Kadın tarihin evvelinden, varoluşu sebebiyle döngüsel bir karaktere sahip olan cinstir. Erkle birlikte ilk olarak cinsel ilişkiyi keşfettiğinde ise, tüm sosyolojik olayların çıkış noktasına sebebiyet vermiştir. Kadın ezen-ezilen ilişkisinde bastırılmış istekleri ile ezilen psikolojisini içselleştirendir. Bu içselleştirme ise beraberinde yüzyıllık tarihleri getirir. Aslında kadın veyahut erk doğası yoktur; varolan davranışsal tutumlardır. Fakat bir ayraçta ayırmak, yani kadının davranışlarını kadına, erkeğin davranışlarını erkeğe yakıştırmak son derece yetersiz bir değerlendirmedir.
Ama kadın, varoluş soğanın altında öz olarak ;
"Gölün yüzeyi gibidir. taşı atarsınız suyun yüzeyinde seker. erkek ise hiç paralel olmayarak kadına, dibe çöker. Kadınlar kararsızlık ve gizem arasında gidip gelen cinsiyetçillerdir."