binlerce yıldır medeniyetlere ev sahipliği yapmış her renkten her ırktan insanın bir arada yaşadığı, yerleşik düzene geçildikten sonra hızla nüfusu artan ve köyden şehre göçte insanların iş bulma hayali ile gidip zoraki yaşam sürdüğü Türkiye Nüfusunun yaklaşık % 20'sini oluşturan metropol.
"onlarca yildir burada yasiyorum" diyebiliyorum artik.
16 yasinda geldim; yapayalniz ama hic korkmadan... o kadar cok agladim ki bu sehirde... o kadar cok guldum, o kadar sevdim, sevildim, uzdum, uzuldum... istanbul'la ilgisi yok, nerede olsaydim bunlari yasayacaktim belki, buyuyordum cunku; ama istanbul tum bunlarin ortasinda olunca; tum klise sarkilarin, siirlerin, romanlarin soyledigi gibi bir yere donusuyor sehir. buyulu bir yere donustu benim icin de, sonunda.
en cok yalniz kaldim. en cok agladim burda, evet. kotulukler gordum, kimseye soylemediklerimi bir kitaba sarilip agladim.
birakip gitmek istedi bir yanim, bir ses hep "gidemezsin" dedi. "gitme..." hala gidemedim. gitmek istiyorum, gidemiyorum... tutan bir sey yok, gidemiyorum. yani gitmek zorunda olmak istememisim aslinda belki. ya da zamani var, gelmedi. bir sen biliyorsun.
evim olmustur artik. terk ettiler, gittiler, ben kaldim... ben hic korkmadim. korkmuyorum. uzdugume uzuldugum bir sensin, senden ozurler diledim. yetmiyor mu, uzuluyorum. bir tek sen affet yeter, burdaki yillarimi.
tek seni uzmeye, uzmus olmaya dayanamiyorum.
sen varsin hep; her yerde, hep yanimda, icimde. yalniz degilim aslinda.
sen nasil istersen oyle olsun. ne dersen o olsun. hic gormeden inaniyorum; seni o kadar cok seviyorum, icimden tasiyor, agliyorum. ne istiyorsan sen benim icin; ben bilmeden, yasamadan raziyim, yine en iyi sen biliyorsun...
istanbul'u bana yasattigin icin sana tesekkur ederim. beni terk etmedigin, bana darilmadigin, yalniz birakmadigin ve tum merhametin icin tesekkur ederim istanbul.
O trafikle sikimde olmayan yer. Belli yerleri güzel mi guzel, eşi yok. Ama istanbulun anasının amında yaşayıp, ömrün yollarda geçen biri isen istanbul goygoyculuğu yapmanın alemi yok. Zira sen istanbulda yaşamıyorsun sadece kahrını çekiyorsun. Ben ise izmit de oturup uygun zamanda istediğim yerini gezip sonra 41 plakamla Kartepe eteklerinde olan Sitedeki daireme gidiyorum.
Doğduğumdan beri değil de sonradan yaşamaya başlamış olsaydım da sever miydim diye düşündüğüm şehir.
Ayrıca nüfusu azalmalı. Mesela ben bizimkilere gidelim diyorum ama aslında ben de istemiyorum gitmeyi. Bizimkiler de hem anne tarafı hem baba tarafı 50 sene olmuş yerleşeli. Kolay değil o kadar gitmek. Ama bir şekilde bu şehrin nüfusu 10 milyonun altına indirilmeli.
20 milyonluk nüfusunun 19.5 milyonu gereksiz,kuru kalabalıktır. Zamanında buraya gelip arsa çevirip, gecekondu sahibi olan ; daha sonra o gecekonduların kentsel dönüşüme girmesi ile bir sürü diare sahibi olan bir sürü insanı barındırır. Yani elin barzosu hiçbir şey yapmadan ev sahibi olur. Siz de ev sahibi olabilmek için çalışır, didinir, senelerce kredi ödersiniz. Böyle bir şehirdir. Hafta sonu çıkıp gezemedikten sonra bir anlamı yoktur ki, hafta sonu da çıkmanızı pek tavsiye etmem.