktır. bazen öyle bir hale geliyor ki insan, bunlar biri hata yapınca herhalde seviniyorlar diye düşünüyor. hafızalarını bu olayları hatırlayacak kadar başka uğraşlara kullansalardı, feminizmi doğuran nedenler ortadan kalkardı.
çoğul eki kullanmadan da yeterince ürküten varlıklar. nasıl davranacaklarını kestirebildiğim ama ne planladıklarını asla tahmin edemediğim, insanların dişi versiyonuna verilen ad.