izmir belki bu kadar öne çıkacak bir şehir değildi ama istanbul kendisini istanbul yapan hemen her şeyini kaybedince izmir ülkeye bir teselli oldu nispeten daha az dejenere olarak kalabildiği için. ..
Bu şehir yazın denizde tatilde iken güzel değil müthiştir, ama tatilde değilseniz, çalışıyorsanız yazları hiç güzel değildir. çünkü havası cidden bunaltıcıdır, nemlidir ve henüz 5 dk önce duş almış insanı bile anında yapış yapış yapar. Durduğunuz yerde rahatsızlık yaşarsınız.
Ama bu şehir, sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde cidden müthiştir.
Sonbaharda tutkulu, bazen hüzünlü bir aşk hissini; ilkbaharda ise kıpır kıpır bir aşk hissini yaşatır öküz olmayan bir bünyeye...
Kaç yıldır izmirdeyiz bir kere bile o taraflara gidemedim. Bursa, yalova vs. Altını üstüne getirdim ama heyhat yaşadığım yerde hiç böyle yapamadım. Üşengecim acayip.
kavak yelleri Urla’da değil Seferihisar’da çekilmişti öncelikle onu belirteyim. Her semtin iyi ve kötü, sevilen sevilmeyen bölgeleri var. Belki de mekan seçimlerini yanlış yapmışsınızdır. Ayrıca Alaçatı pek sevdiğim bir yer değildir zaten.
bu hafta iş sebebi ile gidip 2 gün kaldım. ilk gün konak, alsancak, kordon vs merkezi gezdik. ikinci gün alaçatı, çeşme ve urlayı gördük. izmire her yerde her mecrada özellikle sosyal medyada çok büyük güzellemeler yapılıyor ama ben beklediğim kadar bir şey göremedim. belki kafamın başka şeylerle çok meşgul olmasındandır.
alaçatı dedikleri yer denize uzakmış mesela. çarşı içinde şirin dükkanlar güzel taş evler ve sokaklar var. ama bu kadar ünü nasıl yaptı anlamak zor. hele urla tamamen hayal kırıklığı oldu. malum kavak yelleri ile aşinayız urlaya. bende o dizideki gibi çok şirin bir yer bekliyordum ama bakımsız bir yerle karşılaştım. alaçatı en azından güzel bir mimariye sahipken urlada o da yoktu. durumlar böyle.
umudu azalan adam malatyadan bildirdi.
ekleme: yazdıklarım tamamen kişisel görüşlerim olup karalama amaçlı değildir.
Sabah sabah gök gürültüsüyle yatağımda Yıldırım çarpıp ölecekmişim gibi hissettiğim şehir.
Ama akşama kadar yağmurlu olması çok özlediğim şeylerden biriydi.
Dünün sıcağından eser kalmayan şehir. Bir dolaşayım dedim yok fırsat vermedi hava. Olsun Karadeniz havası gibi bugün. Açalım düşler sokağını çay içeyim balkonda.
işgal edildiği gün, bir ulusun kurtuluş savaşını başlatan, işgali sona erdiği gün, o ulusun kurtuluş savaşını sonlandıran… Dünyada bu özelliğe sahip tek şehir… izmir'i seyrediyordu Mustafa Kemal.
Nif'te kendisi için hazırlanan bağevine gitti. Tek kat, taş, penceresiz, gaz lambasının ışığıyla aydınlanan, buram buram Ege kokan bağevine… Yorgundu. Yemek getirdiler. Yemedi. Cıgara çıkardı. Kahve istedi. “Biliyor musun ismet” dedi… “Bir rüya görmüş gibiyim.”
Karabasanla başlayan, 3 yıl 3 ay 22 gün süren, mucizeyle biten bir rüya… Çiçekler açıyordu izmir'in dağlarında.