çok güzel bir dildir. öğrenmesini geçtim konuşması d zordur. ya çok kitap okumanız gerekir ya da fransada, kanadada falan yaşamanız. c'est quel bonheur si vous connaissez déjà sa magique et la beauté de le parler. imkan varsa öğreniniz, artık öğrenmekten kolay şey mi var gerçi.
ingiliz ingilizcesi gibi nonoş malak bir dil değildir.
sanatsal, gizemli, ezoterik bir yanı vardır.
bir ara insanlara çip takılacak, istedikleri dili anında konuşacaklar diye bir haber vardı. böyle bir imkan gerçekleştiği anda çipi taktırıp fransız bülbülü olma niyetindeyim. okul-üniversite çağından sonra öğrenilecek gibi değil çünkü.
Gramer kaideleri Arapçaya benzer dildir; kelimeler her iki dilde de maskülen-müzekker, feminen-müennes diye ayrılırlar. Arapça bilenler yahut aşinalığı olanların bu dili çabuk kavrıyor olması da bu benzerliğin sebebi olsa gerek; Fransızca gayet akıcı, sarih bir dildir. Başlangıç seviyesi zor gözükür, fakat o dönemler aşıldığında öğrenmek eğlenceli hâle gelir. Türkçe’ye Hâkimiyet noktasında kuvveti olanlar çabuk nüfuz eder!
Eh, nihayetinde Balzak’ın, Prust’un, Bergson’un, bodler’in, zola’nın dilidir, havası ve ağırlığı olması normal...
Zor, ama kavramaya başlayınca öğrenmesi keyifli bir dil.
Bu devirde he/she il/elle la/le kullanmak saçma gelse de alışılıyor. Bence dilleri de biraz güncelleştirmek lazım.