erkeği pek çok konuda masum olduğuna koşulşuz şartsız inandırabilen varlık. tabii bunun için bir adet "aşık" erkeğe ihtiyaç duyulmaktadır.
muhakeme yapabildiğim tarihlerden itibaren kadınlara saygı duydum. yani bu abartı bir saygı değil, erkeklerden farksız düşündüm ayırmadım. kötüleriyle de karşılaştım, iyilerinin kötüye dönüştüğünü de gördüm hep münferit dedim, kadın olmalarıyla ilgili değil dedim. annem de bir kadındı, ablam da vardı, abla dediğim diğer insanlar da... onların üstüne konduramadım bazı gözlemlerimi.
büyük acı içinde bunu yazdığımın bilinmesini istiyorum şuan. genellemeden pek tabii ki kaçınmak isterim lakin şu güne kadar tanıştığım kadınların hemen hepsi böyleydi.
tam burada bazı ayrımlara gitmek gerekiyor. saflık zaafiyeti mi yoksa bir içten pazarlık ve sinsilik mi var bilmiyorum.
kızlar ki genelde sevgilisi olan hatta benim sevgilim olan kızlar, henüz tanışıp bir anda samimi oldukları (ne ara o kadar samimi olunur orasını da anlayamam) erkeklerin kendilerine karşı hiç bir duygu beslemediğini, sadece arkadaş olduklarını, çok iyi anlaştıklarını ve bu erkek kişinin çok dürüst olduğundan dem vururlar.
arkadaşım ne ara karakter analizi yaptın? hayır çocuğu bana öyle bir anlatıyor ki ben kendimden şüphe ediyorum. ben yaşı yaşıma, boyu boyuma uygun bi hatunla anında samimiyet kurup bu kadar üstüne düşüyorsam, kesin yazıyorumdur. ulan diyorum ben mi sapığım, ben mi zalımım da bu kadar yakınlık kurabildiğim her hatun ben yazdığım hatun oluyor. ha tabii ki can ciğer kız arkadaşlarım var ama ya benden büyükler, ya da nerden baksan 10 yıllık arkadaşlarım. velhasıl şu ana kadar pek yanılmadım bu konuda. bu ani kankalar bir süre sonra "çok güzelsin", "çok hoşsun"lar ile devreye girip kura başlıyorlar. sonra "sevgili"miz gelip; haklıymışsın hayatım bana açıldı diyor. şimdi hayır çocuğa da suç bulamıyorum ki, sen yakınlık gösterirsen açılıcak bir süre sonra tabii. hayat böyle işliyor. ben birisine olta atıyorum ya da o bana olta atıyor, oltaya gönül rızası ile gelinince ayyuka çıkan şey iki kişinin birbirinden hoşlanması oluyor ve bir taraf bir diğer tarafa açılarak olayı ciddiyete erdiriyor.
1- aniden hayatına giren bu ani kankaların pek çoğu hatta hepsi, dürtüsel hareket edip, seni elde etmeye çalışanlardır.
bunu kızların da çok iyi bildiğini çok iyi biliyorum. buradaki yorumum sevgilileri dışında birisinin de onları beğenmesi ve ilgilenmesinin hoşlarına gitmesidir. aldatmak kadar ağıra gitmeden, egolarını tatmin etmektir. bu sevgili olunan erkek için çok aşağılayıcıdır ve hiç bir literatürde sevgi ve aşk ile bağdaşamaz.
bir de eski sevgili ya da eskiden çıkma teklifi etmiş, şimdi kanka olunmuş çakma kankalar vardır bu hususta. bayan olan sevgili kişisi bu durumda, o günlerin eskide kaldığını afişe eder ve bu çakma kankanın avukatlığını yapar. yemeklere gidilir, sinemalara... siz de evinizde gönül rahatlığıyla oturursunuz (!). bir de bu sırada mesaj falan da atılmaz kankaya ayıp olmasına diye.
derslerdeyken hocaya ayıp olmasın diye de mesaj atmasanız ya o zaman? koskoca adama çok ayıp yani. senin için çene patlatıyor neticede.
2- eski sevgiliden arkadaş bir derece olsa da kanka hayatta olmaz.
sevgililik, sevdiğin insanın rahatı ve mutluluğu için dürtü ve zevklerinin önüne geçebilmektir. evlilik ile de bunu resmileştirirsin.
şuan şu dakika ben de herhangi bir kadınla yatmak istemek gibi bir dürtüye sahibim. her zaman da bu böyle olabilir. çekici bir kadına bir gece için kaç kişi hayır der? ama işte birisini sevmek bu aşamada devreye girer. sen o kadınla o gece orada yatınca sevginden bir şey kaybeteceksin belki ama bunu sevdiğin kişiye yapamazsın. sevdiğin kişiyi tedirgin etmemek için karşı cinsten kankanla gece dışarıya çıkamazsın. özde romantik sözde arkadaş buluşmalarında erkek arkadaşı, kankana ayıp olmasın diye habersiz bırakamazsın.
sevgili olmak karşıdakine karşı sorumluluklarının olduğuna delalet ettiren bir durumdur. hayatını istediğin gibi yaşamak istiyorsan, karşındaki insanı hayatında tutmak zorunda değilsin. kimse kimsenin boğazına yapışmıyor.
özgürlük mü dediniz? benim bazı manevi değerlerimi kırdığın noktada özgürlüğünün tadını alabiliyorsan, ben de seni azad ediyorum.
bir insanı mutlu etmek, bir insanı en azından mutlu etmeye çalışmak bu kadar zor bir şey değil. ve bu güzel bir şey. birilerini mutlu etmek. birilerinin istediğini yapmak. sevdiğin kişiyken özellikle bu, sevgilinken.