Kürtçe'ye olan hakimiyetimden midir bilmiyorum ama gırtlaktan konuşulan dillere bayılıyorum. Fransızcaya bu nedenle büyük bir ilgim var. Çok sempatik değil mi ya?
Sanki böyle her an balgam atacakmışım gibi. Muhteşem.
ne zor bir dil lan hiçbir şey anlamıyorum kız benle iletişim kurmak için ingilizce diliyle iletişim kuruyor ana dili ise Fransızca ara sıra Instagram hesabına bakıyorum Fransızca açıklamalar çok farklı hava katıyor gönderilere.
sebebini bilmiyorum ama en başta şahsım dahil var bu topraklarda bu dile ve ülkeye bir hayranlık. sanırım kapitülasyonlardan beri.
sultanahmet'te gezerken arkamdakilerin konuştuğu dil eğer fransızca ise şöyle bir dönüp bakmaktan alamıyorum kendimi. sonra kafamı yukarı kaldırıp iki siyahi adamı görünce hemen önüme dönüyorum.
haa! ama ülkemizdeki okullarının mezunları da, çalışanları da çok antipatik söylemeden edemeyeceğim. bir görüşmem olmuştu vaktiyle, yıllar geçti üstünden hala unutmam kadının kasıntılığını. galatasaray mezunlarının fransızca'larını beğenmiyorlar o derece. alman ekollü okullarda yok böyle bir kasıntılık mesela.
velhasılıkelam sinemasını ayrı, müziğini ayrı severim bu dilin efendim.
türkçemize beş binden fazla kelime vermiş, köklü bir dildir. bu kelimelerin hatırı sayılır miktarı da orijinalliğini kaybetmeden telaffuzunu korumuştur. "-tion" ile biten sözcüklerin yine önemli bir miktarı fransızcadan gelir(latince, italyanca, ispanyolca ve ingilizce de var evet). fonetiği aynı zamanda zor bir dildir. birçok istisna vardır.
"beaucoup" 8 harftir ama "boku" diye okursunuz.
istemek fiilinin çekimleri aynı okunsa da bazı şahıslar için yazılışı bambaşkadır.
je veux - jö vö ( istiyorum)
il veut - il vö (istiyor)
ils veulent - il vö (istiyorlar) ---> evet veulent yazılıp vö diye okunuyor, ne garip di mi?
üçüncü tekil ve üçüncü çoğul zamirlerinin okunuşları aynı, yazılışları farklıdır, bağlamdan ya da fiil çekiminden hangisi olduğunu anlamanız gerekir. ayrıca çok fazla düzensiz fiile sahip bir dildir ve aynı fiilin farklı kişilere göre çekimi birbirine hiç benzemeyebilir.
sahip olmak: être (to be fiili)
suis
es
est
sommes
êtes
sont
saçma sapan bir sayı sistemi vardır. mesela 10(dix) ve 60(soixante) kelimeleri varken; 70,80 ve 90 kelimelerinin kendine özgü kelimesi yoktur. 70 için "soixante-dix(60-10)", 80 için "quatre-vingt(4-20)", 90 için "quatre-vingt-dix(4-20-10) demeniz gerekir. birçok dilde doksan dokuz sayısı iki kelimeyle yazarken tabiki işleri kolaylaştırmayacak "quatre-vingt-dix-neuf" diyeceklerdir.
dilin kültürün etkisinde kalan kısmına bir örnek olarak bütün dünyada aşağı yukarı seni özledim derken özne biz oluruz. onlar "bende eksiksin" derler. ve fiili özledikleri şeye göre çekerler doğal olarak.
sinirli edit: gece gece üşenmedim tecrübelerimden bilgi verici bir metin yazdım, bunun neyini eksiliyorsun ulan allahsız tosba? insanı soğutuyorsunuz yemin ederim. ne yapalım anket mi yapalım?
Abi kelimeyi okurken çoğu harfi yutacaksak neden yazarken o harfleri kullandınız. Harf israfı yemin ediyorum... Çok zor bir dil olduğunu biliyorum ama okuduğumu, duyduğumu anlayabilme, telaffuz ve gramer konusunda ciddi anlamda zorlanmıyorum nedense. Kelimelerin yazımı konusunda sıkıntı yaşıyorum biraz. O da normal bence. Ana dilim değil sonuçta.
Genelde herkes kelime teleffuzları konusunda zorluk çekiyor sanırım fakat fransızca bütün olarak ele alırsak öğrenme sürecindeki en kolay kısmı kelimeleri telaffuz edebilme sesleri çıkarabilme kısmı bence.
Özel dersine 2 ay dayanabildigim, oturup tekrar yapmaya vakit bulamayınca tamam benden olmaz kabul ediyorum deyip öğrenmeyi yarıda bıraktığım yabancı dil. Çok cool geliyor, akıcı konuşabilmeyi çok isterdim.
bir dönem orta seviye bildiğim ama bir halta yaramayan dil. ya çok romantik, ya çok karizmatik falan demesin kimse sülalem fransızca biliyor hiçbir karizmatikliğini görmedim ben. ingilizce ve çince bu ikisini üst seviye öğrensem mahalle muhtarlığına adaylığımı basardım.