haftada 2 maçtan 3 saat maç izlese biri. yılda 144 saat ediyor. 10 yılda 1440 saat.
1440 saati bu spor dalını izlemeye harcamayı çok mantıksız bulduğum spor dalı. aşırı sıkıcı ve abartı. birde erkekliğin sembolü haline çevrilmiş amk zihniyetleri yüzünden.
futbolda zaman geçtikçe savunma kurgusu artıyor ve gol atmak zorlaşıyor. artık 3-5 kişiyi çalımlayım kaleye şut çekeyim dönemleri bitiyor. atletico madrid buna en güzel örnek.
savunma oyuncularının en nefret ettiği oyuncu türleri onyekuru gibi savunma arkasına kaçan hızlı oyuncular ve inzaghi, müller gibi geleceği görüp ona göre pozisyon alabilen kurnaz oyunculardır.
holiganlık olmamalı dün yapılan pankartın ırkçılıktan faşizanlıktan farkı yoktur senide seni sevenide sevmeyiz lafa bak çok iyi hatırlarım kadıköyde kupa kaldırdığımız maç sonrası evleri sarı lacivert boyalı fanatik fenerbahçeli olan komşularımız tebrik etmişti futbol bir eğlencedir eğlenmek için izlemiyorsan izleme.
futbol, on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında, kendine özgü küresel bir topla oynanan takım sporu. 21. yüzyıl itibarıyla 200'ün üzerinde ülkede 250 milyonu aşkın oyuncu tarafından oynanmaktadır ve dünyadaki en popüler spordur.
Boş iş. Ne diyeyim. Futbola ayrılan kaynaklar eğitime ayrılsaydı. Futbola ayırdığımız zamanı kendimizi geliştirmeye ayırsaydık. Bugün çok daha farklı bir memleket olurduk. Tabi spor da olacak da Futbol spor değil; Oyun/ Takım oyunu. Elimde bir şans olsaydı futbolu yalnızca "amatör" bir oyun olarak bırakırdım. Futbolculara 24 yaş sınırı koyardım. Tüm takımları kaynaklarıyla beraber federasyona bağlardım. Tüm takımların, tüm kaynaklarını, tüm takımlara eşit olarak dağıtırdım varsa ki gerçekten "adil" bir oyun olsun. Oyun olarak kalsın. insanların yaşamında bu kadar yer tutan bir şey olmasın.
her erkeğin sevdiği bir spor dalı değildir. bazıları daha önce bir takımı takip etmiştir. fakat bir bakmışlardır ki tuttuğu takım sürekli kaybediyor, insan sürekli kahroluyor, artık futbolu takip etmeyi bırakmıştır. düşünüyorum da zaten üzen ve kahreden kısımları sevindiren kısımlarından kat be kat fazla. şu kısacık dünya için değer mi kendini yıpratmaya?