nasa tarafından, gece fotğrafı paylaşılmış şehir. fotoğraf 9 ağustos 2012'de çekilmiş. yerden 32km yükseklikten, gmt'ye göre 23:38'de, nikon d3s kullanılarak elde edilmiş. https://galeri.uludagsozluk.com/r/324707/+
dünyanın en güzel şehirlerinden biridir, nova roma'dır. bu şehirde geçirdiğim beşinci yılım. ilk 2 yıl nefretle doluydu, alışınca çok sevdim. görücü usulü gibiydi bizim ilişkimiz, zamanla seviştik.
adına şiirler şarkılar yazılan, zamanında çok peşinden koşulmuş, mutluysan seni daha da mutlu eden, mutsuz umutsuzsan da çekilemez hale gelen, bana göre görkemli güzel şehrim. şehrimiz. hepimize yeter. seni seviyorum istanbul.
ayrılık şehridir benim için. ayrılık...
ne zaman bir dostum bir sevgilim olsa atar içinden beni
hep ayırır beni sevdiklerimden
kendisi de öyle değil midir zaten?
kendinden bile ayrı . . iki pamuk ipliğiyle bağlı kendi kendine.
bir taraf acılı yoksul, diğer taraf ise acı çektirecek kadar gamsız.
ayrılık şehri demeyeyim de ne diyeyim istanbul'a.
ama vazgeçilmezdir. asla vazgeçilmez. yorar seni çürütür ama yine vazgeçilmezdir.
geçirdiğim bir ayın her saniyesinden nefret ettiğim şehir. deniz var diyorlar. deniz değil la o rutubet kaynağı. bi ara bir dakika daha kalırsam boğulucam sandım. belki yalnızlıktan böyle düşünüyorum bilmiyorum,bir günü arkadaşımla geçirdim çok eğlendim. istanbulda yalnız olana burdan iyi şans ve sabır dileklerimi gönderiyorum.
ha birde unutmadan,
hakkında o kadar şeyler söylenmiş, şiirler yazılmış, hikayeler uydurulmuş, can yakmış, can almış, hayat karartmış, rezil de etmiş vezir de... ama yine de vazgeçilememiş türkiye'nin kalbi şehirdir.
her şeye rağmen güzeldir istanbul'dur. biçimsel olarak yani. eminönünde inersin vapurda yasa olduğu için gizlice sigara yakarsın, üsküdar'a varınca salacak sahiline inersin, karşı da ortaköy. gecenin bir yarısı sarhoşlar...
en çokta sevdiğin insanlar değerli kılar istanbul'u. yoksa taşı toprağı altın olsa, istanbul, istanbul olmaktan çıkardı. kaçmak istiyorsun ama gidemiyorsun. hatıra enkazıdır istanbul...
güzelliği hava durumu ile çok alakalıdır. bazen elektrikli bir hava olur. yürürken bile adamdan sinir saçılmasına sebep olur. bazen de ohh mis gibi dedirtir. pazar günü bana mis gibi dedirtti. eve girmek istemedi, bu hayta.
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar.
içimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki istanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
istanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
istanbul,
istanbul...
Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? ..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...
O manayı bul da bul!
ille istanbul'da bul!
istanbul,
istanbul...
Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir ' Katibim'i...
Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
istanbul,
istanbul...
Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
Ana gibi yar olmaz, istanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...