istanbul

entry6113 galeri992 ses1
    2726.
  1. havası yine kapanmış şehir. dün deniz canavarlaşmıştı bakalım bugün ne olacak?
    edit: kağıthane'de hafiften başladı yağmur.
    1 ...
  2. 2727.
  3. havası kafayı yemiş olan şehir.
    1 ...
  4. 2728.
  5. an itibariyle ıslanan şehir.

    haftalardır okula gitme isteğim yoktu bugün oldu o istek.
    ama yağmur yağıyor işe bak.
    sınıfta kalacağım kesin bu gidişle.
    1 ...
  6. 2729.
  7. 2730.
  8. dünyanın en abartılmış metropolu ve en büyük köylerinden biridir.
    1 ...
  9. 2731.
  10. çocukluğumun şehridir.

    hatıramda yoğurtçuları, bozacıları, ceviz ağaçları, muhteşem temizlikteki deniziyle kalmıştır. son gittiğimde ise örselenmiş, yaşı geçkince bir pavyon kadına benziyordu. yorgun ve kaybedecek bir şeyi yok.
    1 ...
  11. 2732.
  12. SEÇiMLERDEN ekmeleddin ihsanoğlu ve recep tayyip erdoğan aşağı yukarı kafa kafaya çıkacağı il...
    1 ...
  13. 2733.
  14. Yeni yuvam.

    Türkiye'nin en güzel şehri.

    Eski devlet osmanlı'nın son başkenti.
    1 ...
  15. 2734.
  16. göt kadar yere 15-20 milyon insan doluşup bunların da ''ama hiç ağaç kalmadı burada'' dedikleri yer.
    1 ...
  17. 2735.
  18. devletin bilinçli, kapitalist ve yanlış politikaları sebebiyle nüfusu artmış ve giderek artan bir şehir. ağaç katliamlarına karşı çıkanlar, burayı sadece ekmek kapısı olarak görmenin ötesinde burayı sahiplenenler ve doğaya saygı duyan bilinçli yurttaşlardır.

    herkesin, ama aslında hiçkimsenin olmayan şehirdir.
    1 ...
  19. 2736.
  20. 1 ay gormedigim
    ve cok ozledigim sehir.
    ama yarin sabah kavusuyoruz sonunda.
    kadikoye geldigim andan itibaren beni saran mutluluk hatirina
    dolasicam sokaklarda.
    1 ...
  21. 2737.
  22. istanbul'un tarihi, coğrafi durumu ile çok yakından ilgilidir. Şehirde daha tarih öncesi çağlara ait bir takım yerleşim bölgeleri olduğu tespit edilmiştir. 1942 - 1952 yılları arasında Kadıköy çevresindeki Fikir Tepesinde yapılan kazılar sırasında M.Ö. 3.000 yılına ait bir takım aletler, iskeletler bulunmuştur. Bu durum istanbul'un Asya kıyılarında o çağlarda insanların yaşadığını açıkça ortaya koymaktadır. Rumeli tarafında da kazılar yapılacak olursa buralarda da çok eski çağlardan kalma çeşitli kalıntılara rastlanacağı sanılmaktadır.

    Bugünkü istanbul şehirlerinin çekirdeğinin yani Haliç'in güneyinde kalan parçanın ilk sakinleri Trak'lardı. Fenikeliler ise Kadıköy'ünde yerleşmişlerdi. Bilindiği gibi Traklar Hint-Avrupa Fenikeliler ise Sami ırklarındandır. Yunanlılara göre; Yunanistan'ın Megara şehrindeki Byzas'ın yönetimindeki bir Yunanlınlar kafilesi M.Ö. 658'de bugünkü Srayburnu'na gelip yerleştiler. Bundan sonraki yüzyıllarda şehir yavaş yavaş ikinci derecede bir liman ve ticaret şehri olmaya yüz tuttu. Roma egemenliği altında iç bağımsızlığını koruyan bu ticaret şehri, ancak M.S. II. yüzyılda bir Roma sitesi oldu.

    imparator Konstantin, 325'te yeni ve büyük bir şehir yapımına girişti.11 Mayıs 330'da bu şehir kesin olarak Roma'nın yerine dünya imparatorluğunun başkenti oldu. Daha Konstantin devrinde şehrin nüfusu 200.000'i geçti. Fakat birkaç milyonluk Roma'nın kalabalıklığına ve büyüklüğüne erişmekten uzak bulunuyordu. 395'te imparatorluk ikiye ayrılınca istanbul Doğu imparatorluğu' nun başkenti oldu. Justinianus devrinde yani VI. Yüzyılda nüfusu milyonu aştı, dünyanın en büyük şehri haline geldi. VII. Yüzyılın sonundan başlayarak Bağdat nüfusu, büyüklüğü ve zenginliği bakımından istanbul'u geride bıraktıysa da , şehir hiçbir zaman milyonu aşan nüfusunu kaybetmedi. Ancak Latinler' in işgalinde bu büyük nüfus dağıldı.

    Asya'da ki imparatorluklarının yıkılması üzerine Avrupa'ya gelen ve bu kıtanın en büyük kısmında olan Hun Türklerinin hakanı Atilla, 447'de Büyükçekmece'ye kadar geldi; fakat Bizans'ı yıllık bir vergiye bağladıktan sonra geri döndü. Hun' lardan sonra gene Asya da ki imparatorluk tahtını kaybeden Avar (Apar) Türkleri Avrupa'ya geldiler ve 616'da istanbul'un önlerine kadar ilerlediler. 626 yılında Avarlar'ın şehri kuşatması, tarih boyunca Bizans'ın karşılaştığı en önemli tehlikelerden birini meydana getirdi. Kadıköy ve Üsküdar tarafından da iranlılar (Sasaniler) bu kuşatmaya katılıyorlardı. Büyük şans esri olarak Bizans bu kuşatmayı ağır şartlarla atlattı.

    islam dinin ortaya çıkmasından sonra Arapların başlıca hedeflerinden biride istanbul oldu. 668-669 kuşatması gelecekteki halife Yezid'in başkomutanlığı altında yapıldı. 665'te Bizans donanmasını yok eden islam donanması bu kuşatmaya açık bir kapı hazırlamıştı. Bu sefere Peygamberin bayraktarı Halid ibni Zeyd (Ebu Eyyubu'l-Ensari) ve Peygamberin birçok arkadaşı katıldı. Bu kuşatmadan bir sonuç çıkmayınca Halife Muaviye, 673-674'te şehri bir kere daha karadan kuşattırdı. Araplar Kapıdağı yarımadasında üslenerek tam yedi yıl sefer mevsiminde istanbul önlerinde göründüler. Fakat bileşimi yalnız Bizanslılar tarafından biline "Rum Ateşi" yüzünden bir sonuç çıkmadı. 713-714'te tekrar Prens Mesleme, tekrar istanbul'u kuşattı. Bu kuşatma Bizans'ı yıkılma tehlikesiyle yüz yüze getirdi. Arapların şehri alması ve Avrupa'ya hakim olması bir gün meselesi sayıldı. Fakat imparator Leon'un enerjisi durumu kurtardı. Bu kuşatma Avrupa tarihinin dönüm noktalarından biri sayılır.781'de gelecekteki halife Harunureşid'te şehri kuşattı; fakat yıllık vergi karşılığında geri çekildi.Bundan sonra Bulgar Türkleri, istanbul için en büyük tehlike teşkil etti.813'te Kurum Han, Bizans ordusunu Edirne meydan savaşında yok ettikten sonra, şehri kuşattı. Fakat kat kat surlarının ululuğu ve dayanıklılığı Bizans'ı gene kurtardı. 1090'da başka bir Türk topluluğu, Peçenekler Çekmece'ye kadar geldiler.
    Malazgirt'ten birkaç yıl sonra Selçuklu Türkleri Üsküdar'a kadar geldiler ve iznik'i Türkiye'nin başkenti yaptılar; fakat Avrupa'ya geçemediler. Birinci Haçlı seferi Bizans'ı Selçuk Türklerinden kurtardı. Ve Bizans'ın Türkler tarafından fethini 3,5 yıl geriye itti.
    16 Nisan 1204'te, Bizans'ı Türklerin elinden kurtarmak emeliyle hazırlanan Haçlı Seferinin dördüncüsü, özellikle Bizans'a yöneldi. Şehrin heybeti ve zenginliği karşısında gözleri kamaşan fakir Avrupalılar, istanbul'u şiddetli bir savaştan sonra aldılar. Tarihte ilk defa olarak şehre barbarlar egemen oldular. Milyonluk şehir en müthiş yağma, katil ve saldırılarla karşılaştı ve zenginliğinin büyük kısmını kaybetti. On binlerce elyazması yakıldı. Kiliseler son şamdanlarına kadar yağmalandı. On binlerce istanbullu kılıçtan geçirildi. Kadınlar saldırıya uğradı. Bütün bu hareketlere yalnız savaşçılar değil, Latin Rahipleride katıldı. iznik'e sığınan Bizans imparatorluğu başkentini Latinler'in elinden almak için amansız bir mücadeleye girişti. Latinler istanbul'da bir imparatorluk kurdular ve tahtı bir Fransız Hanedanına verdiler. Sonunda 1261'de Paleologoslar'ın idaresindeki Bizanslılar istanbul'dan Latinleri kovdular. imparatorluğun başkenti iznik'ten tekrar istanbul'a nakledildi. Fakat bu dönemde şehrin nüfusu tahminlere göre yarım milyondan da aşağıya düşmüştü. Bununla beraber -ispanya'da ki Arap şehirleri hariç- Avrupa'nın en büyük şehri idi. Bu devre kadar Hıristiyan Avrupa'da hiçbir şehrin nüfusu 150.000'i aşmamıştır.
    Bundan sonra Bizans, Osmanlı Türkleri ile karşı karşıya kaldı. Daha sonra Orhan bey Üsküdar'a geldi. imparator ile pek sıkı ilişkiler kurdu. 1390 baharında Orhan Gazi'nin torunu Yıldırım Bayezit, şehri kuşattı fakat ağır vergi karşılığında kuşatmayı kaldırdı. Yıldırım'ın istanbul'u almak azim ve kararı kesindi. Ancak Timur olayı bu fethi yarım yüzyıl geride bıraktı. 1396'da Türkleri Avrupa'dan sürmek ve Bizans'ı kurtarmak için gelen bütün Avrupa devletlerinin kuvvetlerinden meydana gelmiş büyük Haçlı ordusunu yok eden yıldırım Anadolu Hisarı'nı yaptırdı ve 1397'de şehri kuşattı. Fakat kuşatma savaşına girmedi; büyük Türk birliklerini şehre bağlamak istemedi. Uzun süren bir abluka ile Bursa gibi istanbul'un da boyun eğip teslim olacağını düşündü. Bizans bu durumdayken Timur, 1402'de Yıldırım'ı yendi.Yıldırım'ın oğlu Musa Çelebi, 1411'de istanbul'u kuşattıysa da alamadı. Yıldırım'ın torunu II. Murat'ın 1422'nin 15 haziranından 24 ağustosuna kadar süren pek şiddetli savaşlara sahne olan kuşatması, artık şehrin son günlerini yaşadığını gösterdi. Anadolu'da bir ayaklanma olması, Bizans'ı bu defada kurtardı. Fakat II. Murat'ın oğlu II. Mehmet, şehri almayı hemen hemen bir sabit fikir haline getirmişti. 29 Mayıs 1453'te istanbul'u alarak Ortaçağ'a son verdi.
    1 ...
  23. 2738.
  24. yaşarken bir an önce bırakıp gitmek istenilen, ayrılınca özlenilen şehir.
    silivri birlik leri bile özledim mk.
    1 ...
  25. 2739.
  26. yakında tarihini bahçelievler semtinde tekrar yazacağım il. sadece bir il evet ötesi yok.
    1 ...
  27. 2740.
  28. birsen tezer'in mükemmel ötesi şarkısı.
    bir kere daha özletir şehri.

    --spoiler--
    bırakıp gitmek var
    şimdi seni yarim
    dört yan ezan
    vapur vapur boğaz
    --spoiler--
    1 ...
  29. 2741.
  30. Orasinda burasinda gezerken aralikli olarak cuzdanimi kontrol ettigim yuce sehir...

    Pazar gunu gelip gezmeye kalkarak, zihnimde istanbulu kismen katletmis oldum. Yanimda rehber kuzenlerim ve ailem olmasa herhalde ilk saatimde basip karsiyakaya donerdim...

    Su anda bu yaziyi kiz kulesinin karsisinda bir cafede otururken yaziyorum ve diyebilirim ki anadolu yakasinin kesinlikle avrupa yakasina oranla yasanabilirligi daha fazla. bu sehir bu kadar insani kaldirmiyor. hele ki avrupa tarafi hic mi hic kaldirmiyor. Anadolu kismi yine bizim o taraflari andiriyor pek yabancilik cekmiyorum burada...

    Gerci istanbulu kime anlatiyorum ki? nacizane goruslerim iste koyden indim sehre tarzi...

    (taksime gidiyorum gece yazmaya devam edecegim entry israfi olmasin)

    gittim, gordum, bildiriyorum...

    Bastaki pesimist soylemlerimi bir kenara koyabiliriz oncelikle. su sozumun hala arkasindayim ama... evin anadoluda olacak, eglenmeye avrupaya gideceksin.

    Fünikuler diye bir seye bindim egimli garip hastalikli bir alet. ve sunu anladim ki uskudar istanbulda her yere gidebilmek icin en uygun yer. karsiya bircok farkli sekilde gecebiliyorsunuz. kalabalik avrupaya gore cok daha az, bu da tercih sebebi.

    Ama ne olursa olsun bir karsiyaka degil. Her taraf insan, her yer isik, hayata hic ara verilmiyor. insan yalniz kalamiyor...

    E kaderden mi kederden mi bilinmez, birlikte de olamadigina gore, istanbul neye yarar?

    Guzel guzel, 6 sene once gelmistim pek firsatim olmamisti gezmeye. ama bu kez karar vermek icin yeterli sebebe sahip oldum. istanbulda yasayabilirim...
    1 ...
  31. 2742.
  32. korkutucu kalabalığı olmasa güzel sayılabilecek şehir.
    1 ...
  33. 2743.
  34. yahya kemal in asik oldugu sehir.
    1 ...
  35. 2744.
  36. istanbul, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan da en önemli şehridir

    istanbul Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara kıyısı ve Boğaziçi boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde kurulmuştur. istanbul kıtalararası bir şehir olup, Avrupa'daki bölümüne Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası, Asya'daki bölümüne ise Anadolu Yakası veya Asya Yakası denir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde kurulan istanbul'un batıdaki sınırını istanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin 39 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyükşehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır.
    1 ...
  37. 2745.
  38. Osmanlilar fethetmeden 200 sene once latin ordulari tarafindan isgal edilen ve de yağmalanan sehir.
    1 ...
  39. 2746.
  40. 10 gunluk aradan sonra donecegim sehir. ayrilirken kurtuluyorum diye seviniyorum. ayri dusunce ah simdi uskudarda olsaydim, keske istiklalde olsaydim diyorum. tanim: eroin gibi sehir. herkes birakmak istiyor. ama kimse birakamiyor.
    1 ...
  41. 2747.
  42. "dünya tek bir ülke olsaydı,istanbul başkent olurdu"...napolyon bonapart.adına şiirler,şarkılar yazılan kaç şehir var ki...
    1 ...
  43. 2748.
  44. kanayan bir yara olan şehirdir.

    ne çektim be senden istanbul..
    1 ...
  45. 2749.
  46. Şu dakikalarda rahmet yağan güzide şehir.
    1 ...
  47. 2750.
  48. göğü delinen şehir. hay maşallah.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük