bir o kadar nefret edip sahip oldugu kalabalık ve hareket ile beni bi o kadar da cezbeden şehirdir. eylüldeki dönemde marmara üniversitesi yüksek lisansa kabul ederse beni yaşamaya başlayacagım yerdir aynı zamanda.
Her sene 1-2 defa gidip gördüğüm, kulaklığımı takıp taksim, istiklal, adalar ı gezerdim o kadar güzeldi ki !
Lakin geçtiğimiz yıl ağustos ayında suriyenin herhengi bir şehrinden daha çok suriyelinin olduğunu gördüm.
Ve resmen anası sklmiş halde buldum tekrar.
Gezi parkına gittim gezi cafe de oturup çay içtim yolun karşısında suriyrlilerin arapça tabelalı dükkanlarını gördüm yine üzüldüm.
O park ne çok şey yaşadı şimdi ise kara çarşaflıların konaklama yerine dönmüş.
Ne çok seviyordum istanbul u ıslak hamburgerini, kumpirini, dorock u, rockn coke u.
Hiç biri kalmadı anasını siktiler caanım şehrin.
"la bu ne soğuk" şehridir. kırk yılda bir üsküdar sahilinde yürüyeyim, çay içeyim, martılara simit atalım nasiplensin yavrucaklar dedim, bir ara burnum dondu düştü sandım.
Ey istanbul! Ey Aşk olduğum şehir!
Aşk kokan rüzgarının ılık ılık tenime değişini özlemişim.
Özlemişim, şairin olmazsa olmazı çayını yudumlarken,
insanların vapura yetişme telaşını izlemeyi.
Biliyorum, şuan yüzlerce aşk geçiyor önümden
Ve bir o kadar da acı.
Yaşanmalı mı seninle,
Yaşanmamalı mı bilmiyorum,
Yada bilmeme izin vermiyorlar.
Lakin "Aşk" olduğun kadar "Acı"sında
Öyle ki verdiğin acı her zaman aşkından daha büyük...
Ne zaman izlesem seni buradan,
Ne zaman çınlasa kulaklarım vapurlarının homurtusuyla,
Kalemi alıp, alalade karalamaya başlıyorum hemen.
En çok ta bu tarafını seviyorum senin,
Seni boş boş izlerken kelimeleri uçuşturmanı beynimde.
Havanı soluyor olmak iyi mi kötü mü hiç bir zaman bilemedim ama,
Bana onlarca anlam yüklediğin kesin.
Ve artık gitme vakti,
Kendine iyi bak istanbul ben yine gelirim...
Çok sevdiğim şehirdir. Her şeyin en büyüğü burdadır. Pisliğin en büyüğü de , fırsatın en büyüğü de. insanlar kendilerini geliştirmek istiyorsa kesinlikle bunu yapabilecekleri en iyi şehir burasıdır. Kolay demedim bakın ama en çok imkan burada vardır. Her şeyden yorulan, üşenen insanlara göre değildir. Dinamizm gerektiren bir yerdir.
Umarım gelecek yıldan itibaren sürekli içinde bulanacağım dünyanın en çok ziyaret edilen şehri.
Not: en çok dikkatimi çeken noktası seven çıldırıyor , sevmeyen de nefret ediyor.
Doğduğum, büyüdüğüm, toprağına düşüp dizlerimi kanattığım, acılarımı, sevinçlerimi hüzünlerimi kattığım megaköyüm. Ne kadar değişse de , çirkinleşse , çirkefleşse de vazgeçemediğim. Her bir mahallesi, sokağı anılarla dolu. Bir ömür istanbul. Boğazın havası hiç bir yerde yoktur. Deniz her yerde denizdir ama boğazda başkadır. Eminönü'nün hala eskiyi koruyan görüntüsü, kendine has kokusu başka hiç bir yerde yoktur. Ne zaman o kokuyu duysam, babasının elinden tutmuş etrafına bakınan o küçük kız olurum. Kokular anıları canlandırır , istanbul'un her bir yeri ayrı bir kokuya sahiptir. Her bir yanında ayrı anıları canlanır insanın. Hem koşarak uzaklaşmak istediğin, hem de köklenip kalmakta ısrar ettiğin vazgeçilemezliktir istanbul.