dünyada bir eşi daha olmayan bir çok medeniyetlerin başkentlik yapmış nadide şehir.
tarih boyunca herkes sahip olmak istemiş. ne mutlu ki bizlerde. bizlere armağan edenlerin ruhu şad olsun.
kamyonlar kavun taşır ve ben
boyuna onu düşünürdüm,
kamyonlar kavun taşır ve ben
boyuna onu düşünürdüm,
niksar'da evimizdeyken
küçük bir serçe kadar hürdüm.
sonra alem değişiverdi
ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
sonra alem değişiverdi
ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
mevsimler ne çabuk geçiverdi
unutmak, unutmak, unutmak.
anladım bu şehir başkadır
herkes beni aldattı gitti,
anladım bu şehir başkadır
herkes beni aldattı gitti.
yine kamyonlar kavun taşır,
fakat içimde şarkı bitti.
oylesine vicdansız oylesine bagımlılık yapan bir sehir ele alın:
zengini coktur
fakiri ondan coktur ikisinin de ortak yonu ise az olan ömürdür.
dunyanın suphesiz en stres dolu sehirlerinden bir tanesidir.
bir fakir ele alın yola mı harcasın parasını karnını doyurmaya mı zalimdir istanbul
bir zengin ele alın arabanın arka koltugunda trafige sinirlenip kriz geciren calkantılı bir hayatı olan her bir tatsızlıga gereginden fazla tepki veren. zalimdir istanbul.
ikisinde de sıkıntı ve stres soz konusudur.
bir sehir dusunun her ne kadar bahsedildigi gibi olsa da bu kadar insanın bagımlısı oldugu bir sehir?
neden bu kadar sevilesidir bu sehir? kim bilir belki acı verdiginden belki de acı verse bile yasanılabilesinden. sayısız kulturu bir araya toplayabilmesinden...
içinden denizin geçtiği, içinde yaşayanların da içinden neler neler geçirdiği, benim de bu şekilde entry'nin içine etmemi sağlamış olan dünyanın en güzel şehridir.
1.kendisinde yaşamaktan çok kendisini yaşamak arzusuyla dolu olduğum rüyalarımın beyaz atlı şehri.
2.şayet yazarlığa kabul edilirsem** benim sözlükteki adım*