suriyeli mültecilerin * içine ettiği şehir. on yıl sonra memlekete döndük 700-800 liraya kiralanmayacak evlere 1500 lira kira, yüzüne bakılmayacak evlere 300-400 bin para istenmektedir. siz almazsanız alacak, kiralayacak bir Suriyeli nasıl olsa bulunuyor.
memlekette işsiz gırla iken bütün vasıfsız işçilik gerektiren işlerde kaçak suriyeliler çalışıyor, devlet de buna göz yumuyor,nasıl olsa alan razı veren razı. suriyeli iş bulmuş takılıyor, işveren ucuz köle bulmuş çalıştırıyor. hastalık salgın işine girmiyorum bile, hastaneler dolup taşıyor.
parayı nereden kazandığı belli olmayan bir grup * kendine bir emlak piyasası oluşturmuş, arazinin biri alınıyor biri satılıyor, her binanın altında bir emlakçı. sanayi şehri olmuş sana emlak cenneti, buna çanak tutan bir belediye anlayışı ve yine alan satan razı.
şehrin zaten göt kadar olan sokaklarına yapılan tramvay hattı güya trafiği rahatlatacak ama yol kalmamış arabalar nereden gidecek düşünen yok, yeni imara girmiş yerlerde bile göt kadar bırakılmış yollar, yollara bırakmadıkları alanları haraç mezat satan bir yerel yönetim.
bir şehrin içine nasıl sıçılır ve yaşanmaz bir yer haline getirilir, kanlı canlı görüyoruz.
bu memlekette an itibari ile yaşayan bu memleketi seven ve aynı zamanda bir insan sevindirecek bir insanın yardımına ihtiyacım olduğu güzel şehir.
hiç gitmedim bilmiyorum, ama antepli bir arkadaş için süpriz hazırlamayı planlıyorum. yaklaşık 15 dakikalık boş vakti olabilen güzel bir arkadaşın yardımına ihtiyacım var. bana ulaşabilirlerse sevinirim. baklava tadı dolusu sevgiler..
duysun dağlar duysun taşlar yüreğimde bir hasret var bu hasrete vuslat gerek bunca derdi nasıl taşısın bu yürek
baboş bir derdim var sorma derdimin önünde durma kıyamet kopsa dayanmaz.... yeneceğim seni anteeeep.
bu şehrin içinde yer alana kadar çok gelişmiş olarak duymuş olduğum yerdi. hatta çoğu kişi güneydoğunun paris'i demişti. ancak yaklaşık bir yıldır buradayım ve parislik bir olay göremedim. kesinlikle artık batıda olmadığını sana üzerine basa basa hissettiren bir yer burası. insanların düşünce şekillleri çok ama çok farklı. olaylara bakış açıları da. daha önce doğu illerinde de çok bulundum. ama bu tarz bir düşünme şekline rastlamamıştım pek. bu düşünce tarzı nasıl mı? gerçekten anlatılamıyor yaşanması lazım. hani artık anlamadığımız, işin içinden çıkamadığımız noktada "e gaziantep burası" diyoruz. hayatı çok yüzeysel, allaha emanet yaşayan bir yer. ne çıkarsa bahtımıza tarzı. sorgulama yok, merak yok. öğrencide de velide de bu durum söz konusu. biraz da kabullenmişlik var. değişime kapalı bir yer. ama her şeye rağmen yaşıyorum burada. rahat var, huzur var sayılır, e tabi bir de özlem var.
denizi de olsa güneydeki hiç bir şehri aratmayacak kadar güzel bir şehir. 2 yıl kaldım hala unutamadığım anılarım var. üniversitenin kampüsü biz öğrenciyken yeni yapılıyordu. biz mezun olduk çalışmalar bitti. yeni gideceklere müjde süper bir kampüsünüz var değerini bilin.
yemek kültürünün bu kadar çeşitli ve ileride olmasının sebebi tarihsel geçmişinden gelmektedir. zamanının en önemli ticaret merkezlerinden birisidir gaziantep zira hem baharat yolu hem de ipek yolu üzerindedir, akdeniz'e, mezopotomya'ya ve suriye'ye bu denli yakın olması ve zamanının en kozmopolit bölgelerinden birisi olması da yeme içme alışkanlıklarında önemli bir etkiye sahiptir.
eskiler "kahkenin üçü antebin içi" demişler. sözler içinde bu sözün bir yeri varmış yedi sene sonra yeni anladım. bir gün nasip olsa da temelli dönsem hayalleri bir yandan kendini gerçekleştirme hayalleri bir yandan. zor imiş.
tbmm bir atatürk'e bir de gaziantep'e gazi ünvanı vermiştir. atatürk gaziantep'in bey mahallesi'ne kayıtlıtır nüfusta. bu anlamda atatürk gaziantepli diyebilir miyiz, bilemiyorum.
atatürk diyor ki: türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük türk köyü gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler. en eski çağlardan beri tarihi türk yurtlarında, türklüğün yüksek varlığını kahramanlıkla tespit etmiş olanlarla şahsen beraber olduğumu beyan etmekten duyduğum zevk ve saadet yücedir.
ayrıca;
ata diyor ki; bu tek türk şehri hiç bir yerden yardım görmeden kendi kahramanlığı ile kendini kurtardı ve gazi unvanına layık olduğunu ispat etti. gazianteplileri o gün olduğu gibi bugün de derin saygıyla takdir ederim.
türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük türk köyü gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler.
en eski çağlardan beri tarihi türk yurtlarında, türklüğün yüksek varlığını kahramanlıkla tespit etmiş olanlarla şahsen beraber olduğumu beyan etmekten duyduğum zevk ve saadet yücedir.
dünyanın en eski yerleşim yerlerinden birinin üzerine kurulmuş şehirdir. şehrin tarihinde de günümüzde de ticaret ve zanaat önemli bir yer tutmaktadır. tüm bunların yanında şehirle ilgili en önemli olay herkesi hayran bırakan yemek kültürüdür.