herhangi bir insanın gelip 'herşey' olması, ve hemen ardından 'herşey'inin bir anda herhangi bir insan olması üzerine kurulu bir sistem... hı sen adam olurda olayı erken çözersen, insanları bırak 'herşey' kadar gözünde büyütmeyi, 'hiç bir şey' kadar anlamsız kılmayı becerebilirsen huzur denen olguya nail olman mümkün...
Çoğu zaman zorlu, sıkıcı ve üzücü geçen hayatımız boyunca elbette ki güzel anlar yaşarız, güzel insanlarla güzel muhabbetler, birkaç kadeh ve yanında sigara, şafak atana kadar geçirilen vakitler, birlikte tanık olunan güzel manzaralar, seyahatler, ilginç mekanlar...
Ama hepsinde yanlış olan bir şey vardır, yani demek istediğim, o an çok iyi vakit geçirdiğinizi düşünürsünüz ve hiç bir şeyin canınızı sıkamayacağınızı hissedersiniz; çünkü o anlar hayattan çaldığınız değerli anlardır, fakat içinizde hep ufak bir sıkıntı, bir sızı hissedersiniz...
Yani demek istediğim, birlikte olduğunuz insanlar değer verdiğiniz kişilerdir, fakat siz içten içe tanımadığınız ya da tam olarak bilemediğiniz birisiyle geçirmiş olmayı dilersiniz o güzel anları...
işte; eğer bir insan bu güzel anlardan birisinde bu sıkıntıdan eser taşımıyorsa yüreğinde, kesinlikle olmak istediği yerdedir ve yüreği onu sıkıştırmaktan vazgeçer, eğer bir erkek bir kadınla birlikteyken "başka birisiyle olsaydım şu güzel anda" diye düşünmüyorsa, olmak istediği kadınla birlikte demektir ve ne yazıktır ki o koca yaşamı boyunca gerçekten "yaşadım" diyebileceği o küçücük zaman dilimi, insana hayatında gerçekten yaşamadığı, sadece kendini rüyada sandığı tek an gibi gelir...
gelenlerle gidenlerin, götürülenlerle getirilenlerin dengelediği upuzun bir çizgi. tanrı' nın yarattığı insan da, bu çizginin sonuna giderken mutluluk, üzüntü, endişe, coşku ve bir sürü yabancıyla karşılaşan bir kaşif...
özlemekle geçer. yazın kış kışın yaz özlenir halbuki ikiside hep aynıdır tatlıdır ama. evdeyken iş işteyken ev özlenir. sevgili özlenir anne baba özlenir böyle geçer gider.
onur akın ve kazım koyuncudan dinlediğim şarkıyı aklıma getirmiştir, bu kelime. hakan yeşilyurt un seslendirdiği versiyonu da vardır.
(...)
Hayat denen sonsuzluğun
Karşısında bir çocuğuz
Düşe - kalka büyürken
Kalkamayız birçoğumuz
Bu hayat böyle mi olur
Düşen hep yerde mi kalır
Gün olur belin doğrulur
Kim ne olacak belli mi olur
Ama bitmez yolculuklar
Belki biraz canın yanar
Düştüğün yerde doğrulup
Başlar yine ılk adımlar
Bu hayat böyle mi olur
Düşen hep yerde mi kalır
Gün olur belin doğrulur
Kim ne olacak belli mi olur
yaşandığı süre boyunca insanı sürekli ikilem içinde bırakmaktır. asla tam olmaz hayatın tarifi, tam oldu derken yeni birisi eklenir hayata ve hayat yeni anlamlar kazanır. çoğu zaman zalimliğini tatsakta kimi kardeşlerimizce kimi zamanda güler yüzü vardır görmek istedikçe. sen evetsen hayat hayırdır. sen varsan hayat yok, sen yoksan hayat vardır. daima karşı tarafı tutar aslında. öfkeni çıkartmak için kaybetmişlikler karşısında yanındadır sadık dostun, suçlanacak olan hayat. güzel olduğuna kimi zaman delicesine inandığımız, var olduğunu ne türlü olursa olsun kabul etmek zorunda olduğumuz zaman kavramıdır hayat.