üzerine binlerce ukala laf edilen süreç. çoğu bir oyuna benzetir yok satrançtır, köşe kapmacadır, şişe çevirmecedir vs. sonu ölümle biten oyun mu olur amk? sorusunu akla getirir bu benzetmeler. doğum ile başlayan sonu mutlak ölüm ile bitecek olan süreç.
"kaçağım, eşkiya aşklar yaşarım durmadan
kaşla göz, dağla uçurum arası konar göçerim.
sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar,
sığsın ısterler defnelerim, küçücük saksılarına.
yetmez, dağbaşlarının teslimiyeti ıstenir,
ya katlim, ya ıhanetim.
bilmezler bir başka yolu olduğunu.
yani ben, eşkıya her yanı pusu.
gözlerindeki dumanlı dağlara sevdam,
zülfünde gölgeye sığınmam bundandır
o zaman keyif çatarım silah diye
sevdanın doruğuna.
buzullar erir nehirler yatak değiştirir
sevdalarını işıklarında yıkarlar
sonra da yürekleri seslerinde
gürül gürül akarlar
çıplak suretleri dağ başlarını resmeder
o dem ıklim değişir, hüzün olur.
yüreğimden gayrısına sır vermediğim doğrudur,
kaçaklıktır.
hadi gel şahrud'um dağlara gövde verelim,
göğsüm tahtasının altı ol.
yoksa vuracak beni hasretim bir tenhada
yakışır mı bir kaçağa ecel eliyle ölmek?
hayat denen sonsuzluğun
karşısında bir çocuğuz
düşe - kalka büyürken
kalkamayız birçoğumuz
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim ne olacak belli mi olur
ama bitmez yolculuklar
belki biraz canın yanar
düştüğün yerde doğrulup
başlar yine ılk adımlar
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim ne olacak belli mi olur "
unutmalar üzerine kuruluyor. kimi zaman bir yüzü, kimi zaman bir teni, kimi zaman bir günü, kimi zaman bir canı. unutmalar üzerine kurulmuş tecrübelerin alayını, isyanların tamamını, huzurların bir bölümünü içeriyor. giderek hissizleşiyor insanoğlu. giderek daha az yanıyor canı. öyle işte.
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri, bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır
gürültücü bir salağın anlattığı
ki yoktur hiç bir anlamı.
nerdeyim, kimim ben?
ne olduğumu niye olduğumu bilmiyorum!
neden böyle oldum, neler beni bu hale getirdi yada neler beni seçimlerimde yönlendirdi
hangi doğrular yada yanlışlar var ki bizim seçimimiz olmasın doğru olanı ne??
ya önüme hep yanlış seçenekler çıkıyorsa ben ne yapmalıyım!
kaçmalı mı yoksa kabullenmelimiyim
ahh hayat, bazen çekilmez oluyosun
h-atıralar peşinde koşar bazen tırmalar düşünceleri
a-şk kucak açar belki sevindirir tatlı düşleri
y-anar kül olursa eğer kalbinin en güzel sevinçleri
a-y ışığında toprak kokar ruhunun en derinleri
t-ek başına kalınca ise, biter bütün dünya işleri...
Hayat, bir dizi ileri ve geri çekimlerden ibarettir. Sen bir şeyi yapmak istersin ama başka bir şeyi yapman gerekmektedir. Bir şey seni üzer ama üzülmemen gerekmektedir. Bazı şeyleri edeb eri olarak kabul edersin fakat hiçbir şeyin garantisi olmadığını da bilirsin. Zıtlıkların gerilimi, lastik bir bantı çekmek gibidir ve çoğumuz bunun ortasında bir yerde yaşarız. Bir güreş müsabakası gibi yaşamayı tanımlayabilirsin. Peki der öğrenci: ''sonunda kim kazanır ?''
Öğretmeni de gülümseyerek şöyle cevap verir: 'sonunda hep sevgi kazanır''