Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.
ingiliz Atasözü
Kadına inanan, kendini aldatır. inanmayan da kadını aldatır.
Çin Atasözü
Kadın,çalındıktan sonra duvara asılacak bir keman değildir.
Alman Atasözü
Bir toplumun gelişmesini görmek için, önce o toplumdaki kadınlara bakınız.
Napoleon Bonaparte
Kadınlar erkeklere söyleyeceklerini gözleriyle söylerler.
Alphonse Daudet
Kadınlar zayıftır, ama analar kuvvetlidir.
Victor Hugo
Hiçbir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.
Emile Zola
Kadının en büyük vazifesi analıktır.
M. Kemal Atatürk
Erkek savaş için yaratılmıştır, kadın ise savaşçının dinlenmesi için.
Andre Morris
Erkeği erkek yapan kadındır.
Emile Zola
Erkek olmadığıma memnunum; yoksa bir kadınla evlenmek zorunda kalacaktım.
Madame De Stael
iyi bir kadın bir erkeği etkiler, zeki bir kadın onda ilgi uyandırır, güzel bir kadın büyüler, anlayışlı bir kadın ise ona sahip olur.
Helen Rowland
Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne de diken. Koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur.
Refik Halit Karay
Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar.
Chamfort
Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa birşey istiyor demektir. Sesini yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir.
Anonim
Bir erkek ölürken kıpırdayan son yeri, kalbidir. Bir kadın ölürken, dili.
George Chapman
Tanrı kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti. Kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.
Ahmet Altan
Kişiye imandan sonra verilen şeylerin en hayırlısı saliha kadındır.
Hz. Ömer
Kadınlar sade bal değil, zehir tesiride yaparlar.
Halide Edip Adıvar
Kadınlar kendilerini sevenler için değil, onlara hükmedenler için can verirler.
Halide Edip Adıvar
Kadınlar güller gibidir, bir defa açıldılar mı, yaprakları hemen dökülmeye başlar.
William Shakespeare
Kadını güzel yapan Allah, sevimli yapan şeytandır.
Victor Hugo
Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.
Honore de Balzac
Kadın her şeyi affeder fakat asla unutmaz.
Konficyus
Kadın, erkeği kılıçsız zapteder ve ipsiz bağlar.
Tolstoy
Bir kadının güzelliği, ancak sevmeye başladığı zaman meydana çıkar.
La Bruyere
Bir kadından gelen derdi gene bir kadın iyileştirebilir.
Alphonse Daudet
ilk tutkusunda kadın aşığını sever; ondan sonrakilerde ise sevdiği hep aşktır.
Lord Byron
Çirkin kadın diye bir şey yoktur, yalnız güzel gürünmesini bilmeyen kadın vardır.
La Bruyere
Öyle kadınlar gördüm ki bir şiirle evlenmek için bir romandan vazgeçmeye hazırdırlar.
John Keats
Güzel bir kadın göze;iyi bir kadın da kalbe hoş görünür.Birincisi pırlanta,ikincisi de hazinedir.
Napoleon Bonaparte
Kadın fil gibidir. Herkes bakmayı sever. Ama kimse evinde beslemek istemez.
Warren Beatty
Bir kadın 24 yaşına kadar hayatının erkeğine rastlamadıysa, dünyada ondan talihli insan yoktur.
Deborah Kerr
Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır.
Cenap Şehabettin
Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır.
Victor Hugo
Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir.
Goethe
Erkeklerin aklı, ev kadını arar, ama kalbi ve hayal gücü başka özellikler peşindedir.
Goethe
En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır.
Goethe
Kadınların saklayabildikleri tek sır, bilmedikleri sırdır.
Seneca
Bir kadın otuz yaşına geldiğinde poposuyla yüzü arasında bir tercih yapmak zorundadır.
Coco Chanel
Kadınlar, hiç değişmeyen bir zevkin değişebilir araçlarıdır.
Marcel Proust
Kadın psikolojisini otuz yıldır incelememe rağmen büyük bir soruya cevap bulamadim. Gerçekte kadınlar ne istiyor?
Sigmund Freud
Kadınlar güçsüz olana kendini bir ödül, güçlü olana bir eşya gibi sunar.
Cesare Pavese
kadın; özgürlüğün gerçek anlamını tartışırandır duvarları ile, zamanı abaküsünde küs otururken verilebilme ihtimaline.. içgüdüsel bir içten güdüm ile patlayıverir olur olmaz romantik gülüşlerde; aklı ekmek; aklı peynir; aklı bir açık artırma seansıdır müzayedesiz bir tarihi çöküntüde.. 6 telin aynı anda titreşmesi umurunda değildir çığlıklarının; felsefik çağrışımlar yapandır dinleyenlere.. yananlara kıyasla daha acıksız olduğunu fark edince dibinden bakandır dünyaya gözlerinin.. ardındaki gerçekliği çıkarmaz ortaya; sinüslerinde binlerce mahkum; armuda kurban giden bir çocuk oyununda.. elma derse çıkar ayakkabısı gece yarısından beş dakika önce..
sorunları soru işaretli değil; soru işareti, sevgili bir katil, çıkarımlarında.. ağzı paramparça bir gül deseni, gözleri lucifer in elçisi beyaz çarşafın yorgun bulanıklığında.. dudaklarından akan bal değil; kan değil; ab-ı hayat değil; sadece kendisi.. siyah gökyüzü, mabedi gecenin sonunda.. ay ışığı sorunsuz bir akşam yemeği; baş ile baş arasında..
kimden öteye geçe bildiği gün bir milat; zaten iki milat aynı anda olamaz; olduğu kadarı yetmez.. birkaç kelimenin, dışında oturur; içinden geçenler şöminesinde odun alevi.. anlayamadıkları önünde diz çöker; anlatamadıkları kurşun kurşun harcanır ölenle ölmenin kural olduğu bir savaşta.. terk-i diyar imkansız; alışkanlıkları bulutlarla gelir her aydın günde.. öldürülen her melek bahçesinde iki ayrı mezarda, parmak uçları kanat çırpar düzensiz yazıların çıkarılamayan anlamlarında..
gitme vakti geldiğinde ise; her kadın sıradan bir çıplaklık otel odası kokusu eşliğinde.
yüzyıllardır insanlığın "kadın" ve "erkek" olarak kesin bir çizgiyle ikiye ayrılmasının sonucunda erkek egemen zihniyetin esiri olan, baskı ve şiddete marus kalan cins.
erkeği pek çok konuda masum olduğuna koşulşuz şartsız inandırabilen varlık. tabii bunun için bir adet "aşık" erkeğe ihtiyaç duyulmaktadır.
muhakeme yapabildiğim tarihlerden itibaren kadınlara saygı duydum. yani bu abartı bir saygı değil, erkeklerden farksız düşündüm ayırmadım. kötüleriyle de karşılaştım, iyilerinin kötüye dönüştüğünü de gördüm hep münferit dedim, kadın olmalarıyla ilgili değil dedim. annem de bir kadındı, ablam da vardı, abla dediğim diğer insanlar da... onların üstüne konduramadım bazı gözlemlerimi.
büyük acı içinde bunu yazdığımın bilinmesini istiyorum şuan. genellemeden pek tabii ki kaçınmak isterim lakin şu güne kadar tanıştığım kadınların hemen hepsi böyleydi.
tam burada bazı ayrımlara gitmek gerekiyor. saflık zaafiyeti mi yoksa bir içten pazarlık ve sinsilik mi var bilmiyorum.
kızlar ki genelde sevgilisi olan hatta benim sevgilim olan kızlar, henüz tanışıp bir anda samimi oldukları (ne ara o kadar samimi olunur orasını da anlayamam) erkeklerin kendilerine karşı hiç bir duygu beslemediğini, sadece arkadaş olduklarını, çok iyi anlaştıklarını ve bu erkek kişinin çok dürüst olduğundan dem vururlar.
arkadaşım ne ara karakter analizi yaptın? hayır çocuğu bana öyle bir anlatıyor ki ben kendimden şüphe ediyorum. ben yaşı yaşıma, boyu boyuma uygun bi hatunla anında samimiyet kurup bu kadar üstüne düşüyorsam, kesin yazıyorumdur. ulan diyorum ben mi sapığım, ben mi zalımım da bu kadar yakınlık kurabildiğim her hatun ben yazdığım hatun oluyor. ha tabii ki can ciğer kız arkadaşlarım var ama ya benden büyükler, ya da nerden baksan 10 yıllık arkadaşlarım. velhasıl şu ana kadar pek yanılmadım bu konuda. bu ani kankalar bir süre sonra "çok güzelsin", "çok hoşsun"lar ile devreye girip kura başlıyorlar. sonra "sevgili"miz gelip; haklıymışsın hayatım bana açıldı diyor. şimdi hayır çocuğa da suç bulamıyorum ki, sen yakınlık gösterirsen açılıcak bir süre sonra tabii. hayat böyle işliyor. ben birisine olta atıyorum ya da o bana olta atıyor, oltaya gönül rızası ile gelinince ayyuka çıkan şey iki kişinin birbirinden hoşlanması oluyor ve bir taraf bir diğer tarafa açılarak olayı ciddiyete erdiriyor.
1- aniden hayatına giren bu ani kankaların pek çoğu hatta hepsi, dürtüsel hareket edip, seni elde etmeye çalışanlardır.
bunu kızların da çok iyi bildiğini çok iyi biliyorum. buradaki yorumum sevgilileri dışında birisinin de onları beğenmesi ve ilgilenmesinin hoşlarına gitmesidir. aldatmak kadar ağıra gitmeden, egolarını tatmin etmektir. bu sevgili olunan erkek için çok aşağılayıcıdır ve hiç bir literatürde sevgi ve aşk ile bağdaşamaz.
bir de eski sevgili ya da eskiden çıkma teklifi etmiş, şimdi kanka olunmuş çakma kankalar vardır bu hususta. bayan olan sevgili kişisi bu durumda, o günlerin eskide kaldığını afişe eder ve bu çakma kankanın avukatlığını yapar. yemeklere gidilir, sinemalara... siz de evinizde gönül rahatlığıyla oturursunuz (!). bir de bu sırada mesaj falan da atılmaz kankaya ayıp olmasına diye.
derslerdeyken hocaya ayıp olmasın diye de mesaj atmasanız ya o zaman? koskoca adama çok ayıp yani. senin için çene patlatıyor neticede.
2- eski sevgiliden arkadaş bir derece olsa da kanka hayatta olmaz.
sevgililik, sevdiğin insanın rahatı ve mutluluğu için dürtü ve zevklerinin önüne geçebilmektir. evlilik ile de bunu resmileştirirsin.
şuan şu dakika ben de herhangi bir kadınla yatmak istemek gibi bir dürtüye sahibim. her zaman da bu böyle olabilir. çekici bir kadına bir gece için kaç kişi hayır der? ama işte birisini sevmek bu aşamada devreye girer. sen o kadınla o gece orada yatınca sevginden bir şey kaybeteceksin belki ama bunu sevdiğin kişiye yapamazsın. sevdiğin kişiyi tedirgin etmemek için karşı cinsten kankanla gece dışarıya çıkamazsın. özde romantik sözde arkadaş buluşmalarında erkek arkadaşı, kankana ayıp olmasın diye habersiz bırakamazsın.
sevgili olmak karşıdakine karşı sorumluluklarının olduğuna delalet ettiren bir durumdur. hayatını istediğin gibi yaşamak istiyorsan, karşındaki insanı hayatında tutmak zorunda değilsin. kimse kimsenin boğazına yapışmıyor.
özgürlük mü dediniz? benim bazı manevi değerlerimi kırdığın noktada özgürlüğünün tadını alabiliyorsan, ben de seni azad ediyorum.
bir insanı mutlu etmek, bir insanı en azından mutlu etmeye çalışmak bu kadar zor bir şey değil. ve bu güzel bir şey. birilerini mutlu etmek. birilerinin istediğini yapmak. sevdiğin kişiyken özellikle bu, sevgilinken.
Kadın tarihin evvelinden, varoluşu sebebiyle döngüsel bir karaktere sahip olan cinstir. Erkle birlikte ilk olarak cinsel ilişkiyi keşfettiğinde ise, tüm sosyolojik olayların çıkış noktasına sebebiyet vermiştir. Kadın ezen-ezilen ilişkisinde bastırılmış istekleri ile ezilen psikolojisini içselleştirendir. Bu içselleştirme ise beraberinde yüzyıllık tarihleri getirir. Aslında kadın veyahut erk doğası yoktur; varolan davranışsal tutumlardır. Fakat bir ayraçta ayırmak, yani kadının davranışlarını kadına, erkeğin davranışlarını erkeğe yakıştırmak son derece yetersiz bir değerlendirmedir.
Ama kadın, varoluş soğanın altında öz olarak ;
"Gölün yüzeyi gibidir. taşı atarsınız suyun yüzeyinde seker. erkek ise hiç paralel olmayarak kadına, dibe çöker. Kadınlar kararsızlık ve gizem arasında gidip gelen cinsiyetçillerdir."
kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta. aklını başından alacak ama aklını sadece bununla yormayacak. delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, ruhunu, her şeyini. aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.
kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak. en seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de. cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küfretmeyecek. kadın dediğin ayıp nedir bilecek.
sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak...
tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak. şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. salatasız oturmayacak yemeğe. temiz olacak her şeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri yahut pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. buram buram kadın kokacak kadın dediğin.
kadın dediğin güzel olacak ama eli yüzü düzgünden çok öte bir şey. zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da... paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. değerlerini bir anlık hevesler uğruna terk etmeyecek. namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek, başka sevgili edinmeyecek.
sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir olacak. bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. ağzı sıkı olacak kadın dediğin. sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak...
"para lazım"cılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, "dırdır"cılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehditkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak.
en önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa. koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle. analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de...
kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. parayla pulla, kariyerle, kimin ne dediğiyle, sınırlamayacak. hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... bileceksin ki evde 'o' kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana...
öyle bir kadın işte... nerede öyle kadın yoktur deme... sen de adam olacaksın seçmesini bileceksin!
eşi benzeri olmayan değerli varlık. cins ayrımı yapmamak gerekir fakat illa ki yapılacaksa erkeğin yanında değeri biçilemeyendir kadın. sonsuzdur çünkü. sonsuz olduğu için de -sonsuzluk derken içinde barındırdıkları kast edilmiştir.- hayata sığamayan varlıktır.
bunlar öyle değişik canlılardır... ilgisiz duramazlar. muhabbet ettiğiniz her kızda bu böyledir. kesinlikle muhabbeti muhabbete çekiğ gol atmanızı beklerler. konuşturmak gibi. kovan etrafında dönen arılar gibi... muhabbeti onu kesinlikle açmalı. yoksa burda olurdu sanırım hı?*
kadınlar terkeder!!
bir evi, bir erkeği, bir duyguyu, bir sevinç çığlığını yada gözyaşını, bir ülkeyi, henüz adı konulmamış bir halkı, küçük, sarı burunlu bir kediyi, halının üzerinde bıraktıkları ayak izlerini, yastıktaki saç tellerini ve dokundukları her şeyi tılsımlı bir eflatuna dönüştürebilme becerilerini ardında bırakıp, her an çekip gidebilir kadınlar.. **
bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir...
ona sperm verirseniz, size bir çocuk verir.
ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir.
ona sebze verirsiniz, size yemek verir.
ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir.
ona bir şarkı söyleyin, size konser verir.
kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak geri verir...
bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun...
bir erkeğin masalıdır kadın. her biri ayrı ayrı masallar oluşturur. zamanın kendi içinde anını sindirdiği, geride sadece kırık kalbin bıraktığı masalları oluştururlar.
küçük dokunuşuları, sözleri, boynundan tenine kadar her yeri ile masallar oluşturur ve lekeler ruhu. kötü bir leke değil ama izi kalan lekeler. aslında öyle anlarda gelirler ki... kimi zaman ne zaman gelip ve ne zaman geçtiği anlaşılmaz. yaşarsınız onları tenlerinizde dokunuşları ile. umut olur dokunuşları ve ait olduğum dersin ama sizi çoktan bitirmiş bir masaldır. düşündüğünün tam tersi biten bir masal... bir gün bırakacağını ve terk edeceğine inanmadan yaşarsın o teni. kahkahalar atar, gülersin şarapları karşılıklı yudumladığınız yıldızın bol olduğu gecelerde. bu masalın biteceği hiç aklınıza gelmez ve nitekim bittiğinde...
lekeli ruhların lekesinden sorumlu olan ise başka ruhlarda başka başka lahzalarda leke edinmeye yelken açmıştır. geride kalanlar bellidir. yarım kalmış bir şarap ve bi yastık.*