öyle insanlar vardır ki, huysuzluk da yakışır, kibir de. hatta küstahlık bile yakışır. hani! babanız, yerin dibine sokar da sizi yine de koymaz ama bir yabancının, iması dahi kırar, incitir ya! o baba gibidir işte! televizyon programında uyuduğunu görür, sanki babanız uyumuş da ele-güne mahçup düşmüşcesine yüreğiniz burkulur. oysa, el-gün olarak gördüğünüz kişiler için de o, hatırlı ve babacandır.
- ne bileyim, seversin işte! için ısınır, kanın kaynar lakin, sebepsiz değildir.
17 kasım 2012 cumartesi günü izmir'de bir konuşma yapacaktır (balkan savaşlarının 100. yılı kapsamında yapılacak sempoyumun kapanış konuşması babında, aynı konu üzerine) ; gidilip dinlenesidir.
karşısında cumhuriyet devrimlerinin daha öncesinde abdülhamit'in aklına geldiğini, mesela opera'nın abdülhamid zamanında geldiğini örnek vererek savunmaya çalışan mehmet barlas'a önce;
"opera abdülmecid zamanından beri sarayda vardı ayrıca izmir'de, istanbul'da , selanik'de opera vardı. ancak opera için okul açıp halka yaymak bir cumhuriyet ideolojisi idi" diye bir ince ayar çekti. mehmet barlas denen şark kurnazı anlamazdan gelip devam edince 3-4 paragraf sonra kalayı bastı;
"sultan abdülhamid ile siz çok bağdaşamazdınız kendisi alafranga bir kişiydi alaturkalıkla pek geçinemezdi" dedi...
kavgada söylenmez. bana söylese utanırım kaçarım ama bu anneannesinin ketesi kadar köylü öküzler böyle ayarlardan anlamazlar...
bunlardan çok var; avrupa'nın en eski hanedanlarından birini evinde (haremde) entari-takkeyle dolaşan, namazını kılıp, südünü içip yatan kasabalılar zannediyorlar ciddi ciddi ama iş pozitivizme gelince de her şeyi abdülhamid yaptı diye de sallayabiliyorlar.
küçük beyinler bir türlü almıyor osmanlı yekpare bir türk devleti veya islam imparatorluğu değildi. ne halkıyla ne yönetici elitiyle...
şimdi osmanlılık kovalayan iki kavim kaldı gene osmanlının deyişiyle
cumartesi günü izmir'de yaptığı sempozyum kapanış konuşması ilgi ile dinlenen birikimli akademisyen. konuşması yaklaşık 1 saat sürdü. konuşma bittikten sonra ise, soru cevap kısmı ve kendisiyle ayak üstü sohbet etmek ve resim çektirmek isteyenlerin yoğun ilgisi nedeniyle salondan çıkması neredeyse ikinci bir saat aldı.
celal bayar üniversitesine konferans olarak geldiğinde öğrenciler soru sormaktan çekinmişlerdir. adam öyle bir üstaddır ki * kimse ayar yeme riskine girmek istemedi. tabi bir kaç soru soran oldu. bu adama soru sorarken çok dikkatli olun. kelimeleri özenle seçin ve soru soracağınız konu hakkında bir bilgi sahibi olun. yoksa önceayarı sonra da kalayı basar.
Huseyin Nihal atsiz para pul pesinde degildir. Dik kalmistir. Bu ulke icin hep solcular harcandi dendi. Bu ulke sagcilari da harcamistir. Nihal atsiz buna en guzel ornektir. 1930 ve 1940 larin munevverlerine karsi bugunun gencleri ezbere konusmasinlar. Saygi duyulan bir hocaydi nihal atsiz. O zamanlar dil tarihten cok adamlar harcandi. Bunlar mutevazi yasayan adamlardi. Bunlarin nasil harcandiginin konusulacagina hala fasist miydi, irkci miydi o konusuluyor. ilber ortayli.
Çok bilgilidir, faydalanılması gereken kişidir bildiğim kadarıyla Türkiye'deki en büyük iran uzmanıdır. Bununla beraber kendi görüşlerinden ziyade toplumun iki kutuplaşmış kesminide bi şekilde tatmin edebilecek şekilde açıklamalar yaptığını düşünmekteyim. Sanıyorum kimseyi kırmak istemiyor.
kafası bilgiden büyümüş kocaman olmuş akdemik öğretim görevlisi ve gerçek bir tarihçi slow morşın konuşmasıyla hipnotize eden ve tarihi daha çok sevmemi sağlayan üstün bünye.
mehmet barlas ile ntv de yaptığı program 'körler sağırlar birbirini ağırlar' minvalinde maalesef ama bu ilber hocadan değil karşısındakinden kaynaklanıyor. keşke mehmet barlas yerine emre kongar ntvde kalsaydı da ilber hoca ile o program yapsaydı nalına da mıhına da vururlardı.
sohbetine doyum olmayan, esprili ve birikimli olduğunu ve bunları en iyi şekilde yansıttığını her fırsatta belli eden türkiyenin en önemli ve sayılı tarihçilerinden. habertürk'te yayınlanan tarihin arka odası adlı programı renklendiren kişi.