futbol

entry1060 galeri341
    732.
  1. 731.
  2. dünyanın sporu. en sevdiğim spor türü.
    0 ...
  3. 730.
  4. Hayatsız insanların avuntusu.
    En iyi Franco kullanmıştı bunu.
    0 ...
  5. 727.
  6. sorgulandığında aslında boş bir şey olduğu ortaya çıkan spor türü.

    tonla para kazanan takımları ve futbolcuları, sanki marifetmiş gibi savunmak mantık dışıdir.

    ✓ onlar senden daha çok para kazanır. sen yenilince üzülürsün ama onlar üzülmez. ben oynarım parama bakarim der.

    ✓ sen asgari ücretle ya da herhangi bir seviyede maaşla çalışırsın, gidersin zenginlerin cirit attığı maçı izlersin. ne kadar da boş şey...bunu yapmak yerine daha keyifli bir şeye para harcamak daha mantıklı...

    ✓ tonla para saçarak getirdikleri oyuncular kulüplere mali yük olurlar. kulüpler bunu bazen abartıp borç harca düşerler ve asgari ücretle ya da seviyesi belli bir maaşla çalışan taraftardan yardım amaçlı olsada gerçeği 'sadaka' diyebileceğimiz maddi türden destek isterler felan...

    ✓ taraftarın beyni olsaydı eğer şunu derdi: maliyetli olduğunu biliyorsun da bana mı sordun sikik ?. Borç harç yap sonra gel benden sadaka iste. Yok ya...

    Demesini beklerdim. Ama nafile. Beyin yok çünkü. Uyuşturucu gibi. Hücreler ölünce düşünme imkansızlaşiyor.

    Kısacası futbol boş iştir. Zenginler Keyfini yaşar. Sende aval aval bakar üzülürsün..
    0 ...
  7. 726.
  8. izlerken en fazla keyif aldığım spor türü.
    0 ...
  9. 725.
  10. Diğer branşlardaki çıkışımızdan sonra iyice sorgulanması gereken branş.
    1 ...
  11. 724.
  12. Futbol oyuncularının çoğu, bir maç sırasında ortalama 11 km koşar.
    2 ...
  13. 726.
  14. spor olarak ele alındığında, oynanırken veya izlenirken keyif veren bir spordur. özellikle kaliteli organizasyonlarda izlemek müthiş keyif verir. mücadele, teknik, tektik anlamında pek çok parametre içerir.

    ancak olay fanatizme döndüğünde uzak durulasıdır. ülkemizde ne yazık ki bu kısım ön plana çıkmaktadır. bu da kaliteyi arka plana atmaktadır. ama özellikle ingiltere ligi izlenesidir.

    futbol terimlerini ve tarihini bilmek kültürel olarak bir şeyi ifade etmez. kendini futboldan uzak tutup elit kalacağını sanan insanlar olduğu da bir gerçek. onlar gidip golf oynasınlardır.
    0 ...
  15. 725.
  16. bir karacahili anlamanın en kolay yoludur. ortaya bir futbol terimi atarım ve karşıdaki kişi ne kadar çok konuşuyorsa o kadar uzak dururum. bir erkeğin zihni bir milyon tane adamın ismi ve ne kadar güçlü, hızlı veya kalıplı olduğu gibi homoseksuel bilgilerle dolu olmamalıdır.
    0 ...
  17. 724.
  18. 0 ...
  19. 723.
  20. 722.
  21. eskideki gibi emek, alın teri, mücadele falan kalmadı artık günümüzde para futbolun önüne geçti. zengin iş adamları takım satın alıp kafasına göre at koşturuyor. ortada haksız rekabet ortamı var. bu gidişle dünya da bir kaç takım kendi arasında turnuva düzenleyip maç yapar.
    0 ...
  22. 721.
  23. 718.
  24. uzun yıllardır oynanan değişen ve gelişen spor. futbol sahası 2000'li yılların başında parsellere bölündü ve bu bir devrim yarattı. 14. bölgenin, yani on numaraların önemi anlaşıldı. real madrid zidane ile, barcelona messi ile, milan kaka ile domine etti bu bölgeyi. 2010'larda ise almanlar bir devrim daha yaptı. sağ sol kanatlar ve merkezin arasına yeni bir koridor eklendi ve ters ayaklı kanatlar, 4231 sistemi türedi. önümüzdeki yıllarda futbol nereye gidecek bilinmez lakin her zaman değişecek ve gelişecek.
    0 ...
  25. 717.
  26. futbolsuz hayatın tadı tuzu yok vakıt gecmıyor
    olcaktı sımdı premıer lıg maçları acıcaktık bıralarımızı ohh keyıf bu dıcektık.
    0 ...
  27. 716.
  28. eğlence sektöründe en büyük paraların döndüğü Alan.
    0 ...
  29. 715.
  30. eskiden çok severdim çok izlerdim, artık hiç zevk almıyorum.
    1 ...
  31. 714.
  32. zaman zaman uzaklaşıp zaman zaman sevdiğim oyun.
    her şey ama her şeyden bıktığımda boş boş tv tartışmalarını izlemek bile zevk veriyor.
    0 ...
  33. 713.
  34. futbol klüplerine devlet desteği ve garantisiyle düşük faizli tl kredi kullandırılıyor son 2 senedir.

    Devlet resmen bizi soyup bizim vergimizi garanti göstererek milyonlarca euro alan futbolcuları besliyor.

    Tanrı'ya dua ediyorum: devletin bu politikalarına destek olan herkesi bizden silah zoruyla gasp edilen paraları alan futbolcuları tek tek kazığa oturtarak adaleti sağlamayı bana nasip etsin.
    0 ...
  35. 702.
  36. Hiç sevmem. insanlar neden bunun delisi anlam veremiyorum.
    1 ...
  37. 701.
  38. Kapanan takımları önlemek için kendi yarı alanında 11 futbolcuyla belli bir süre duran takım ceza almalıdır.
    1 ...
  39. 701.
  40. bazen direniştir.

    biliyorsunuz, ingilizler bu futbol oyununu bir nevi ata sporu olarak benimserler. esasen futbol ingiltere'de düşük sınıfların eğlencesiydi. üst sınıflar daha çok kriket gibi daha sofistike oyunlar oynarlardı. fakat ingilizler sömürge imparatorluğunu kurarken futbolu da sömürgeci ideolojinin bir parçası haline getirdiler. nasıl? mesela bengal'de hinduların ingilizlerden ırksal olarak düşük olduğunu, dolayısıyla futbol gibi fiziksel güç gerektiren, aynı zamanda da takım oyunu olarak mental açıdan da güçlü olmayı gerektiren bu "erkek" oyununda hinduların alt ırk insalar olarak başarılı olamayacağını iddia ediyorlardı.bu söylem üzerinden kurulan iktidar, evanjelist misyonerlerin kurduğu okullarda da bir eğitim aracına dönüştürüldü. genç hindulara futbol oynatılarak medenileştirme görevi yerine getiriliyordu. mission civilisatrice.

    emperyalizmin sütunlarından biri olan ve futbol üzerinden kurulan bu hegemonik söylem diyalektik olarak karşıtını kurdu. karşı hegemonik, milliyetçi, antiemperyalist yaklaşım da sömürgeci söyleme meydan okuyordu. yükselen hindu orta sınıfı ingilizleri ingilizlerin oyununda alt etmeyi istiyordu. bunun mekansal boyutu da vardı. çünkü kalkütta şehir merkezi sadece avrupalıların vakit geçirebileceği bir alandı, normal şartlarda siyahların buraya girişi yasaktı. Trades cup denen turnuvalara 2-3 hindu takımının katılımına müsaade ediliyordu. bir hindu takımla bir ingiliz takım karşılaştığı zaman hindular normal şartlar altında ayak basamadığı meydanı binlerce kişiyle işgal edebiliyordu. futbol maçları direnişçiler için bir savaş simulasyonu ve ben de varım deme ortamı haline gelmişti.

    öte yandan, hindu oyuncular sahaya yalın ayak çıkarlardı. ingilizlerin giydiği botlardan mahrumdular. bunun önemli bir dezavantajı vardı. muson yağmurları söz konusu olduğunda zemin fazlasıyla kaygan hale geldiğinde hint sporcular ayakta durmakta zorlanıyor, oyun daha da zorlaşıyordu. ama çıplak ayak ile oynamanın sembolik bir başka boyutu da vardı. futbolu bir "erkek" oyunu olarak yansıtan sömürgeci ingilizlere karşı direnişçiler çıplak ayaklarıya daha da erkekçe, mertçe, korunmasız olarak karşı koymuş oluyorlardı.

    1911'de IFa shield kupasını east yorkshire regiment'ı mağlup eden mohun bagan kazandı. tarihte bir ilk. bundan sonraki senelerde ingilizler işi şansa bırakmamak adına beyaz hakemler yardımı başta olmak üzere çeşitli yöntemlerle hint takımlarını sindirdi. 1929'da hint takımlar Ifa'dan çekildiler. ve federasyonda daha adil bir temsil karşılığında tekrar sahalara döndüler.

    biliyorsunuz, latin amerika'da da futbolun bunun gibi direniş boyutu vardır. bunu yanılmıyorsam eduardo galeano yazmıştı. bizde de galatasaray kurulurken felsefesini şöyle ifade etmişti: “Maksadımız ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmektir.“ galatasaray'ın ingiliz takımlar karşısında aldığı uefa kupası da bir direnişti. çünkü futbol hiçbir zaman sadece futbol değildir.
    2 ...
  41. 700.
  42. ister istemez izlemesi bağımlılık yapan spor.
    1 ...
  43. 699.
  44. eskisi kadar zevkli değil eskiden kıyasıya rekabet vardı yani kesin şu takım şampiyon olur diyemezdin şimdi o rekabet yok.
    0 ...
  45. 698.
  46. Ayakla oynanan ve rakibin dikdörgen kalesine topu girdirmeye çalışılan oyun. (bkz: This is a football it is a football)
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük