"toplumlar otomatik olarak gelişmezler. burada, karşılıklı konsensus, olaylarda dengeleme, bir araya gelme, söylem biçimi, dengelenmeyi kurma" çok önemlidir diyen tarihçi. bireysel bazda da durum budur aslında: karşıdaki kişi değişmenin ne işe yaradığını bilmezse, onu değiştirecek olaylara ve gözlemlere de kapalı oluyor. bu haliyle, birine bir şeyi anlatmak, yani birine bir şey söylemek, o kişinin değişmesini sağlamıyor. biraya gelmek, ortak fikir çıkarmak, müzakere etmek, hatırlayıp düşünmek, rahatsız edici olsa da düşünmek gibi özellikler önemli.
kendisi şu anda ht bloomberg kanalı zaman kaybolmaz programında yine gözümüzü tvden ayıramamıza sebebiyet vermektedir. ilgili yazarlara izlemelerini tavsiye ederim.
eğilip, kulağımıza; aslında siz büyük bir medeniyetin evlatlarısınız sanat mı? osmanlı da onun da kralı vardı, spor? evet bilmem kim döneminde şöyle iyiydi böyle iyiydi diyen akademisyen. genellikle ilgilendiği tarihi dönemin kötü yanlarını bize söylemeyi pek sevmez. gururumuzu okşamayı iyi becerir.
Toplumun her kesiminde bulunan cahillikten dem vuran haklı adam.
Avrupa da en sağlam ateist bile kilise kültürünü çok iyi bilir, bizdeki mütedeyyin kimseler bile cami kültüründen bihaber demektedir.
Türkçe,Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca, italyanca, Latince, Yunanca, Rusça, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça bilen, halil inalcık gibi bir tarih dehasının yanında yetişmiş bir başka deha.
hemen her konudaki isabetli fikirleriyle gerçekten büyük bir insandır. şöhret peşinde olsa her ay bi kitap yazar, ilk kitapları birçok konuda hâlâ kaynak kitap durumunda. murat bardakçı nın çağrısına katılmamak mümkün değil: yaz hoca yaz...
güzel eserler vermiş insan. en sevdiğim eseri imparatorluğun en uzun yüzyılı adlı kitaptır. bu eserde hayatımda okuduğum ilk kitaptır. daha 10 yaşında okumuştum.
son röportajlarından birinde şu an kültürel olarak tanzimat döneminden daha gerilerde olduğumuzu söylemiş tarih hocası.
ilginç, üzerinde düşünülmesi ve dikkate alınması gereken bir tespittir.
ses tonu, tontonluğu, 15 dil bilmesi, geniş omuzları, her konuyu derinlemesine hakim olması gibi pekçok olumlu özelliği barındırır. buna karşın yine de, murat bardakçıya tercih edilebilir değildir.
teke tek in bir bölümünde, reklamdan döndüklerini anlamadan, eski fransa cumhurbaşkanı sarkozy için: "dokundurmuş mu sarkozy karıya?" diye sormuştur.
bir gazetecinin "entelektüel veya beyaz türkler gibi kavramları tarihsel atıflarla tanımlıyorsunuz. toplum dönüşürken, bu kavramlar da dönüşmez mi?" sorusuna
"hayır. çünkü, beşeriyetin değişmez değerleri vardır. beşeriyet, çok dolu, sözü-sazı yerinde, inandırıcı insanı dinlemek ister. inandırıcı insan sadece laf ebesi değildir; belirli köprüleri geçip, arkasındakilere cesaret ve yol gösterebilen adamlardır. bunlardan çok nadirdir bizde. ama bütün tarih boyunca bu böyledir ve değişmez. mesela cicero'nun sırf nutukları değildir insanları çeken. bir köprü atlamıştır: roma senatosu'nda darbeci, komplocu gruplara karşı hakikaten kelleyi ortaya koyarak konuşmuştur. büyük komutanlar, mareşaller, padişahlar... hepsi öyledir. onun için bu üniversal boyuttur ve kolay değişmez. o boyutu yakalamayan insanlarınki teneke tırıltısıdır, yani bidon gürültüsüdür. bir süre için götürebilir ama uzun vadede hiçbir tesiri olmaz."
cevabını vererek beni benden almış şahane adamdır.