Hayat bir denge meselesi, yeni trajedilerinden, yeni düşlerden sağ çıkmayı bilmeli insan, umut kadar karamsarlığıda tatmalı, yoğunlaşmalı, alışmalı, kaçmamalı.
Acılarınızı belirtirken o soylu utanç ruhunu defedin! Sevginiz kadar acınız da gururunuz olmalı. Yalnızlık sanıldığı kadar korkunç değildir be dostlarım, korkunç olan insanlardır. iç sesinize, duygularınıza, acılarınıza, hüznünüze, mutluluğunuza bariyer kuran insanlar...
Hiç olmayacak zamanda,hiç olmayacak bir insanı öyle bir anda çıkarıyor ki karşına hiç olmayacak şeyler hissediyorsun.Yemek yiyemiyorsun,o boğazında acıdan düğümlenmiş birikintilerin yerini tatlı bir acı alıyor.
Hayaller kuruyorsun,hayallerde yaşıyorsun.Kokusunu merak ediyorsun,neleri sevdiğini,nelerden nefret ettiğini,nelere güldüğünü.Acılarını paylaşmak,mutluluklarına ortak olmak istiyorsun.Ailesini merak ediyorsun mesela.Ailesinin neleri sevdiğini,annesini,babasını.Kardeşleriyle nasıl geçindiğini.
Eski sevgililerini tek tek tanımak istiyorsun.Onların nasıl olduklarını,hiç öpüşmüşler mi mesela ? Neden ayrılmışlar ? Sevmiş mi ? Onun için ağlamış mı ? Ailesi ile tanışmış mı ? Beraber neler yapmışlar ?
Arkadaşlarıyla tanışmak istiyorsun.Seni sevmelerini . Onlarla anlaşmak istiyorsun.
Mesela en çok nerede yaşamak ister . Üniversite de nerede olmak istiyor.Kaç çocuk ister , isimleri nolsun . Evimiz ! evimizin şekli şemaali nasıl olsun . Çok ileriyi düşünüyorsun çünkü ona karşı hisleniyorsun.
Acaba sinirli midir ? Hangi müzik tarzını sever ? Futbol sever mi ? En sevdiği marka ne ? Sesi güzel midir ?
Herşeyi bir kenara atıyorsun , bir bakmışsın tüm gün onu düşünüyorsun.Hakkında hiç denilecek kadar az şey bildiğin o insanı unutamıyorsun.Gülüşü ve bakışı içine işlemişdir.Düşündükçe karnın doyar.Midende sıcak sıcak bir şeyler olur.Aptal aptal gülümsersin.En son sana bakışı varya ; binlerce hikaye yazdırır.O sana baktığı an durur dünya hiç bir ses duymazsın . Evet aynı filmlerde ki gibi olur.
Ulaşamazsın ona biliyorsun.
Ulaştığını düşündüğün an güzel hayaller oluyordur ama sonra önceki yaşadıklarını düşündükçe , olamaz diyorsun , bu da gider herkes gitti bu da gider diyorsun.için acıyor . Suratın da ki o aptal gülümseme gidiyor ve suratına yine o acı şeyler yerleşiyor.
Sonra hayat bu ya.Yine belki diyorsun , belki bu sefer farklıdır.Bu sefer mutlu oluruz diyorsun , olamayacağını bile bile denemek istiyorsun.Ve yine hayat bu ya birileri geliyor OLMAZ diyor.Bin türlü bahane buluyor bin tane olay çıkıyor.Mesela çok uzakta yaşıyodur ya da arkadaşın eski sevgilisidir belki çok kötü birisidir yani öyle diyorlar.
Hevesin kursağına takılıyor.Sevesin kalmıyor.Ağlıyorsun.Sebepsiz işte ağlıyorsun.Daha hiç bir duygusal bağın olmayan o insan için ağlıyorsun.Aslında onun için değil yarım kalan hayaller için ağlıyorsun.Gözlerini her kapattığında gözlerine gözleri değiyor.Gülümseyişi midene oturuyor.
Aslında herşeyi unutmak istiyorsun geçmişi silmek istiyorsun.Geleceği düşünmemek istiyorsun.Sadece o an onu bir kere olsun hissetmek istiyorsun.Olmuyor , bazen ne yaparsan yap olmuyor.Öncekileri unutmak , yediğin tüm kazıkları unutmak imkansız geliyor.Ya diyorsun ya bu da aynıysa ! Aklın bunları derken kalbin işte bu diyor.Sarılmak istiyorsun benim ol ve beni bırakma demek istiyorsun.
Olmuyor.
Hayat bu ya hep bir engel çıkartıyor.Kokusunu alamadan , nefesini kulağında hissetmeden bitiyor.Ve o bunları bilmiyor senin varlığından bile habersiz kalıyor.Sen bunları ona söyleyemeden gidiyorsun ondan.
Bilse belki olurdu diyorsun yine de , ama bir yandan biliyorsun ki bunları söylesen itici gelirsin ona karşı.Kaçan kovalanır diyorsun.Ama kaçamıyorsun o sana gelse asla kaçmazsın.
Ve bunları saniyeler içinde düşünüyorsun.O duymadan susuyorsun , izliyorsun.Sana sadece bakışı ve gülümseyişi kalıyor.O gidiyor sen bakıyorsun . O seni çoktan unutmuş hatta aklının ucundan bile geçmeyen biri olarak kalıyorsun.
Boynumdaki kırışıklıklar yaşımı ele veriyor
Alnımdaki çizgiler elimi cebime sokuyor
Kulağımdaki kıllar gününü gün ediyor
Yine de hayat yaşamaya değer
Yaşamak hayata değdirir
Yalnızlık Allah'a mahçuptur...
doğumdan ölüme kadar aklında tek bir kelime-yalnızlık- bulundurmaktır.
yaşarken başa gelme ihtimali olan her kötü şeydir, kimi zaman güzel olaylar yaşasan da. bazen yaşamaya değerdir ancak çoğu zaman da sallanması gereken aptallıklar serisi=hayattır.
hayat çok kötüsün be.. hayaller kurduruyorsun hem de hiç aklımızda olmayan şeylerde.. durup dururken bir gün olağanüstü bir şey yapıyorsun, butun gun aptal bir ağız yayılması ile volta atıyorum sokaklarda.. geceleri ruyalar, gunduzleri hayaller kuruyorum. kendi hüsnü kuruntum da değil hani.. öyle bir şey yapıyorsun ki " asla aksi olmaz" diyip kendime hayali gerçek yaptırıyorum..
sonra ne verıyorsan fazlasıyla alıyorsun.. mutlu edip hayaller kurdurtmasan, kırk yıl dusunsem umudum olmayacak şeylere " oldu" dedirtiyorsun, olmasa üzülmeyeceğim şeylere kahrettiriyorsun..
yakısıyor mu?
bak ben tek bir hayat yaşıyorum..
hem de el oğlu koç ailesinin, sabancı'nın bilmemneleri olarak doğustan şanslı doğarken,i ben öyle olmadığım halde sana sıkıca tutunuyorum..
senden çok şey istemiyorum.. hakketiğim hayatı ver bana yeter...