mor ve ötesinin bu kadar popüler olmadığı,şarkılarının şimdiki gibi duygu yoksunu olmadığı zamanlarda,en çok sevdiğim şarkısıdır.müzik,sözler harikadır.
hani derler ya 'ti'ye alacaksın, gülüp geçeceksin' diye, tamam da biri sana hayatınla ilgili karşında geçip güldüğü zaman hadi bunu geçelim, aynanın karşısına geçip kendi hayatına sırıtırken sen; gururun kırılıyor, inciniyorsun. buna ne demeli?
yıllar önce seni sıkıntıya sokan şeylerin hiç ama hiç değişmediğini görmek ve sıkıntıdan sıkıntıya girmektir. ölüm olmasaydı hayatın ne değeri olurdu ki..
bir yanda yiyecek yemek bulamayan ve açlıktan ağlayan bir çocuk, diğer yanda güzel elbiseleriyle nazlı nazlı oyun oynayan bir çocuk.
biri yemek, ayağına giyecek ayakkabı bulamazken diğeri belkide önüne konan yemeği beğenmiyor da mızmızlanıyor, belkide pembe değilde kırmızı ayakkabı aldığı için annesine küsüyor.
kötü olansa o çocuğun güzel elbiselerle oyun oynaması değil, diğerinin belkide bir kaç güne ölecek olması, hastalıktan ya da açlıktan...
futbol maçında, 90+3'te gol yiyen takımın oyuncularının ne hissettiğini daha iyi anladığım, üst kurmacası bol, ama hep acı sonla biten çok uzun roman...
açılır pencerelerim,
tutunurum her gün doğan güneşe.
gözlerim buğulansa da çoğu zaman,
yenilmez umutlarım birkaç hayal kırıklığına.
sevgim,özlemim tükenmez
her gün en güzel sofram, duamdır
ve en büyük isteğimdir sizden
bırakmayın beni en neşeli oyunlarım
bitmeden bu doyumsuz seferim...
hayat...ne olduğu tam olarak bilinemeyen, anlamının sürekli sorgulandığı bir olasılıklar silsilesi. bazen ne olduğunu anlar gibi olduğumuz ama kısa sürede her ne olduğunu sanıyorsak fena halde yanıldığımızı anladığımız bilinmez. bu zamana kadar kimler neler neler demedi ki onun için. hayat kimine göre para, pul, güç oldu; kimine göre sevmek,aşık olmak; kimine göre gezmek, eğlenmek; kimine göre ise ölüme kadar geçen süre. herkes dünyada geçirdiği zamanın belli dönemlerinde bu tanımlamalara inandı zaman zaman. zenginse işte hayat bu dedi ama olmadı. sevince evet bu sefer buldum hayat sevmekten ibaret dedi ama gene tutturamadı. sonra bir ara hayatı ıskalamayın lafı çıktı ortaya. sahi neyi ıskalayacaktık ki? neydi ki hayat? umudum, bir gün bilim adamlarının çıkıp hayat şudur diye bir açıklama yapmaları.kim bilir belki o zaman gelecek nesiller neyi ne için yaşadıklarını bilerek büyürler. okullarda hayat bilgisi dersi adına yakışır şekilde gerçekten hayatı öğretir belki ve belki gelecek nesiller bizlerden çok daha mutlu yetişirler. sahi,hayatın ne olduğunu bilmek mutluluk getirir mi ki?
doğduğumuz andan itibaren ölene kadar yaptığımız yaşadığımız bütün olayları kapsayan zaman dilimidir ve boştur hayat dünya için yaptığın her şeyi evi arabayı hatta canından çok sevdiğin karını,çocuklarını bırakıp gidiyorsun hayattan yaşarken doldurduğunu sanırsın ama dibi delik bir testidir hayat hep boştur ne senin varlığın ne de yokluğun hissedilir hayatta herkes hepimiz gideriz ve unutuluruz hayat bu işte.