--spoiler--
“Hayat için Savaşanlar” kitabında beni çok etkileyen bir şey yazıyor, buna benzer bir şey: kadınlar sadece doğum yaparak herhangi bir savaş kahramanından daha çok acı, hastalık ve sefalet çekiyor. Ve kadın bu başarı için ne görüyor?
Doğumdan dolayı deforme ve çirkin olmuşsa bir köşeye itiliyor, bir süre sonra artık çocuklar da ona ait olmuyorlar, güzelliği de geçmiş oluyor. Kadınlar insanlığın devamını sağlamak uğruna çok acıya katlanan birçok çenesi düşük özgürlük kahramanından daha yürekli, çok daha gözüpek ve çok daha fazla savaşan askerlerdir.
--spoiler-- **
Sahne: Alkol muzik kadın kadinin gecememis ask acıları. Kadinin boynu çiçek kokusu. Kadinin gözleri. Çiçek kokusu.dudaklari. Çiçek kokusu.
- bu gece bacaklarımı açarım sana sonra bir daha görüşmeyiz. Bunu mu istiyosun?
-Hayır. Ben sana kavanozda evden yemek getirmiş kisiyim. Senle bi ani yaşarken o anin icinde olmani istiyorum. Geçmişte olmanı degil.
-buna katlanabilecek misin?
-bekleyeceğim.
.
.
.
Kadin uzanmış. Kadın güzel. Kadin opulmeyi bekliyen kadinlar gibi güzel.
Dudaklarin ince benimkiler gibi.
.
.
.
Mmm
Işığı kapat.
Evet
Evet
Durma
Sabaha kadar yapabilirim.
Mmm
Mm
.
.
Kadin. Kurek kemigi. Terk edilme öncesi kadin sırtı.
Kadinin sol eli goguslerinde. Az once sevismemis gibi.
-Bence artık evine gitmelisin.
-ben sevmek istiyorum.
- Ölü balık gözleri. Yesil kuru.
Geri geri cikilan kapi. Merdiven.cimen yapraklar cimen yesil kuru.
cicek kokusu yok.
edit: bazısının içine kolay giriliyor ama çıkılamıyor.
Söyledikleriyle yaptıkları asla tutmayan güçsüz sinsi kendine güvenmeyen rol yapan ve çevresindeki erkeklere kendini masum göstermeye çalışan canlı türü, kadınlar hakkında bugüne kadar öğrendiğiniz herşeyi unutmalısınız, toplum kendi düzenini korumak için size herşeyin tam tersini öğretti.
Kadınların yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmaz. Konuyu derinleştirelim,Direk sadede geleceğim.Kadınların söyledikleri ile yaptıklarının tutmamasının nedeni “sosyal kabul” dür. Toplum çoğu zaman bir patatesi çevreleyen ve yetiştiren toprak görevi görür.Toprak kendi içinde olan mineraller ve özelliklerine göre patatesi besler ve büyütür.Toprağın mahsulü patatestir ,toplumunki ise insandır.Toplum sahip olduğu değerleri güçlü bir şekilde kişiye nüfus ettirerek onu yetiştirir.Ve bu kişilerin genelde aynı tipte olma eğilimi göstermeleri bundandır.Bu insanların ise kendi alıştıkları çizginin biraz dışında olan bir kişilere bile genelde ne kadar negatif yaklaştıklarını düşündüğünüzde bana daha çok hak verebilirsiniz.
Toplumumuzda kadınlar her zaman kim olduklarıyla ve haraketleriyle daha ön plandadır. Eğer sosyal olarak kabul edilenin dışında bir davranış gösterirlerse çevresi tarafından kolaylıkla sosyal lince uğrayabilirler. En açık sözlü kadının bile,”evet bir keresinde evli bir erkekle beraber olmuştum ve çok güzeldi” dediğini duyamazsınız.Çünkü toplum tarafından
anında kınanırlar,dışarıya itilirler .En basitinden huzurları bozulur.
Erkeklerin bile bir kadına yaklaşma korkularının temelinde toplum tarafından dışlanmak olduğunu düşünürsek ve bundan ölümüne korktuklarını göz önünde bulundurursak,daha güçsüz olan kadınlardan bu performansı beklememiz gerçekçi olmazdı.
Diğer bir yandan kadınlar kendi içinde kendi öğretilmiş değerleriyle çelişen bir harakette bulunuyorlarsa bile,bunu çoktan kendi mazur gösterebilecek bir şekle sokmuşlardır bile.
Şu soruyu soracağım.Herkes trafik kurallarına uyulması gerektiğini söyler değil mi ? istisnasız hepimiz toplumun düzeni için bunun olması gereken bir durum olması gerektiğini biliriz. Peki arabanızla normalde dönüş yapılamayan bir yerden eğer size ceza yazılmayacak olduğunu biliyorsanız döner misiniz ? Pek çok sürücü bunu yapar. Yada yaya iken size kırmızı ışık yanıyorken eğer araba gelmiyorsa karşıdan karşıya geçer misiniz ? … Hani trafik kurallarına uymalıydık ? Kadınlar da kendilerine toplumda toplumsal olarak kendilerine ceza yazacak trafik polisleri varmış gibi tetikte olurlar (sadece kadınlar değil,biz erkeklerde) bu yüzden hiç bir kadın sokakta onu durduran birisine telefonunu vermeyeceğini söyler,hiç bir kadın tek gecelik ilişki yaşamayacağını,hoşgörülmeyen vasıflara sahip bir erkekle birlikte olmayacağını söyler.Çünkü kadınların adeta toplumsal bir sicilleri vardır ve ileride bu ölçüde kendilerine sosyal olarak iyi bir yer edinecek ve evlenecek bir adam bulacaklardır.
Kadınlara ne tarz erkeklerden hoşlandıkları sorulduğunda size olması gerekeni adeta kendileri yaptıkları oymuş gibi söylemeleri her zaman doğruları çarpıttıkları anlamına gelmez.Evet buna kendileri de inanılar bazen.Ama kadınlar pasiftirler ve on
tane sevgili edinmek için pek bir şey yapmalarına gerek yoktur.Ama biz erkekler için durum böyle değil,bizim arayışta olmamız ve denememiz gerekir.Bu yüzden kadınlar yeni şeyler şeyler denemezler,bildikleri şey onların ayağına gelen
talepkar bir erkeğe istenildiğinde iyi davranmayarak elemek yada beğendiklerini kabul etmektir.Ama asıl zor olan savunma yapmak değil,kaleyi fethetmeyi öğrenmektir.
Bu şu örnekle açıklayayım.Bir kadının gerçekten beğendiği ve ona bakmayan bir erkek karşısında nasıl elleri kolları bağlı kaldığını iyi biliyorum. Kolayca içimizdeki en toy erkeğin yaptığı hataların hepsine teker teker düşüp duruyorlar.Yeter ki böyle bir durum olmayıversin. Çünkü ömürleri boyunca hazır olana alışmışlar ve erkekler ayaklarına gelmiş.Onların ilgisini çekmeyen bir erkeği nasıl tavlayacakları konusunda bir fikirleri yok.
Kadın tavlanılmaya alışmıştır,tavlamak ise tamamen farklı bir olay.Kadınlar bizim bahsettiğimiz anlamda karşı cinsi tavlayamazlar.Onlar savunma yapmayı bilir,kaleye on ordu saldırıyorsa,içlerinden hangilerini savuşturup,hangilerini içeri almaları gerektiğini bilirler,pasif taraftırlar,size kaleyi kuşatmanız için bir tavsiye veremezler.Bu yüzden çiçek al,ısrar et,iyi davran vb… diyerek saçmalarlar.
iyi kız profili çizmek sadece kadınlara ait bir istisna değildir.biz erkekler içinde durum benzerdir, fırsat buldukça olması gerekeni ve kabul gören seçeneği ifade ederiz.Duyarlı gibi görünürüz.Kendi içimizde adaletli ve iyi bir insanızdır ama hayatınız boyunca çevrenizde tam tersi olduğunuzu söylecek insanlar topluluğu bir kadının yattığı serseri,evli vs. erkek sayısından üstüncedir. Fırsatını bulunca hepimiz birden iyi ve düzgün adam moduna gireriz. Ama önemli olan bunu gerçekten ne kadar sürdürebiliyor olduğumuz ve ne ölçüde itiraf edebiliyor olduğumuzdur.Aksi taktirde bu başkalarını kandırmak anlamına gelir.
Vaziyete bakın.Eminim biraz mantıklı olsaydık,hiç birimiz kısa bir dünya için bu kadar birbirimizi yemezdik ve bu kadar savaşlar olmazdı.Baksanız herkes dünyada savaşların olmamasını ve aç insanların olmamasını diliyor. Peki bu kadar savaşı kim çıkartıyor ? Ve neden bu kadar aç insan var, demek ki çoğu zaman dile getirdiklerimizi yapmıyoruz.
Son sözlerimi söylemem gerekirse,
Çevremdeki pek çok erkeğin kadınları anlamaları gerektiği gibi enteresan bir fikre kapıldıklarını görebiliyorum.
Bu konu erkekler için ayrı bir felaket.Ve kadınların erkekleri uyuttukları ayrı bir konu olarak sürüp gitmeye devam ediyor.Kadınlar kendileri bile tam olaran neyi neden yaptıklarının farkında değillerken ve bunu açıklayamıyorlarken benim onları anlamaya çalışmam saflık olur.
Malesef kendi kız arkadaşlarım da dahil pek çoğu kendi davranışlarına neden olan şeyleri farketmekten uzaklar. insanı bir makine gibi düşünelim.insanın iç organlarından bir bozukluk olduğunda kendi kendine ameliyat yapabiliyor mu ? Daha önce hiç bir yerde görmemiş olsak kaç tane böbreğimiz yada kaç tane akciğeri var onu bile bilemezdik. insan
kendisinden bir haber bir yaratık. Yada şöyle açıklayayım bir kimsenin iyi araba kullanabiliyor olması o arabanın motoru konusunda bilgili yapmaz.Kadınlarda sırf kadınlar diye ilişkilerden anladıkları anlamına gelmez.Zaten kadınların böyle bir şeye ihtiyacı da olmadığı için yukarıda açıkladığım örnekteki gibi böyle bir konuda uzmanlaşmazlar.Bu yüzden eğer yardım alınacaksa ilişkilerin psikolojisine inmiş bir erkekten yardım almakta fayda var. Yoksa kadınlara sorduğunuzda her seferinde bir şizofrenin hasta olduğunu reddetmesi yada tecrübeli bir yalancının göz göre her şeyi inkar etmesi gibi
davranacaklardır.Burada kadınların bir hatası olduğunu söylemiyorum,ama içi boş tavsiyelerle pek çok erkek harap edildi,bunu yapmaya hakları yok.
Son olarak,
Gerçekten güzel ve sevgilisi olduğunu bildiği bir erkekle yattığını bildiğim bir kadın bana gayet naif bir görüntü çizerek kendini “içi dışı bir” bir kişi olarak tanımlamıştı.Çünkü çevresine ve hatta kendine çizmesi gereken profil oydu. Tabi ki sorsam bu tarz ilişkileri ahlaksızlık olarak ifade edecekti. Ancak bana bu sırrını söyleyebileceği bir durum
oluşsaydı şayet,ona dert etmemesini söylerdim çünkü kadınların yapısal olarak ,bir erkek tarafından uyarıldıktan sonra çokta etik yada kuralları önemseyen varlıklar değillerdir.
Kadınlar pasiflerdir ve yukarıda saydığım sebeplerden de onları anlamak değil.Onların direksyonuna geçerek yönlendirmeyi öğrenmek gerekiyor.ihtiyaçları olanda bu.
EN ÖNEMLiSi KADINLARA ASLA GÜVENMEYiN, KENDiNiZE AŞIRI GÜVENiN. güveneceğiniz tek kadın anneniz olmalı.
Yüzüğü takana kadar Sexy, Cilveli, eğlenceli, hayat dolu.
Yüzüğü taktıktan sonra yönetici, cia çalışanı, entrika uzmanı, aileler arası ilişkiler Bakanı, suratsız .
"hayır, insan kadın hakkında konuşmayı sadece kadından öğrenir. ne kadar çok sayıda kadından öğrenirse o kadar iyi. bir erkek ilkinde sadece öğrencidir, ikincide çoktan eğitilmiştir..."
Sadece anlamaya çalışıyorum.
Nüfusunun büyük çoğunluğunun müslüman olduğu bir ülkede dünyaya geldin,
Erkek çocukları "siktir lan versene topumu" derken,
Sen "şştt ayıp açma bakayım eteğini" diye uyarıldın.
Sınıfta bunaldığında biraz kaykılayım dedin,
Karşı sırada eteklerinin altını nişan almış bir erkek bakışı görüp hemen oturuşunu düzelttin.
Çıktığın çocukla olay cinselliğe geldiğinde "acaba zevkli olacak mı?"
Sorusundan çok "acaba elalem ne der?" diye düşündün.
işte tam o sırada düğmelerini açmaya çalışan çocuk da "kızım uğraştırma ya nolur"
Diye düşünüyordu ve zevkten başka inan hiçbirşey düşünmüyordu,
Sen topluma kitlendiğin sırada o senin kokunla sarhoş olmakla meşguldü.
Senin gözünün önüne tanıdıklarının yüzleri gelirken,
O biri bile görse vazgeçmeyecek kadar heyecanlıydı.
Senin sonraki ilişkilerinde daha önce sevişip sevişmediğini merak eden
Ve belki de bu konuya giren erkekler oldu.
Sağdan soldan dedikodu yapılmasından korktun.
Birisinin sünneti bile davul zurna, düğünlerle kutlanırken,
Senin ilk adet görmen utanılacak pis birşey gibi kafana işlendi...
Senin bir tek suçun vardı, kadın olmak.
Bunu sana söylemeye utanıyorlar, cennet anaların ayağı altında diye zırvalıyorlar.
Halbuki sana layık gördükleri sosyal ahlak bu anlattıklarım gibi.
Senin halbuki en güzel halin, en özgür halin.
bunu öğrenemediler.
Pardon, ben bir erkek olarak konuştum,