futbol bir tür tutku. bağımlılık. hastalık da denebilir. ama kişiye zarar vermemeli. insan tuttuğu takımı kendisiyle özdeşleştirmemeli. ben maalesef yapıyorum bunu. yapan da çok insan görüyorum çevremde. eleştiriye, espriye tahammülü olmayan ve futbolun hayatını olumsuz etkilemesine izin veren insanlar. kelimenin tam anlamıyla fanatik bir galatasaray taraftarıyım. yaşıyorum resmen ben bu takımı. kazanınca mutluyum kaybedince mutsuz. he bu benim belki de biraz deli olduğumu da gösteriyo olabilir. yani bir futbol takımına deli gibi bağlanmak ? belki de çok akıl karı değildir. çevremde çok koyu fb taraftarı olan insanlar var. hatta hayatım boyunca en sevdiğim arkadaşlarım hep fenerli olmuştur. ve çoğu zaman dalga geçtim her biriyle her fırsatını bulduğumda. onlar da akılları yettiğince bana laf sokmaya çalıştılar.
ne yalan söyliyim fb'den nefret ediyorum her fanatik galatasaraylı gibi. ama bu nefreti hiçbir zaman kişiselleştirmedim. karşımdaki insan fb taraftarıysa eğer onu ezmek için elimde ne kadar argüman varsa kullanırım dalgamı geçerim. başarılı da olurum yalan değil.* ama hiçbir zaman insanları kendime düşman görmem. bu aptalca. bazı insanlar görüyorum, tuttukları takım aslında kendileri olmuş. yani adam beşiktaaaaş diye bağırırken aslında kendi adını bağırıyor. ben ! diyor ben !.. yani bu bir nevi kendisine duyduğu aşk. birisi cimboma laf edince katil olabilecek kadar sinirleniyor ?! çünkü aslında o küfürü kendisine edilmiş olarak algılıyor. müthiş bir ego patlaması.
yani futbol asla sadece futbol değildir sözü var ya, gerçekten çok doğru bir söz. bence, kendini bir konuda çok fazla ispatlayamamış ama müthiş bir egoya sahip olan insanlar işte bu futbola dört elle sarılıyor. he böyle salladığıma bakmayın ben de onlardan biriyim. bu fanatikliğin gençlerde daha fazla olmasının sebebi de işte o egoların en yüksek olduğu yaşlarda olmaları. neyse.. futbol hayatıma gerçekten de direkt olarak etki ediyor. birçok insanda da durum böyle. açıkçası bundan rahatsız oluyorum ama asla değişmeyeceğini de biliyorum. o yüzden yapılması gereken tek şey, tadında bırakmak. yani futbolla gelen mutluluğu da üzüntüyü de abartmamak.