dünya üzerinde çoğu insanın sadece anne, baba, kardeş, ağabeyden görmediği hainlik biçimi.
'' güveniyorum '' dediğim ve beni satıp gidenler için kenara bir bozukluk atsam herhalde bankaya iyi miktar yatırırdım.
bence aileden de geliyor ihanet. hiç beklemediğin zamanlarda beklemediğin kişilerden. bir de eski yakın arkadaşlardan filan. zaten seni tanımayan birisi ne kadar ihanet edebilir ki sana? illa ki bir yakınlık olması gerekir ihanet etmek için diye düşünüyorum. güven samimiyet filan. umursamadığım birisi ihanet edebilse bile ne kadar takarım ki zaten?
julius caesar' ı en yakın dostlarından biri olan brütüs bıçaklamış. son sözü de zaten '' sen de mi brütüs ? '' olmuş.
birine güvenmeden ve dost bilmeden önce ne yapmak ve ne yaşamak gerektiğini bilmiyorum. çünkü dost dediğim ve uzun süredir hayatımda olanlar beni en çok kıranlar arasında oldu.
sadece ailene güveneceksin bu devirde.
ben sana ihanet etmedim.
boyle bi seyi asla yapmam.
ben bakkala 50 tl borcum olsa, yarın sabah vericem desem, birkac saat geciksem strese giren biriyim. hayatım boyunca durust oldum. ihanet nedir bilmedim.
dıs kapının mandallarına boyle bir ozeni gosterirken belki de hayatımdaki en onemli erkek olmus sana mı ihanet edicem? bunu aklından bile gecirmen beni uzer.
ben ilk bu sektorde ise basladıgımda patronum eski sirketlerden biriktirdigi kendi portfoyunu paylamıstı bizle.
ben de nacizane kendi olsuturdugum portfoyu kendimin istedigi gibi degerlendirebilecegine inandım. cahilligimden bir yanlıs yaptıysam bilerek yapmadım.
bana bizleyken edindigin musterileri asla arama deseydin, asla aramazdım.
benim hayatta onceligim asla is olmadı. ben hayatımda is icin kimseyi satmadım, ayak oyunu kimseye yapmadım. dostluklar benim icin her zaman cok kıymetli oldu.
1 yıl 8 ay önce hayatımda en çok sevmiş olduğum bir insan tarafından ihanete uğradığımda bu şoku atlatmam en az 9 ay sürmüştü. Üstelik ortak bir sürü arkadaşımız olduğu için birbirimizin yaptıklarından hemen haberimiz oluyordu. Bir müddet dişarıda nerede mutlu bir çift görsem dudaklarımı sıkarak ve başımı öne eğerek tepki veriyor, gözlerimi kısa süreliğine kapıyordum. Çok kötü bir şey. Neredeyse iki yıl olacak ve yeni bir ilişkiye başlamaya, bir kıza yaklaşmaya bile cesaret edemiyorum.
Hastayken beni seven herkese karşılık vermezsem ayıp bir şey yapmışım gibi geliyor. Ama bu karşılık genellikle para kazanması biçiminde kendini gösteriyor.
Bir de şöyle bir şey oldu, destek verdiğim herkesten bir karşılık gördüm, ama söylemedim. Yani istanbuldakilerin çoğuna karşılıksız destek verdim, ama hemen hemen hepsi bir yerde yardımcı oldu.
En çok zorlandığım şey kişisel ilişkilerde takvim elde etmekti. Ama orayı hala netleştiremedim. Sonra giden olur mu diye korktum. En zor konu da burasıymış herhalde.
Bir de ben kimseye siz zenginseniz ben de devletim demedim. Her seferinde siz güzelsiniz ben hastayım dedim.