hayatın her alanında yeri olan spor türüdür kendileri.
izlemesi, yorumlaması bir kız için de son derece keyifli olabilir.
tabii bir kız futbola ne kadar tapsa da, fanatik de olsa, deliler gibi maç da izlese... hoşlandığı kişinin futbolu kendisine tercih etmesine dayanamaz. üzülür. ayıp. üzmeyin. insanın içine oturuyo lan çok pis. oturmuşluğu var da ordan biliyorum.
Popüler kültürün yarattığı ve insanlara dayattığı en büyük alanlardan birisidir futbol. Kimliği ne olursa olsun, dünyaya nasıl bakarsa baksın, herkesin futbolla ilişkisi vardır.
Ülke meseleleriyle çok fazla ilgilenmeyen medyatik popüler gençlik, kişisel problemlerinin dışında havadan sudan şeyler ve futbol konuşuyor. Ve futbol bugünün birçok toplumsal gerçeğinin üzerini örtme işlevi görüyor. Futbol bir nevi toplumların afyonudur.
bilmeyen için sıradan, bilen için ise bir tutkudur.
o sandığınız gibi 22 kişinin bir topun peşinden koştuğu bir oyun değildir, o yılların verdiği birikim ile taktik, teknik, motivasyon, fizik güç gibi terimlerin oluşturduğu, bir kişiye bağlı olmayan * milyarları peşinden sürükleyen bir olgudur...
erkeklerin ilgilendiği magazindir. sanat veya hobi değil magazindir.
hangi futbolcu nereye transfer olmuş? bu hafta puan durumu nedir? kim sakatlandı? kim kırmızı kart gördü? kim kazandı? yahu sana ne?
şimdi bunu görür görmez eksileyeceksiniz ancak açıklaması var. bir takım düşünün 24 futbolcu var. bunlar 3 ay boyunca birlikte kalıyor, birlikte içiyor ve birlikte yatıp birlikte kalıyorlar. karılarını, sevgililerini, ailelerini gördüklerinden daha çok o kalan 23 kişiyi görüyorlar.
zeka ürünü bir taktik ile antreman yapıyorlar. yetmiyor hazırlık maçı yapıyorlar. bir topu istediğin yere atmak, bakmak,görmek, beyninin ayağına verdiği komut ve ayağının o komutu uygulayacak yeteneğe sahip olmasından geçer. kolay değildir. yapması zordur ve sadece yapan bilir.
fubol, yapılan bunca hazırlık, fizik gücünde içinde bulunduğu, zeka unsurur sahaya yerleşim ve taktiklerden meydana gelen bir oyundur.
futbolun tıpkı din gibi kitleleri yönetmekteki etkisi görülen ve bilinen birşey. italyada berlusconi nin yaptığı gibi futbola hükmederek ülkeye de hükmedebiliyorsunuz.
bu noktada değinmek istediğim konu ise şu. bir dine mensup bir kişi o din ve din adamlarının kendi paraları ile geçindiklerini biliyor ve bu durum onun tanrısına inacını sarsmıyor. aynı şekilde bir futbol seyircisi, büyüyen futbol sektörünün kaynağının kendisinin olduğunu biliyor, ama bu durum o kişinin futboldan aldığı zevki etkilemiyor
din insanların inanma isteğinden kazanır, futbol ise insanların futbol aşkından. futbol un dine kıyasla iyi yönü ise, size vaadlerle bulunmaz. maça bilet alırsınız ve o maçın 0-0 bitme ihtimalinin farkındasınızdır. karşılığını hemen verir yani. ve genellikle eğlenceli vakit geçirmenizi sağlar. din ise size gerçekleşmesi imkansız vaadler sunar, size umutlar satar. 33 yaşında çok yakışıklı biri olmayı, hurilerle dolu bir cenneti beklersiniz.
futbol masum mudur? elbet hayır. ancak benzin aldığınız enerji şirketi kadar dünyaya etki ediyor mudur bilinmez. kısaca futbol tutkunu biriyseniz ronaldonun kazandığı milyonları değil attığı golleri saymaya bakın.
bir anlamda kısır döngüdür çünkü sürekli aynı şeyler olur:
--spoiler--
''messi, ronaldo, kaka in, sabri sarıoğlu, ibrahim üzülmez, daniel guiza out.''
--spoiler--
kapitalist sistemde bilhassa 3. sınıf dünya ülkelerinde,taraftar diye nitelendirilen, işsiz güçsüz bırakılmış kitlelerin içlerine egemenleri tarafından doldurulmuş hertürlü kinin, karşı takıma yüklenerek deşarj olma şeklinde cereyan 'spor' dur.
not: örnekleri için güneydoğu takımlarının herhangibir 'batı' şehri takımıyla oynadığı herhangibir 'maç'.
tam olarak bir tanım yapılmamasından dolayı kendimi tanım yapmak zorunda hissettim.
efendim futbol bundan yüzyıllar öncesinde bulunmuştur. bu oyunu ilk olarak mayaların oynadıgı söylenir bazı kaynaklara göre , mayalarda oynanan futbolda kaybeden takımdan bir oyuncunun kellesi gider maçlar böyle bitermiş.
çin imparatoru ise futbolu askerleri çevik ve güçlü olmaları için askerlere futbol oynatırmış. futbol her ne kadar brezilya ve ingiltere hattında dogdu densede ilk hali mayalara dayanır. tabi buralarda fazla popüler olmayan oyun zamanla avrupaya kadar yayıldı.
avrupalılar futbol karşılaşmalarını farklı amaçlar için oynuyorlardı. misal fransada bir köy başka bir köye karşı savaşarak toprak almak yerine bu oyunu seçiyordu. oyunda haliyle kalabalık ve saçma oluyordu.
derken futbol ingiltere ve brezilyaya yayıldı ve orada büyük mesafeler kat etti sonunda bu halini altı.
anektot;futbolda ilk kale aglarını ingilterenin s. united takımı kullandı.
tüm bu bilgiler yaklaşık olarak 3,4 yıl önce okudugum bir kitapta yazdıgı için pek bir kaynak gösteremeyicegim isteyenler araştırıp bulabilir.