ilki ile ilk buluşma ile ilerleyen zamanlarda tanıştığın diğerleri ile ilk buluşma arasında kocaman bir uçurum vardır. ilk sevgilin, kız/erkek arkadaşın ile buluşman tarifi imkansız duygulara yol açar. elini kolunu nereye koyacağını bilemezsin. gözlerini gözlerinden ayıramazsın. ne konuşacağını bilemez boncuk boncuk terlersin. karşılıkta almışsan zaten sonraki tüm buluşmalar ilk buluşma gibi olur.
sonradan zamanla alışırsın ilk buluşmalarda daha kendin gibi davranırsın. tabi istisnalar hariç. bazen birisini görürsün uzaktan izlersin hayaller kurarsın. sonra bir gün bakarsın ki olmuş. onca zaman aklında yer eden kişi ile bir yerlerde bir şeyler yapacaksın. bunun heyecanı da aynı ilki ile ilk buluşma gibi olur.
kız bi geldi. iş yerine cv verir gibi tak tak sıraladı amk. ben şok. iki kelimeyi bir araya getiremiyorum heyecandan. sonradan anladımki benim ihtiyacım olan benim gibi heyecandan iki kelimeyi bir araya getiremeyen bir kızla buluşmak. şimdi bunun peşindeyim..
beni beklediğini gördüğümde yanına koşarak gidip Heyecanımı dindirmek için sıkı sıkı sarıldığım buluşmaydı. Sarılınca da gözlerim dolmuştu. Hala Hayatımın en büyülü anlarından biridir ilk buluşmanın ilk dakikaları. tüm ömrüme sireyet etmiş ruhsuzluğumu, vücudumu saran kolların arasında silkiniverdim üzerimden.
Kendinizi kasmayın ve en önemlisi kendiniz olun ama tabi ki de özen göstererek gitmeniz sizi baya rahatlatıcaktır ve özgüveninizi yüksek tutmaya yardımcı olucaktır.
Bir tanesini daha Saat beş sularında tadacağım güzel hatıra.
Akşamdan beri hiç uyumamış ve hiç yemek yememiş, buluşmamızı onun iş çıkış saatine denk getirdiğim halde işe gitmeyip tüm gün heyecan yapacak kadar yüreği ağzında biri ile olacak olandır.
Umarım yanlışlıkla bi yerine dokunduğumda bayılmaz herif.
gecenin 1'inde geldi bir saatlik mesafeden.
normalde o saatte noluyor saçmalama derim de, kısmet mi şans mı bilmiyorum kabul ettim. hiç gitmediğim, gidene "ne buluyorsunuz orda?" dediğim bir kafede oturduk; onda kahve bende kuşburnu. bir şeyler vızıldadım o dinledi, utangaç tabii pek konuşmadı. genelde dinleyip alışmaya çalışırım insanlara, dilim çözüldü yanında. tanıştıktan günler sonra elde ettiğim rahatlığa ne hikmetse zorlanmadan sahip oldum.
yüzü yavaş yavaş aydınlanır ya bir insanın? onu gördüm o gün.
sonra "ehh git beh!" diye herkesi kovuşturan ben yanımdan gitmesin diye icat çıkarıp durdum. gitti yine de.
geri geldi tekrar, şansa bak? kendi istedi hem de.
şimdi mesafe 10 saat ama o aydınlık surat hep aklımda.
kirpiğini sevdiğimin oğlanı.
Çok heyecanlı bir eylem, yeni bi şeylerin başlangıcı da olabilirken bazen aynı zamanda son buluşma da olur. Sonucu nasıl biterse bitsin, her zaman güzeldir.
Abi adam bana gece 12 de görüşelim diyor. Mal mısın demek istiyorum. Kendime yakıştıramıyorum.. tamam burada kısıtlı bir zaman var. Aile arkadaş çok kişi ile görüşmek zorunda ama her şeyin bir adabı var değil mi..
zaten sırf kırmamak adına görüşecektim iyi bahane oldu. Yallahh..
kadın erkeği beğenirse gidilebilecek buluşmadır. beğenmezse erkek yalnız kalır.
az çok yakışıklı ya da güzel herkes aşkın ve seksin bütün adımlarının tadını çıkarır günümüzde. olmayan çıkartamaz. dünya bu kadar adaletsizdir işte.
ben once gitmistim. erkekleri bekletmeyi sevmem, geriyor beni bekletmek, bencillik gibi geliyor, o yuzden genelde ilk giderim.
karakoy de gumruk diye bir cafeye oturdum. bildigimden degil ha. oraya oturmamın sebebi kediler uyukluyordu koltuklarda ve jazz calıyordu. jazz calan ve kedilerin huzurla uyukladıgı bir mekan kotu olamaz diye dusundum:) velhasılı yol kenarındaki sandalye masaların birinde turk kahvemi icerken beklemeye basladım. sanırım yarım saat sonra uzun saclı -saclarını toplamıs-, su yesili keten gomlekli, bej uzun pantolonlu bir yakısıklı bisiklet ustunden bana merhaba dedi. icimden dedim ki "aman allahım ne kadar yakısıklı". bana gonderdigi fotograflarda bildigin cirkindi, hatta kendi kendime demistim ki bulusmadan demek ki gulmekicinyaratılmıs bir erkegin ruhunu sevince ne kadar yakısıklı oldugu muhim olmuyormus.
velhasılı beni aldı, sohbet ede ede baska bir mekana goturdu.
orda centilmen bir sekilde iki filtre kahve, bir elmalı turta alıp geldi masaya.
ve konusmaya basladık. heralde aralıksız bir 3-4 saat konustuk.
benim soyle bir olayım var. cift kisilikli bi insanım. cok agırbaslı, cok utangac bir tarafım vardır gunluk hayatta. ama sozluk ortamlarında makara, kukara, rahat bir insana donusurum ve insanlarla rahat konusurum. gunluk hayatımda ise yıllardır tanıdıgım kankalarıma bile siz diyebiliyorum. velhasılı ben sozlukten tanısmanın ozguveniyle makara, kukara rahat rahat yardırdım. bazen ciddi konular bazen geyik konular konustuk. 3-4 saatin sonunda daha da otururdum da simdi ilk gunden begendigimi bu kadar belli etmeyeyim dedim, musade istedim. beni sirkeci garına kadar yuruyerek bıraktı centilmenim. yolda bi sıra koluma girdi, bi sıra kolumu cimcikledi. ben insanlara cok zor alısırım ve normalde en baslarda boyle laubali tutumlar beni cok rahatsız eder henuz alısmadıgımdan. ama garip bi sekilde hic rahatsız olmadım. bazen bu bana oluyor. yeni tanıstıgım biri cok uzun zamandır tanıyormusum gibi tanıdık geliyor.
sonra bana sarıldı ve ben marmaray a bindim.
cok tatlı bir ilk bulusmaydı.