güzelin en güzeli, çirkinin de en çirkini sanırım burada. ama sanırım o güzel yanları da burda yasamak icin yeterli deil... en azından benim acımdan.
istanbul'daki en güzel gün izmir'e dönüleceği gündür. *
eğer ki izmir de yaşıyorsanız size lanetlenmişsiniz hissi yaşatıcak şehir. 30 mayıs aksam geldim airporttan çıkarken trafiği gördüm taksiciye abi şu göbekten u yap geri dönelim demek geldi içimden. şu an yine airporttayım. size bu satırları yazarken istanbuldan kurtuluyor olmanın vermiş olduğu büyük mutluluk ve huzurun tarifini yapamıyorum bile. yine gelirken iğrenç bir trafik iğrenç insanlar iğrenç bir şehir herşey iğrenç. aklınız varsa kaçın buralardan.
özgür olsan da gözleri istanbul'a değmiş her insan gibi esirisindir artık mavi gözlü kadının. ayrı kaldığın anlarda özlersin maviliğini. çocukluğunda çıktığın akşam gezmelerini, kavgalarını, hesaplaşmalarını, aşklarını, yalnızlığını bile özlersin. düş izlerin kalmıştır sadece onda. istanbul sende kalmıştır, sen istanbul'un göğsünde... *
çok kişinin adına şiirler yazdığı,içinde hertürlü insanının bulunduğu,tüm güzellikleri barındırdığı güzel yurdumun güzel sehri.çok sanslıyım be.doğarken ,büyürken hep seninle olduğum için,gündüzünü de geceni de seni de yaşadığım için...
kültür başkenti olarak bilinen ama nice kültürsüzlüğün alasını da içinde barındıran bir şehirdir.nüfusu oldukça kalabalık bir şehirdir ve her kesimden insanı içinde barındırır.
bilinmedir ki bu şehir bir kadındır. ki kollarında uyumak ne güzeldir. o şehir adamı şair, yazar, yönetmen, anarşist, hayat kadını, pezevenk ve herşey yapabilir. bilinmelidir ki bu şehirde, dünyada ne varsa vardır. şimdi uzaklarda, çok uzaklarda, herşeyden çok özlediğim güzel kadınımdır...
çok özlüyorum be seni çok özlüyor... izmire geldim askere, güzel şehir dediler burası için ama sen varken burası ne ki be istanbulum. özlem duyduğum her hissin içinde sen varsın. kaybedince anladım senin kıymetini. meğer ne çok severmişim kalabalık otobüsünde kötü kötü söylenişlerimi, kalabalığında kafa dinleyecek bir yer bulamayışlarımı. düşündüğümde gözlerimi dolduran sebep sen oldun istanbulum. 12 ay daha yoksun ve bu beni şu an dahil yıkıyor. ama sen değişme öyle kal, unutma seni seven çok kişi var...
yüzüne bakıp nefes nefese gülümseyemedikten sonra son anda yetişilen vapurun bıraktığı köpüklerde;ne anlamı var emirganda lalelerin,hisarüstünde erguvanların...
içindeyken bile özlenilen tuhaf şehir.
galata kulesine çıkarsınız o eşsiz manzaradan birkaç güne ayrılacağınızın hüznü sarar, orda olmanın sevinci yanında, kalabalık sokakları, her köşesinden akan tarihi insanı mutluluklara sürüklerken birden ayrılık vaktini düşündürüp daha o anda özlenmeye başlar. garip şehir vesselam.
beyazıt öztürk'ün "öldükten sonra başkaları yaşayacak diye kıskandığım şehir." tanımlamasında bulunduğu yaşaması zevkli ama pahalı olan dünyanın sayılı güzel şehirlerindendir.
her gün şikayet edecek bir neden bulmama rağmen,
yine her gün ayrı bir güzelliğine hayran kaldığım,
alışkanlıktan öte bir bağlılık yaratan,
bazen boğaz rüzgarıyla aydınlatıp,
bazen karanlık sırlarıyla yutan,
yedi tepeli güzel şehir.
efendim milyonlarca ayak,omuz,bas,kol barindiran bir sehirdir.hizli yuruyorsan herkesi sollaman gerekebilir bu asamada pek cok darbe alir,darbe atarsin; ama su sokaklar her seye deger be dersin. boyle de seversin iste.