ilker başbuğ

entry864 galeri69
    225.
  1. türkiye için en büyük tehditleri, tsk'yı yıpratma çabasındaki gazeteler ve irticai faaliyetler olarak gören genelkurmay başkanı. bu mevzularda elini masaya vurur. paşam bir de pkk vardı onla da bir ilgilenseniz fena olmaz.
    3 ...
  2. 226.
  3. gediktepe faciasının ardından cephede asker yanağı sıkıp duygulanan ve ardından çanakkale'ye atfıla gediktepe'yi bir kahramanlık destanı gibi sunan ve bunda bir beis görmeyen gen.kur.bşk.

    pes doğrusu!

    hamaset hamaset hamaset hamaset

    4 yıldıza 4 tane, 4'ü bir yerde.
    2 ...
  4. 227.
  5. ankara da güvenlik zirvesi yapılıyor genelkurmay başkanı çanakkale de seminerde. mehmetçikten 700 bin tane var di mi üçün beşin hesabını mı yapacaklar nasılsa.

    istifayı düşünmeyen komutan.
    3 ...
  6. 228.
  7. artık ordunun başında görmek istemediğim komutan.
    3 ...
  8. 229.
  9. hakkari baskını sonrası yanlış hatırlamıyorsam yabancı ülke genelkurmay başkanlarının katıldığı bir toplantıda askerlerinin çanakkaledeki gibi omuz omuza kahramanca savaştığını ve mevzileri koruduğunu dile getirerek pkk'yi onore etmiştir ve bir terör örgütünden öte olduğunu kabul etmiştir.
    yaşanılan olayın bir terör eylemi ya da terörist eylem olmadığını bir savaş durumu olduğunu kabul ederek bir anlamda kendileri ile çelişkiye düşmüştür.
    sahi hangi terör örgütü ya da üyeleri düzenli bir ordu ile göğüs göğüse çarpışıp mevzi kapmaca oynar... ya da 30 yıl mücadele eder.
    4 ...
  10. 230.
  11. ağustos ayında emekli olarak yerini ışık koşaner'e bırakacaktır.
    1 ...
  12. 231.
  13. 232.
  14. an itibariyle star tv'de söyleşisi yayınlanan genelkurmay başkanı.
    1 ...
  15. 233.
  16. şu dakika itibariyle star tv de arena programında uğur dündarla söyleşisi yayında olan genelkurmay başkanı.
    pkk ile mücadele de köy korucularının öneminden bahsetmiş, korucuların tsk nın eli ayağa konumunda oldukların belirtmiştir.
    1 ...
  17. 234.
  18. kendisini zor bir emeklilik beklemektedir. allah yardımcısı olsun.
    1 ...
  19. 235.
  20. hakkında bugün mehmet altan'ın çok etkili bir yazı yazdığı komutan.
    http://www.stargazete.com.../malum-general-275679.htm
    1 ...
  21. 236.
  22. "Niçin Türkiye, 26 yıldır terör örgütünü yok edemedi” gibi bir soruya Devlet Bahçeli vari " (bkz: kırk yapar) " bir cevapla : “Bazen rakamlara da ihtiyacımız var. Şimdi 26 yılda, 30 bin teröristi etkisiz hale getiriyorsunuz, 10 bin de yaralı, teslim olan var. Toplam 40 bin. Örgütün dağ kadrosu yıllara göre değişiyor, ortalama 6 bin diyoruz, en fazla 10 bine çıktı. Şu anda 4 binler civarında. Ortalama 6 bin dersek, 30 bini 6’ya bölerseniz, 5 bin çıkıyor. Matematiksel olarak baktığımızda 26 yılda, güvenlik kuvvetleri 5 defa bu PKK terör örgütünü bitirmiş. Bu bir tespittir." diyerek noktayı koymuştur...
    Peki sonuç, PKK nerdeyse hergün bir karakol basıyor.
    2 ...
  23. 237.
  24. bdp'li millet(!)vekillerine "ya yeminlerine sadık kalsınlar ya dağa mı nereye gidiyorlarsa gitsinler" dediği için siyasete karışmakla suçlanan genelkurmay başkanı.

    ülkenin geldiği yere bak anasını satayım. ne yapsaydı adam? habur'a karşılama törenine mi katılsaydı?
    4 ...
  25. 238.
  26. "geceleri ankarada uyuyamıyorum, güneydoğudan gelecek şehit haberlerini bekliyorum" gibisinden bir laf etmişti geçenlerde, şimdi bu sözüne karşın bdp'li milletvekilleri acaba kendisine "basılan karakollarda neden kendisi yok,ankarada uykusuz kalacağına gidip sınır karakollarında ölüm haberlerini bekleyeceği askerlerle beraber olsa ya" deseler, ya da "mevzide tayyip erdoğan'la beraber neden çömeldi" diye eleştirseler ne olurdu hoş selahattin demirtaş kendisine gereken cevabı verdi ama misal akp'li birileri eleştirseydi konuşmasını ne denirdi bu duruma. "ordunun işine karışmayın"

    bugunlerde moda olan bir söylem var "yargının işine karışmayın" diye. herkes herkesin işine karışmasın ama "yüce ordumuzun" "yüce genelkurmayı başkanı" konuşup, eleştirildiğinde "ülke ne hale geldi" "böyle demokrasinin" gibisinden serzenişte bulun. ya da ,yaşa varol, ,siyasettende anlıyor, gibisinden şakşakçılık yap...

    bu tarz adamlar yüceltile yüceltile bu ülke bugün bu halde işte...
    1 ...
  27. 239.
  28. tsk tarihinin en başarısız genelkurmayı olmaya adaydır. uğur dündar'a verdiği son ropörtajdan öğrendiğimize göre çok koyu bir chp'lidir. halbuki askerin siyasetle alakası olmamalı. bunun acısını yıllardır çok feci bir şekilde yaşadık. genelkurmay başkanı dahil hiç bir subay siyasetle ilgilenmemeli. bütün başarısızlığı bundan kaynaklanıyor.

    açıkça söylemedi ama ima ettiği şey şudur: "akp iktidarını başarısız göstermek için teröre karşı kılımızı kıpırdatmıyoruz". evet açıklamalarından çıkan tek sonuç budur.

    be birader şehit olan bu çocuklardan bir tanesi senin çocuğun olsa yine aynı şeyleri mi söyleyecektin?

    heron'ların yakaladığı görüntüleri işleme koymayan ve göz göre göre karakol baskınına izin veren rütbeli kim, açıklasana.
    1 ...
  29. 240.
  30. görev süresi boyunca en büyük savaşını bir gazeteye karşı vermiş türk ordusunun komutanı. gazetenin tirajıda 20 bin falan herhalde.
    1 ...
  31. 241.
  32. hatayda yanlışlıkla öldürülen 3 yaşlı amcanın hesabını vermesi gerekendir.
    2 ...
  33. 242.
  34. an itibariyle bulunduğu genelkurmay başkanlığı makamını yaklaşık bir buçuk ay sonra kara kuvvetleri komutanı ışık koşaner'e devredecek olan, çok karışık ve zor bir dönemde genelkurmay başkanlığı yapmış olduğu kabul edilmesi gereken komutandır.
    1 ...
  35. 243.
  36. genelkurmay başkanı olmasını sevinçle karşıladığım ama olduktan sonra hiçbir icraatını göremediğim askere karşı bu kadar operasyon yapılırken sesi çıkmayan paşalar kafalarına sıkarken mevzide eyilen genelkurmay başkanı
    ne demişti toroğlu benim genelkurmay başkanım kodumu oturtacak.
    (bkz: masaya yumruğunu vurmak)
    1 ...
  37. 244.
  38. 26. genelkurmay başkanı.

    talihsiz bir döneme rast geldiğinden dolayı şansızdır. emri altında vazife yapan ve bu ülkenin gerçek bir demokrasi ile yönetilmesini isteyen ihbarcı subayı ve askeri muvazzafların görevlerini suistimal ettiklerini ve hadlerini aştıklarına dair gazete de yayınlanan darbe planlarını kamuoyuna sunan taraf gazetesini ''hainler'' olarak yaftalayan; askeri görevli. bu göreve haiz olmadan önce gazetelerde ağlama duvarı önünde çekilmiş bir fotoğrafı gündemi epey meşgul etmiştir.
    2 ...
  39. 245.
  40. sert basın açıklaması yapıp, medyayı fırçalamaktan ileri gidemeyen adam. özkök varken büyükanıt'ı, büyükanıt varken, başbuğ'u, şimde de koşaner'i bekliyoruz.
    3 ...
  41. 246.
  42. Benim ve benim gibi düşünenler için tam bir hayal kırıklığı yaratmış olan komutan. Oysa ki o sert görünüşünün altından neler neler çıkmasını bekliyordum. Kendi kadrosuna söz geçiremedi neredeyse. Allak bullak oldu. iktidarın orduyu yıpratma savaşı karşısında pek bir aciz kaldı. ilk olarak Mümtazer Türköne tarafından ortaya atılan "TSK'yı lağvedelim ve yeni bir ordu kuralım" tezlerine karşı hiçbirşey yapmadı. Böylece nihai amaçlarına ulaşmak için önlerinde en büyük engel olarak gördükleri orduyu yoketmek isteyenlerin karşısında aciz kaldı. Atılan iftiralara karşı sesini yükseltemedi. Kurmay kadronun olası her türlü savaş ihtimaline karşı senaryolar ürettiğini biliyoruz ama anlaşılan içten gelen tehdite ve tehlikelere karşı yeterli önlemleri almamışlar. Ayrıca kendilerine karşı atılan iddiaların da cevapsız kalması insanların kafalarında soru işareti oluşmasına neden oldu. Nitekim Türkiye kamuoyu hala insansız hava aracı Heron'ların PKK'ya zarar vermesini engellemeye çalışan bir üsteğmenin bir albay'la konuşması var mı yok mu, öğrenemedi.

    PKK'nın Dağlıca, Aktütün ve Gediktepe'deki askeri mevzilerimize baskını sırasında görevini yapmayan komutanlar oldu mu ve olduysa bu komutanlar hakkında neler yapıldı öğrenilmedi.

    Bütün bu konular içinde en korkuncu 19 Temmuz 201o akşamı Çukurca - Hantepe'ye yapılan PKK Baskını'ndan, komuta kadememizin haberdar olduğu halde gerekli müdehalede bulunulmadığı iddiasıdır. Bu iddia da ilker BAşbuğ tarafından karşılıksız bırakıldı. Umarız ki yeni Genelkurmay Başkanımız bu iddiaları yanıtlar. Ama Başbuğ bu kadar pasif kalınca aklıma bu adamlar bunu neresinden kıstırdı ki ağzını bile açamıyor diye düşündüm.
    Pekçoğumuz gibi...
    3 ...
  43. 247.
  44. makamının sefasını sürememiş , genelkurmaylık dönemini sıkıntılarla boğuşarak geçirmiş ve bu yüzden yüzünü gülerken göremediğimiz artık eski olacak genel kurmay başkanımız.
    1 ...
  45. 248.
  46. Ekonomisi tamamen dışa bağımlı hale gelsin diye bütün üretim, hizmet kalemleri özelleştirilmiş, Borsası tamamen yabancıların eline verilmiş ülkenin genelkurmay başkanı olarak göreve başlamıştır.

    milli egemenliğin öncelikli koruyucusu halk, sonrasında ise halktan oluşan ordudur. halkın iradesi bahsettiğimiz yabancı sermayeyle beslenen medya ve tarikatlar tarafından çok rahat manipule edilir hale gelmiş, Halktan oluşan ordunun manipulasyon içerisindeki halkına karşı hareket etme olasılığı kendi kendini bitirmesi demek olacağından ilker Başbuğ'un eli kolu bağlanmıştır. Bununla beraber gözünü karartıp "Milli egemenliğin" yeniden tesisi için elini masaya vursa bile bu sefer yabancı sermaye tarafından ekonomik sıkıntılara hapsedilecek ülkede olan yine Halka olacak, haliyle Milli egemenlik de ordu da kısa vadede güçlü hale gelse de uzun vadede yine kendi kendini yiyip bitirir hale gelecektir.

    O yüzden ilker Paşa'ya kimse kızmasın. Kızılacak kişiler kasıtlı bir şekilde iktisadi olarak ülkeyi bağımsızlığından alıkoyanlardır. Ülkeyi bu bağımsızlığından alıkoyanların Demokrasi, eşitlik teraneleri yapmaları ise hayli düşündürücüdür. Ulan bağımsız olmadan kiminle eşit oluyorsun? kime demokrasi götürüyorsun? bağımsız olmadan bunlar olur mu? Çok uluslu bir şirket ülkeme gelip emeğimi sömürmeye geldiği zaman benim işçim grevini yaparken demokrasiyi hala destekleyecek misin? O şirkete postayı koyup işçimin haklarını koruyacak mısın? Bir öğretmen "Milli egemenlik" kavramını gerçekten öğretmek istediği zaman ve çok uluslu şirketlere posta koyacak öğrenciler yetiştirmesine izin verecek misin yoksa o hocaya yapmadığını bırakmayacak mısın?
    Üniversitelerde Türban'a izin verilmesini demokrasi olarak nitelendirirken camilerde, gerçek islamın öğretilmesine o gavur sermayesi izin verecek mi? Dindarlara ne yapacaksın o zaman? Bu mudur bağımsızlık.

    Neyse konu dağıldı, AKPlilerin sikindirik çelişkileri yaz yaz bitmez.
    10 ...
  47. 249.
  48. görevde bulunduğu süre içinde dilinden düşürmediği cümle: "asimetrik psikolojik harekât" olmuştur. iddiasına göre, türk ordusu bu yöntemle yıpratılmaya çalışılmıştır. ancak sayın başbuğ'un görev süresi içerisinde, tsk'dan türk halkına yansıyanlar bu iddianın doğru olmadığını gösteriyordu.

    şöyle ki;

    başbuğ, 2008 yılı ağustos ayında, daha göreve gelir gelmez, ergenekon yapılanması konusunda haklarında çeşitli iddialar ortaya atılanların değil; o olayların bilgi ve belgelerini kamuoyuna sızdıranların peşine düştü. ve bu konuda epey de mesafe aldığını 25 ocak 2010'da medya mensupları ile yaptığı görüşmede açıkladı.

    başbuğ'un bu açıklamada verdiği bilgiye göre; bilgi sızdırılması kapsamında tam 61 soruşturma açılmıştı. bunun dokuzu yargıya intikal etmiş ve bir tanesi de sonuçlandırılmıştı. aynı kapsamda çeşitli rütbelerde bulunan 10 kişi ise tutukluydu.

    bu ne demek oluyordu? şayet sızan bir bilgi yoksa ve ortalıkta dolanan bilgi ve belgeler sahte ise, bu telaş niyeydi? yoksa bu telaş, ergenekon soruşturması kapsamında sızan bilgi ve belgelerin doğru olduğunun bir kanıtı mıydı? evet kanıtıydı çünkü, en az belgeler ve bilgiler kadar sızdıranlar da askeri yargıya intikal edecek ve tutuklanacak kadar gerçekti.

    başbuğ, eğer sızdıranlar yerine sızanların üzerine gitseydi ve daha o günlerde, haklarında bilgi ve belgeler çıkan askerleri açığa alsaydı, belkide emekliliğinin geldiği şu günlerde "türk halkının takdir ettiği başarılı bir general" olarak alkışlanıyor olacaktı.

    gerçi, o dönemde yaptığı bir basın açıklamasında: "silahlı kuvvetler'de hata yapanlar olabilir. hata yapanlar olursa biz silahlı kuvvetler içinde barındırmayız. bu yapılanmalarla ilgili bazı konularımız var." demişti demesine ancak bu söz, "baki kalan şu kubbede, hoş bir seda" olmaktan öteye hiçbir zaman geçemedi.

    görev süresi boyunca başbuğ'un hedefinde, menfi fiil işlediği iddia edilenler ve bu konularda hakkında -kurumlardan onaylı- belgeler ortaya çıkanlar değil, o olayları dışarıya sızdıranlar yer aldı.

    göreve başladığı ilk günlerde, belkide yaşamının ve kariyerinin en büyük hatasını yaparak; kocaeli'nde görevli olan korgeneral galip mendi'yi, kandıra cezaevi'ndeki ergenekon sanıklarından hurşit tolon ve şener eruygur'u ziyarete gönderdi. bu tutumu, selefinin "tanırım iyi çocuktur" gafından daha da tehlikeli bir hareketti. açıkça hukuka göz dağı veriliyor, hakkında soruşturma açılanlara ise "yanınızdayım" deniliyordu ve bunu yapan bir ülkenin genelkurmay başkanıydı.

    albay dursun çiçek'in imzasını taşıdığı kriminal incelemelerde anlaşılan "irtica ile mücadele eylem planı" ortaya çıkmış ve sayın başbuğ, bu plana "kâğıt parçası" demişti. ancak zaman, bu planın kâğıt parçası olmadığını ortaya çıkardı.

    her yerde, toprak altından silah ve mühimmat çıkıyordu. bu mühimmatların seri numaraları mke'ye sorulduğunda ise mke: "orduya teslim edilen mühimmatlarla aynı seriden" cevabını veriyordu. poyrazköy'de çıkan mühimmatlar da bunlardandı ve başbuğ, bir law silahını eline alıp: "boru bu boru" demişti. ne gariptir ki, çok geçmeden başbuğ'un yine yanıldığı anlaşıldı. çünkü söylediği gibi o mühimmat bir "boru" değildi.

    döneminde, ergenekon soruşturması muvazzaflara kadar uzanmış, ayrıca emekli üst düzey pek çok general soruşturma kapsamında ifadeye çağrılmıştı. halkın ve hukukun yanında olması beklenen general, ifadeye çağırılan askerlere arka çıkmış, özellikle saldıray berk konusunda işi adalete bırakmadan açıklamalar yapmıştı. ülkenin genelkurmay başkanı, üstü kapalı bir şekilde hukuka baskı yapmayı bir türlü bırakamıyordu.

    mit'in tespitlerine göre, subaylar arasında geçtiği iddia edilen bir konuşmada: "heronları düşürelim, çok zayiat veriyoruz" sözleri geçmişti. bu skandal patladığı zaman yeryerinden oynamış ve sayın başbuğ'dan tatmin edici bir açıklama beklenmişti. peki o ne yaptı? ses kaydında adı geçen tuğgeneral mustafa ilhan'ın insansız hava araçlarının bağlı bulunduğu diyarbakır'daki 8. ana jet üssü'ne komutan olarak atadı.

    başbuğ sessiz bir insan değildi; onun döneminde kuvvet komutanları hep susuyor o ise hep konuşuyordu. ancak ne gariptir ki, "bilgi sızdırdıkları için ceza alan ve ordudan atılanlardan" bahsettiği kadar "kağıt parçası, boru, heron, aktütün, dağlıca ya da pkk'lıları çoban zannedip dokunmayan veya kekik toplayan vatandaşları terörist zannedip öldürenlerle ilgili" bir türlü konuşamıyordu.

    ve hazin son!

    gidiyorsun ey komutan! kısa bir süre sonra yaptırdığın o muhteşem köşküne çekilecek ve ardında bıraktığın şu fotoğrafı denizden esen serin yellerin eşliğinde seyredeceksin... ama unutma "hesap sorucu olarak allah yeter!"
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük