insanı kamil

entry9 galeri0
    1.
  1. 2.
  2. bi sonraki levelde fenafillaha erecektir.
    2 ...
  3. 2.
  4. ben hristiyan-avrupalı değilim. boşnaklarda öyle olmadıklarını zor yoldan anladı. fransada ve rusyada bile boşnaklar kadar güzel insanlar (hepsi sırp kökenli, tıpkı pakilerin de özünde indian kökenli olması gibi, yahut uygurların çinli ) bulamayabilirsiniz. bu neyi değiştirdi ki. ben de avrupalıymışım, hristiyanmışım gibi davranmaya çalışsam bile her zaman konstantinapole'ü masum hristiyanlardan alan, milyonlarca rum kadınını cariyeye dönüştürüp ırzlarına tasallut olmuş, çocukları yeniçeri ocağıyla köleleştirmiş fetih devletinin kültürel bi varisi olarak algılanacağım. yeminli ateist olsam bile, bu neyi değiştirirdi? sonuçta soyumdaki her üç kişiden birinin adı ya muhammad, ya da ali değil mi? etnik açıdan rum yahut balkan kökenli olsam bile hiçbir şeyi değiştirmeyecek bu. ruhunu deccale kaptırmış bi kayıp ruh olacağım, (katolikler gözünde ortodoksların da pek bi değeri olduğu söylenemez gerçi) ta ki çeyrek hristiyan olmayı onaylayıp kendimi misyonerlere ispatlamak isteyene dek. her yılbaşında onlar gibi çam ağacı süslesem, amerikan-hristiyan ezgileriyle vakit geçirsem bile hiçbirinin gözünde beyaz bi hristiyan olmayacağım. beni medeni ve kamil bi ruh kılan şey, hristiyanlara özenmem değil, avrupa kültürünün birçok konuda ideali temsil ettiğine inanıyorum, ama bu hristiyanlıktan ziyade bu entelektüel, düşünsel, etik sorumluluk bilinciyle seküler kazanımlara dayanıyor. ben kıtanın vahşi kapitalist, antisemit, sosyal darwinist ırkçı yönünü de benimsemiyorum. benim için en değerli şey de o kültürün özündeki hümanizm ruhu. bireysellik, ifade hürriyeti, hür irade, özel mülkiyet, rekabet, sigorta ve sosyal sağlık sistemi, seçme seçilme hakkı, fırsat eşitliği gibi. seçtiğim şey ne komünizm, ne de kolektif ruhu, aile kavramını hiçe sayan, insanların sağlık ve eğitim ihtiyacını hayali varsayımlara atfeden liberalizm tahayyülü. benim için inanç da, dinde hayatın bi parçası. müslüman, hristiyan, yahudi ama ahlaklı adamı ateist ama bencil, ateist deist ama düşüncesiz ve hedonist bi insana her zaman tercih ederim. insanı makineleştiren, ruhsuz, tatsız tuzsuz ideolojik varsayımlara mutlak gerçeklik atfetmektense bizi insan olarak ele alıp biyolojinin içgüdülerin ötesindeki metafizik eğilimlerimizi de önceleyen sentezleri dinlemeyi tercih ediyorum. ama kimlik bizim her şeyimiz işte, kim olduğunu kabul etmeden tüm bunların ne anlamı var ki? ahlaklı bi insan olmanın, doğru bi ilkeyi takip etmenin, sadece bi başkasını taklit etmiş olur, o eyleme kendi özgünlüğünle yeni bi yorum da getiremezsin. kendini bulmak, kim olduğunu kabul etmek her bireyin harcı olmadığı için birçok millet de kabile düzeyinde ilkel düşüncelerle hareket ediyor, sürü psikolojisiyle. bir rüzgar dalgasından bi diğer dalgaya geçiyor, yaprak misali savruluyorlar.
    2 ...
  5. 4.
  6. ahlak konusunda vahyi ve on emri temel alıyorum.

    Yahudi ahlakı etik anlayışımın ayrılmaz bir parçası ve bunu sadece sizi etkilemek için söylemiyorum. Şu anda yanımda kimse yok, değil mi? Bu tatlı, süslü kelimeleri size sıralarken arka planda evli müslüman, Yahudi kadınlara ya da Hristiyan kadınlara izinsiz bakarak, o kadınları videolarla nesneleştiren, yani On Emir tamamen görmezden gelerek kendini tatmin eden bir adam olmam da tamamen mümkün. Bunu yılda bir kez yapabilir, tövbe edebilir ve birçok Müslüman gibi kendimi kandırabilirim. Belki en az bir ya da iki milyar adam bu şekilde yaşamıyor mu?. Evli, bekar, yaşlı, genç, çekici olmayan, yakışıklı; ne fark eder ki.

    Şu anda yanımda polis memuru yok. Savcı yok. Yargıç yok. Sadece cehennem korkusu ya da cennet arzusu için, ödül-ceza mantığıyla, iyi bir insan olarak kalmak pek mümkün değildir. islam ve Hristiyan alemine bakın. Elbette hepimizin bir dereceye kadar vicdanı, evrensel bir iç sesi var. Ama davranışları o iç sese göre koordine eden ve duygularımızı, düşüncelerimizi vicdanla disipline sokan, devlet yanımızda olmasa bile nefsimizi eğiten bir ilkeye ihtiyacımız var.

    O ilke tek ve biricik olan logos'tur; yani allah, başlangıcı ve sonu olmayan, kadiri mutlak, tüm evrene hükmeden (deist tanrısı değil, evet ) tek ve biricik yaradana nasıl sesleniyorsanız artık.. Yahudi Tanrı anlayışı, insanlığın metafizik, sosyal ve bireysel nesnel ahlak ihtiyacını normatif kurallar içinde nihai bi cevap sunuyor, insan vicdanını disiplinize ediyor.

    insan, yiyerek, içerek, uyuyarak ve üreleyerek ömrünü ve zamanını tüketebilen bir yaratıktır. Ama inanç, amaç ve planla hareket etmek, işte bu onu diğer tüm canlılardan ayıran başlıca özelliği. Tek Tanrı, zihin ve ruhu organize eder; Kant'ın görev temelli etiğini dinle birleştiren bir tür tutkal gibi. Kant'ın önkabulleri bugünkü Batı uygarlığının da temelini oluşturuyor: allah'ın varlığının ve birliğinin kabulü, özgür iradenin kabulü ve bilincin ölümsüzlüğünün kabulü. Maddi alemin de, hiç sonlanmayan vücutsuz bi bilinçten tezahür ettiğini anladığınızda bu varsayımlara ne denli muhtaç olduğumuzu fark ediyorsunuz.

    Evet, buna inanıyorum. Ama Yahudi miyim? Hayır, sadece vahye dayalı objektif ahlakı, birçok müslüman ve hristiyandan, belki de birçok yahudiden daha iyi anlayan sıradan bi insanım; basit bi türk yurttaşıyım.
    1 ...
  7. 5.
  8. kendi kimliğiyle barışık olmayan insanların bana ahlak dersi vermesine hastayım.

    sizler, kendinize allah'ın sizi yaratmayı seçtiği surette kalmaya katlanamıyorsunuz.
    allah beni muhammed, ali, ömer adıyla yarattığı için on'a bayılıyorum.
    o'na tapıyorum.
    ne bi hristiyana, ne de bi yahudiye karşı ismimi haykırmaktan korkmuyorum, utanmıyorum, çekinmiyorum.
    1 ...
  9. 6.
  10. ben türk'üm (annem babam apayrı dünyalardan, kürt, türkmen, arap, farisi, bulgar, arnavut, çerkes, slav, boşnak, rum, ermeni ), kimliğimde islam yazıyor, adım ahmet, mehmet, muhammed, ali, ömer.

    allah'a anne babamı bana verdiği için her gün şükrediyorum.

    kendi kimliğimden utanmıyorum!!!!! ama çocuk gelin, pedofili, ensest gibi bedevi-aşiret törelerinin de her daim karşısındayım!

    beni kamil insan yapan şey, tüm dünyaya karşı kendi kimliğimi haykırırken, akıl ve vicdan yolundan sapmıyor oluşum.
    1 ...
  11. 7.
  12. konuştuğum dil, arapça-farsça ağırlıklı.
    kültürel kimliğim, büyük ölçüde anadolu-rum, ve bir o kadar da islam (ibrani-arap ) temelli.
    kim olduğumu biliyorum,
    nereden geldiğimi biliyorum,
    nereye ait olduğumu biliyorum,
    ismimi haykırmaktan çekinmiyorum,
    dinimi haykırmaktan çekinmiyorum,
    ama bunu bi hristiyanın, bi yahudinin namusunu, şerefini hiçe sayarak yapmıyorum.

    bu, önemli bi fark!!!!!
    1 ...
  13. 8.
  14. 9.
  15. ulaşmadaki en büyük engel kişinin cehaletinin farkında olmamasıdır.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük