istanbul

entry6106 galeri989 ses1
    401.
  1. rashit in sözleri çok doğru şarkısı.

    istanbul tam bir cehennem
    Parlak şehir ışıkları
    Geceleri toplar sinekleri
    Terketti kendi köylerini
    Göç eder hergün binlercesi
    Büyükleri neon zehirleri
    Yok ediyor hepsini

    Ekmek aslanın artık azında
    Taşı toprağı altın yalanlarına kanma
    istanbul deprem tehlikesi
    istanbul patlar çöpleri
    Mutluyuz bizler yinede
    Patlayan şehrimizde
    Gülüp geçeriz delicesine

    istanbul piskopat dolu
    istanbul cinnettir sonu
    On milyon insan arasında
    Bağ yok nefretten başka
    istanbul cehennemdir aslında
    Heryer beton heryer gri
    insan mutlu olabilirmi
    Yaşarken bunca sitresi
    istanbul cehennem gibi
    Öldürüyor hergün bizleri
    4 ...
  2. 402.
  3. içinde en az 10 çeşit birbirinden bağımsız hayat tarzı bulunduran, kimine göre cennet kimine göre cehennem olan Dünya'da eşi benzeri olmayan 10 milyondan fazla insana ekmek kapısı olan şehir.
    2 ...
  4. 403.
  5. kelimelerle tarif edilemeyecek kadar güzel, tarihinin bilinmesi gereken harika bir şehir.
    2 ...
  6. 404.
  7. 405.
  8. Istanbul'suz bir turkiye dusunuldugunde, onemi daha bir ortaya cikar.
    Yasamayanin anlayamayacagi bir duzeni vardir,disardan bakilinca kaos gibi gorunur ama zaman gectikce asilir.
    Tam bir tezatlar sehridir, sehrin en pahali evlerinin yer aldigi siteye komsu gecekonduda 8-10 kisi bir eve sigmaya calismaktadir.
    Kimileri the marmara'nin terasinda oglen yemeginin keyfini cikartirken; ayni saatlerde, 50 m ileride birileri coktan pilav tezgahinda kuyruga girmistir.
    istanbul'un icinde bircok istanbul vardir. Kimi icin istanbul penceresinden gordugu deniz manzarisindan ibaretken, kimi icinde gun dogmadan otobus duragina yurumektir. Neticede Istanbul hergun yenilenen umuttur, hayal kirikligidir, ozlemdir, sinirdir, strestir, eglencedir, kavgadir, yasamdir.
    2 ...
  9. 406.
  10. özlemeye başladığım memleket. senede bikaç defa gidilmeli. güzel memleket..çok güzel..
    3 ...
  11. 407.
  12. 408.
  13. iki yakası bir araya gelemeyen şehir.
    5 ...
  14. 409.
  15. hüzünlere en iyi eşlik eden şehirdir.
    2 ...
  16. 410.
  17. senden bahsediyorum,sokaklarından,insanlarından,kalabalıklarından,yalnızlıklarından bahsediyorum,kelimelerimin arasına saklıyorum yüzünü,yüzlerinin icine gömüyorum kendi yüzümü.ne de olsa elimi dahi sürmeden,dokunmadan taşıyabilirim seni avuclarımın arasında.ara sıra acar kaparım ellerimi,uc artık,uc biraz uzağa diye,sen inadım inat,taşı catlatan inadınla yapışır kalırsın tenimde.ne evimdin ne de evsiz kaldım sende.ne gecmisim sende mühürlüydü ne de bir gelecek vaadi umdum yahut da buldum senden.arada bir yerlerde,bilmez gibi ara yerlerin tehlikesini,hani su taife-i cinin hep carptığı eşiklerden birinde sıkışmış kalmış sana olan aşkım..kimseye göstermiyorum,ne seni ne beni ne de bizi.görmesinler ki yabancılar,görmek zorunda kalmayayım yabancılığımı.seni düşünmek sehir ,ne kadar zormuş.*
    2 ...
  18. 411.
  19. yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm sokaklarında, her köşebaşında yeni bir heyecan bastı ayaklarımı ki daha hızlı yürüdüm, haydarpaşa ile vedalaştım önce, her zaman ki gibi uzaktan baktım ona,sonra vapura bindim, icimden şehirler geciyor ama , istanbul gecmiyor dedim icimden.
    sonra karaköyün bilmediğim tüm sokaklarına daldım, hatta kart cınar sokağı diye bir sokağı varmış o istanbul'un gözcüsü galata kulesine cıkan yolda, galata kulesi'ne varana kadar evet bu sokakların benzerlerini bulabilirim diyordum, kendimi avutabilirim. sonra o dehşet anı geldi, dehset diyorum cünkü herhalde artık bu şehirde bir hayalet olacağım üstelik göğünde süzülmem bile mümkün olmayacak. yalnızca madden yaşayacağım göcümü anladım.galatanın istanbula acılan kapısına dayandığım vakit geri dönmek istedim, bu güzelliği görmemiş olmak.. ama göz ucuyla bakmıştım bir kere, hipnotize olmuş gibi,bir uykuserseminin bilincsizliği ile attım kendimi o daracık alana..

    ve döndüm, döndüm,döndüm..durdum ve daha yavaş dönmeye başladımistanbul kanatlarımın altındaydı sanki ve ben bir martıydım artık.. burada kalmamın tek mümkünüydü martı olmak..belki de en cok martılarını özleyeceğim istanbul'un.. hayat ne tuhaf vapurlar filan martılara ait bir cümle olmasın,olmasın cünkü onlar da aşık bu şehire,hem itildikçe,dostları kayboldukça,kanatları kırıldıkca daha bir şevkle ucuyorlar,vapurların ardından gidiyorlar martılar,cünkü vapurlar istanbul'u taşıyormuş,dün farkettim...belki bir saat durdum orada ve yaşatabilmek gayretiyle fotoğrafını çektim kuleden istanbulun üvey cocuğu halicin,öyle güzeldi ki kelimeler kifayetsiz kalır,bir mezar taşı sıcaklığı verebilir ancak kelimeler.bir gözüm hep istanbul'da kalacak, öbürü ardına bakmaktan önünü göremeyecek, doğup büyüdüğüm şehre aşıktım oysa ben, şimdi onu parçalamak gelecek icimden, zorla gelin ediliyormuş gibiyim... istanbul, bana kal desin istedim,upuzun demesin,ağlamaklı söylemesin,birdebire öylesine, yalnızca bir kere kal desin ki yüzüm olsun kalmaya, demedi..demesini beklemiyordum..

    gel dememişti hicbir zaman git de demedi zaten bu yüzden kal da diyemezdi...cünkü onun göktede, yerde de acıktı kapıları, dayanıksız olan bizlerdik, o birşey istemezdi, istediğini vermek icinse caba beklerdi...özel isteği değil,doğanın kanunu olduğu icin, bütün betonları, pislikleri, iş merkezleri ile donanmış,surları eskimis is-tan-bul yine de doğallığını korumak icin direnen, yaşlanan bir kadın gibi, cirkinliklerini gizlemek icin boyanmış suratını yağmurlarıyla yıkayan şehir.. beyaz giyince söz olan şehir... uzun uzun seni izledim şehir, izlenince daha bir başkalaşıyordun, izledikce daha da güzelleşiyordun, sana dokunmak ancak bir parcana dokunabilmekti yalnız, bir duvarına, bir ağacına, marmara'nın parmak aralarından akıp gidiveren bir damla tuzlu suyuna... hicbir zaman dokunamazdı kimse bütününe,yüzün suyun hürmetine... geldiğim gün burayı asla sevemem, kalabalık, pis ve gürültülü, denizi de bok kokuyor demiştim istanbul, hatta sık sık kaçıp senden denizi martısız ve bok kokmayan şehrime kaçıyor ve sana gelmeyi hic istemiyordum, dönmeye mecbur olduğum şehir sendin o zamanlar...o zamanlar sana gebeydim ve kendimi doğurmam gerekiyordu..

    şimdi özgürsün diyorsun bana...kökünden kesilmeyen tırnağın mıyım senin, kesildikce uzayan..köklerimi ne zaman icine aldın, hangi düğümü attın da cözülmez oldu yollar.. sana dün bir tepeden baktım aziz istanbul... ne güzelmiş bu sana yazılan her ne varsa...galata'dan baktım sana istanbul,sana baktıkca buraya gömülmek istiyorum dedim.. zaman zaman modaya gömülmek istediğim oldu, ortaköy'e,bebek'e, fethi paşa korusuna, kız kulesine, salacak'a gömülmek istedim zaman zaman, güzel bir manzaram olsun, senden bir parça olayım, birileri de bana sen diye dokunsun diye, fotoğraflarımı çeksin, bana bakarak rakı icsin diye... ama dün karar verdim beni galata kulesine gömsünler, sana birlikte bakalım oradan, her sevenle bir kez daha sevelim seni, sen yanacaksan önce biz görelim..biri kuşatıp almaya kalkarsa seni, ilk kurşun olarak atalım kendimizi..ah istanbul, nasıl sevdim seni...

    sen sıfırsın istanbul, tam tamına sıfır...bütün anlamların hem sahibi hem en anlaşılmaz olanı...hem yutarsın, hem de yaşananlardan kimsenin sorumlu tutamayacağı kadar etkisizsin...ama öyle bir etkin var ki istanbul, seninle çarpıldığımız gün sen oluyoruz,sana yüksekten bakarken görüyorum istanbul seninle birlikte seviyoruz kendimizi de ve ilk kez bu denli zevk duyuyoruz sıfırlaşmaktan...senin en büyük gizin buydu belki de...ve hangi şehrin adına yazsam adını on kat artıyor değerim ve katlanarak gidiyor..anlatmakla biter misin sen, anlatmakla bitirirsin belki o da belki...

    galata kulesinin ondört penceresi var, istanbul'un yedi tepesi, ayın ondört hali var.. ay ile galata kulesi oynasırken, güneş ile kız kulesi oynaşır... istanbul hep seyreder kendini göğün aynasından..ah istanbul seni dinlerken orhan veli gözlerini kapamakta ne kadar da haklıymış.sana lanet edenler ne kadar da haksızmış sana kimsenin sahip olamayacağını kabul edemeyenlermiş onlar, onlar sevilmek icin sevenlermis...onların bir nedeni varmış, oysa nedensiz sevmekmiş tüm mesele...

    seni unutmak mümkün mü istanbul, her gelen yeni bir bebek senin icin ve herkesi ayrı şarkılarla karşılıyorsun ve uğurlamalarından with arms wide open ı söyledin bana,tam da giderken, tam da gidemezken, kalamazken de seninle, yeni doğmuş bir bebeğin minik ellerine uzanan, bir işaret parmağı gibi tutundum sana... senden gideceğim ya..araftan olacağım hep... ne olur kal de istanbul... sonra yine bir başıma bırak beni, sonra yine sevmeye devam edeyim seni... kal.. de.. istanbul.. kalayım.. neden diye sorarsam şimşekler cakarsın düşlerime ve seni görememekle cezalandırırsın beni... sormayacağım... ve suclamayacağım seni.. senin yüzünden başka şehir sevemedim, sen de beni sevmedin yalnız kaldım demeyeceğim...sana bir kuleden baktım, ondört penceren vardı ve binbir halin, hepsini sende sevdim... senin martın vapurları olmayan temiz bir denizde tutunabilir mi.. sanmam...ben bir martı oldum istanbul... kanatlarımdan ayırma beni...
    4 ...
  20. 412.
  21. bugün fethedilşinin 555.yılı olan şehir.

    'sade bir semtini sevmek bile bir omre deger'
    4 ...
  22. 413.
  23. içinde barındırdığı binlerce hüzne rağmen tüm ihtişamıyla ayakta durabilen şehir.
    1 ...
  24. 414.
  25. "yarim istanbul, gel öpeyim gerdanından"
    2 ...
  26. 415.
  27. devlet planlama teşkilatı`nın son verilerine göre en çok göç veren sekiz şehir arasına girmiş metropol.
    2 ...
  28. 416.
  29. güzel bir rashit şarkısı.
    --spoiler--
    Istanbul tam bir cehennem
    Parlak sehir ışıkları
    Geceleri toplar sinekleri
    Terketti kendi köylerini
    Göç eder hergün binlercesi
    Büyükleri neon zehirleri
    Yok ediyor hepsini

    Ekmek aslanin artık azında
    Taşı toprağı altın yalanlarına kanma
    Istanbul deprem tehlikesi
    Istanbul patlar çöpleri
    Mutluyuz bizler yinede
    Patlayan sehrimizde
    Gülüp geçeriz delicesine

    Istanbul piskopat dolu
    Istanbul cinnettir sonu
    On milyon insan arasında
    Bag yok nefretten başka
    Istanbul cehennemdir aslında
    Heryer beton heryer gri
    Insan mutlu olabilir mi
    Yasarken bunca stresi
    Istanbul cehennem gibi
    Öldürüyor hergün bizleri
    --spoiler--
    2 ...
  30. 417.
  31. çalışmaya, okumaya ya da yaşamaya gelen herkesin sevgilisi olduğu için nedense kimse tarafından sahiplenilmez...

    tamam güzeldir, ama paranız yoksa bir müddet sonra vahşi yüzünü gösterir. denizi bir yere kadar insanı mutlu eder...

    ilk başlarda sanki kendinizin tapulu malıymışınız gibi gelir, ama değildir istanbul kimseye ait değildir...

    ama kopmak zordur istanbuldan, arada sevgi paylaşımınızdan ona da pay ayırmak gerekir, çünkü en nankör kediden daha da nankördür...

    gün gelir bazen nefes almak en güzel bu şehirde güzel olur, son nefesiniz değilse tabi...
    1 ...
  32. 418.
  33. duman'ın istanbul adlı şarkısından bahsediyorum.
    1dakika 30 saniye içinde istanbul'u eksiksiz ve kusursuz anlatan tek şarkı olabilir.

    --ieeeaaasssstaaanbuuulll elindeeen öpeeer..
    1 ...
  34. 419.
  35. ayrı bi dünya. aradığında herşeyi bulabilceğin kadar güzel, yaşadığında her türlü kaza belanın başına gelebileceği kadar da kötü olan sehirdir.
    2 ...
  36. 420.
  37. '' Haliç ve istanbul bizim olacaktır. istanbul' un Yunanlıların mirası olduğunu kabul etmek asla mümkün değildir. dünyanın en önemli yeri olan istanbul, sadece yunanlılara bırakılamaz, ayrıca onlara büyük gelir. istanbul' un bizim olması gerektiğinin nedeni, ne ünlü bir limana ve körfeze sahip bulunması, ne 'yeryüzünün merkezi' olması, ne de kapandığı evinde artık boyu tavana değen, denizlerin, okyanusların özgür havasını içine çekmek için enginlere açılmak isteyen rusya gibi bir deve gerekli olduğu bakış
    açısındandır.''
    dostoyevski
    2 ...
  38. 421.
  39. berbat bir trafiği olan, her an başına herşeyin gelebileceği, kaldırımlarında kalabalıktan yürüyemediğin, kapkaçcısı, hırzısı, serseri kurşunu bol olan şehirdir aynı zamanda boğaza inip herhangibir noktasından denizini seyretmenin, beyoğlu nda dolaşmanın, tarihi yarımada gezintilerinin, bebek sahilinde balık tutmanın, kadıköy ve moda sahilinde yürümenin ve bu tip aktivitlerin istanbul da yaşamanın bütün olumsuzluklarını ortadan kaldırdığı büyülü şehirdir.
    2 ...
  40. 422.
  41. ölüm kalım veya benzeri birşey olmadığı takdirde, 43 gün sonra, uzun bir aradan sonra kavuşacağım sevgilidir.
    2 ...
  42. 423.
  43. dogal ve tarihi güzellikleriyle yaşanası,trafiyle kaçılası şehirdir.
    2 ...
  44. 424.
  45. türkiye nin yaşanılası tek şehri.
    2 ...
  46. 425.
  47. bünyesindeki binaların %70'inin kaçak olduğu açıklanan 2010 avrupa kültür başkenti. taşı toprağı altın sözü baya inandırıcı gelmiş anlaşılan.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük