Yıllar önce kendisine yapılan bir davranışı dahi unutmayan ve bunu önünüze yığıp sizden hesap sorabilen bir varlıktır.
islam öncesi Türklerde askerlik yapabilen, kurultaylarda ve diğer ülkelerden gelen elçilerin kabulünde yöneticiden sonra etkin rol alan kadın; islam inancına giren Türklerde biraz daha geri planda kalmış ve kutadgu bilig gibi eserlerde kadının yerinin evi olduğu ve erkeğin onun sözleriyle hareket etmemesi gerektiğinin altı çizilmiştir. (Nizamülmülk'ün ve ibnü't-Tıktaka'nın siyasetnamelerinde dahi kadının siyasi işlere karışmayıp sadece kendine çizilen dairenin içinde yaşayıp ona göre hareket etmesinden bahsedilmektedir. Elbette bunlar teoride olup Türk-islam devletlerinde yine de kadınlar siyasette ön planda olmuş; hatta 13. yüzyılda Hindistan'da bulunan Delhi Türk Sultanlığı'nın tahtına Raziyye Begüm Sultan oturmuştur. Buraya öncesinde cariye olup daha sonrasında Memluk Sultanlığının ilk hükümdarı haline gelen Şecerüddür'ü de ekleyebiliriz bence. Merhum Bahriye Üçok'un kadın hükümdarlar hakkında kitabı var, okuyabilirsiniz efendim)
Bunun yanında başrolde Özge Özpirinçci'nin yer aldığı ve 2017'de yayınlanan, Şirin adlı bir çirkefi de içinde bulunduran bir dizinin adıdır, evet.
arkadaşlar karşıdakini salak sanarak en büyük hatayı baştan sız erkekler yapıp kaybediyorsanız bu kadının suçu değil sizin aptallığınızdır. adam olun kıymet bilin
adamı vezir de eder rezil de. hayalindeki kadınla çıkıp yatarsan vezir gibi mutlu ve kibirli olursun. hayalindeki kadınla çıkıp yatamazsan rezil olur ve hayattan bunalırsın. böyle bir şey...
ilişkinin başlangıcında başlama ya da başlamama kararını verendir. neticede '' benimle çıkar mısın ? '' sorusunu istisnalar dışında erkekler yöneltiyor.
bir de erkekler arkadaş da olsa sevgili de olsa yine istisnalar dışında tatlı suratlı ve düz karınlı kadınlarla bir araya geliyor. hani nerede kafa uyumu ? ben neden rastlamıyorum ?
hakkında çok soru işareti var kafamda. çelişkilerini de fark ediyorum kadının. ama tüm bunlar benimle ölecek. asla aşık olabileceğimi sanmıyorum. zaten o kadar değersizmişim ki beni sohbete bile davet eden kadın yok.
sevmediğim hayatın sevmediğim bir yönü kadınlarla aramda uçurum olması... demek ki neymiş ? isteyince yaparsın diye bir şey garanti değilmiş.
mükemmel bir dünyada dış güzellik yerine iç güzelliğe önem verilebilirdi. yine mükemmel bir dünyada normal görünüşlü ama çok zeki bir insan çok güzel bir kadınla çıkabilirdi. ama dünya mükemmel değil, insanlar da dış güzelliğe tapıyor.